Gezi'nin karargahı İTÜ!

Gezi'nin karargahı İTÜ!


İTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi S, Türkiye’nin istikrarına kasteden Gezi eylemleriyle ilgili Akit’e şok açıklamalarda bulundu. İTÜ’nün mevcut yönetiminin talimatıyla Mimarlık Fakültesi ve üniversiteye ait ambulansların şehir eşkıyalarına tahsis edildiğini anlatan S, “Talimata karşı çıkan Makine Fakültesi Dekanı pasifize edildi. Savcı Akkaş’a ihbar mektubu yazdım ama hasıraltı edildi” iddiasında bulundu.

 Eğitim dünyasının köklü kurumlardan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Fakültesi’nde görevli S. isimli öğretim üyesi 3 yıl önce gerçekleşen Gezi darbesinin perde arkasına ilişkin şok edici bilgiler verdi. Öğretim üyesi S, İTÜ’nün mevcut yönetiminin talimatıyla Gezi darbecilerine destek sağlandığını, Taşkışla Mimarlık Fakültesi ve üniversiteye ait ambulansların şehir eşkıyalarına tahsis edildiğini iddia etti. Hafif yaralananların burada tedavi edildikten sonra kendi deyimleriyle “cepheye” geri gönderildiğini vurgulayan S., Teknik Üniversite’nin 18 gün boyunca örgüt karargâhı gibi kullanıldığını, talimata karşı çıkıp Gümüşsuyu’ndaki Makine Fakültesini eylemcilere peşkeş çekmeyen Dekan Prof. Dr. Ata Muğan’ın ise görev süresi dolar dolmaz pasifize edildiğini vurguladı. 17–25 Aralık darbe operasyonunda görev alan firari savcı Muammer Akkaş’a ihbar mektubu yazıp eylemleri organize eden öğretim üyelerinin isimlerini tek tek aktardığını anlatan S., bu mektubun da hasıraltı edilip soruşturma dosyasına konulmayarak eylemleri organize edenlerin korunduğunu belirtti.

TAŞKIŞLA, GEZİ’NİN HİZMETİNDE

S. 27 Mayıs-15 Haziran arasında İTÜ’de yaşanan akıl ihanetleri almaz şöyle anlattı: “27 Mayıs 2013’te başlayan Gezi olayları 15 Haziran 2013’te bitmişti. Bu olaylar sırasında Mimarlık Fakültesi Taşkışla binası tam 18 gün boyunca deyim yerindeyse Gezicilerin karargâhı olarak kullanılmıştır. Aynı zamanda talep edilen İTÜ Gümüşsuyu Makine Fakültesi binası ise Dekan Prof. Dr. Ata Mugan’ın karışı çıkmasıyla vandallara açılamadı. Taşkışla Mimarlık Fakültesi’nin bütün imkânları Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a küfreden yapıya peşkeş çekilirken, ‘bu darbe içerisinde yer almam’ diyerek onurlu bir tavır takınıp Gümüşsuyu’ndaki kompleksin kapılarını kapatan Dekan Mugan, gezicilerin nefretini üzerine topladı. Bu vefasızlığı (!) sebebiyle ikinci defa dekan yapılmayıp pasifize edildi. Yine aynı fakültede görevli güvenlik amiri C.A. olaylar sonrası süratle Tuzla’daki Denizcilik Fakültesi’ne sürülüp uzaklaştırıldı. Taksim’e en yakın ve stratejik konumdaki Taşkışla binası, Gezi eylemcilerine Dekan Prof. Dr. Sinan Mert Şener ve İTÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Tayfun Kindap işbirliğiyle illegal yapıların hizmetine girmiştir. AK Parti Hükümeti’ne şirin görünen İTÜ yönetimi de, bütün bu olayları perde arkasından izlemekte ancak hiç ses çıkarmamaktadır.

POLİSE SU BİLE VERMEDİLER

Taşkışla’nın açılması sonrasında Dolmabahçe ve Taksim bölgesinde polisle çatışıp yaralananların bir bölümü Divan Otel’in oradaki otoparka, daha ağır ve gizli tutulması gereken yaralılar ise Taşkışla’ya getirilmiştir. Üniversite yönetiminin talimatıyla İTÜ’ye ait  2 ambulans yaralı eylemcilerin Taşkışla, durumu ağır olanlarında da hastanelere götürülmesinde kullanılmıştır. Yine üniversiteye ait ambulanslar polis tarafından durdurulmadığı için birçok Gezici doktor ve sağlık görevlisi hastanelerden getirdikleri ilaçları taşımışlardır. Eylemcilere yemekhaneler dahi açılırken, polisin su temini ve tuvaletleri kullanma talebi mevcut rektör tarafından kabul edilmemiştir.

MESAİ ADI ALTINDA SUS PAYI DAĞITILDI

Gerekçe ise bellidir. Polisin, Taşkışla’daki rezaleti görmesi istenmemiştir. Taşkışla’da dönen dolapların deşifre olmasının öne geçmek için güvenlik personeli listeleri çıkartılmış, özel olarak seçilen isimler olaylar süresince Taşkışla’da tutulmuştur. Bu isimlere mesai adı altında sus payı dağıtılıp gönülleri hoş tutulmuştur. 

GENÇLER LİNÇ ETTİRİLMEK İSTENDİ

Ben AK Partili değilim ancak oynanan oyunu açıkça gördüm. İTÜ’de saymakla bitmeyecek bir çok skandala şahit oldum. Mesela Gezi eylemlerinden hemen sonra gerçekleşen bir provokasyon vardır ki, eğer başarılı olsaydı onlarca genç linç edilerek öldürülecek, bu sayede toplumsal bir karşı ayaklanmanın önü açılmış olacaktı. Gezi eylemlerinden hemen sonra İTÜ stadyumunda mezuniyet töreni gerçekleştirilmiş, bu törende binlerce aile ve öğrenci Gezi pankartı açmıştır. Mezuniyet töreninden kısa süre önce ise 40-50 kişilik AK Partili öğrenci grubuna ‘birazdan Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ağır hakaretler edilecek, stadı basın bizim güvenlik personelimiz de size destek olacak’ denilerek, 50 genç adeta binlerce kişinin önüne atılmak istenmiştir. Tehlikeyi fark edip AK Partili gençleri teskin eden ve stattan uzaklaştıran güvenlik amirinin akıbeti de görevden alınıp sürgün olmuştur.

AKIN İPEK’İN AKRABASINA ÖZEL İLGİLİ

Rektörlük yönetimindeki bazı isimler, Paralel Yapıyla olan ilişkilerini 17-25 Aralık sonrasında da sıcak tutmuştur. İpek-Koza’nın sahibi Akın İpek’in yakını Cem İpek’e, Bilgi İşlem Dairesi’nin de içinde bulunduğu eski rektörlük binasındaki ofis özel olarak tahsis edilmiştir. Cem İpek, İTÜ Vakfı Genel Sekreter Yardımcılığı görevini yürütmeye devam etmektedir. İTÜ otomatik geçiş sisteminin uygulanmadığı dönemde kapılardan elde edilen gelirler, bu ekip vasıtasıyla cemaate himmet paraları olarak aktarılmıştır.

MUAMMER AKKAŞ DOSYAYI KAPATTI

Şahit olduğum bunca rezaletin Gezi eylemleriyle ilgili bölümünü o dönem Gezi soruşturmasına bakan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş’a da yazılı olarak gönderdim, isminin gizli tutulması karşılığında bildiklerimi anlatacağımı, darbenin perde arkasındaki cemaatçi, mason ve AK Partili görünüp darbeyi amaçlayan elebaşı akademisyenleri tek tek deşifre edeceğimi söyledim. Bir süre bekledim arayan soran olmadı. Sonra bir baktık Gezi iddianamesi kabul edilmiş, eften püften delillerle dolu iddianamede benim mektubumdan tek satır yer almadı. Sayın savcının 17-25 Aralık operasyonlarındaki konumu ve sonrasındaki firarıyla da anladık ki asıl amacı Gezi eylemleri soruşturmasını akamete uğratmakmış.”

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu