Recep Tayyip Erdoğan… Ringde tek başına!..

Recep Tayyip Erdoğan… Ringde tek başına!..


Türkiye ne yapıyor?

Recep Tayyip Erdoğan ne yapıyor?

Net:

Bir yandan 2023 Türkiye’sinin altyapısını oluşturan dev tesisleri büyük bir süratle yapıyor, hizmete açıyor.

Diğer yandan Savunma Sanayii alanındaki bağımlılığımızın önüne geçecek hamlelere imza atıyor.

Türkiye’nin etkisini gittikçe arttıran “ekonomideki küresel daralma”dan mümkün olduğunca az etkilenmesi için ek pazarlar arıyor, ek kaynaklar oluşturmaya çalışıyor.

Bunları, 3 milyon mültecinin yol açtığı muazzam sosyal ve ekonomik tahribatın üstesinden gelerek yapmaya gayret ediyor.

Paralel mevzuu deyip geçmeyin, paralel ile mücadele sürecinde devlet altüst oldu, devlet birimlerinde huzur kalmadı, herkes birbirlerinden şüphe eder hale geldi, bu arada paralelci olmayan niceleri paralelci olarak yaftalandı, devletin iş yapabilme kabiliyeti büyük ölçüde düştü...

Diğer yönleriyle birlikte büyük bir bela oldu başımıza paralel meselesi, bununla da başa çıkmaya çalışıyor.

“Dış destekli” terör hiç olmadığı kadar azdı, terör hiç olmadığı kadar geniş bir destek ağına sahip oldu, memleketin “ana akım” partisi bile hem de alenen terör örgütlerine destek verir hale geldi.

Recep Tayyip Erdoğan, karşısında duran çok sayıda dev boksörle tek başına mücadele etmeye çalışan boksör gibi, bu oyunun kuralı yok, Erdoğan’ı ayağına ip geçirip çekmek bile serbest, hakemler de de adaletten eser yok…

Hal bu iken…

Aşağıda, rahat koltuklarında oturan birileri “Şöyle vur, böyle vur!” diye bağırıyor ona.

O baştan ayak tırnağına bütün vücudunu ortaya koyduğu bir mücadelenin içinde.

Kimi zaman vuruşarak kimi zaman da “eskiv”ler çekerek sürdürüyor maçı, kimi zaman “rakibe vuruyor” kimi zaman da “rakibe sarılıyor.”

Hadi “spordan” bir misal daha verelim.

Avrupa Futbol Şampiyonası’nda beklenen futbolu oynayamayan Portekiz’le ilgili tartışma.

Teknik Direktörlerine, “Güzel futbol gelmiyor, neden?” diye soruyorlar.

Diyor ki;

“Elenmektense, bütün maçları kötü oynayarak Avrupa Şampiyonu olmayı tercih ederim.

Gönül her maçı 8-0 almak ister ama bu çoğu zaman mümkün olmaz!”

¥

Portekiz Teknik Direktörü onca yıldızı olduğu halde bunları söylüyor.

Bizde ise “tek yıldız” var!..

“Dost da düşman da” o tek yıldıza saldırıyor!

RUS UÇAĞI MESELESİ!

Türkiye’nin Rusya ve İsrail ile “mutabakat”ı hem fırsatları hem de riskleri büyütüyor. 

Aslında her ikisini de bir kalemde toplayıp, “İsrail ile mutabakat” demekte sakınca yok.

İsrail lobisi, Rusya’da müthiş etkili.

Uzmanlara göre ABD’de “1” etkiliyse Rusya’da “10” etkili!

Meseleye buradan bakınca, İsrail ile “mutabakat” işinin bir yandan ne kadar “gerekli”, diğer yandan da ne kadar “riskli” olduğunu net bir şekilde görebiliyoruz.

Rusya ve İsrail…

Ve Rus uçağını düşürmemiz!..

O “talihsiz” uçak düşürme olayının vuku bulduğunu öğrendiğimiz an beynimize üşüşen “Bu olay bir derin tezgâh olmasın!” şüphesi bugün artık neredeyse ortadan kalkmış durumda!

Araya birtakım “yabancı” unsurların girdiğinden, bizimkileri yanılttığından ve başımızın belaya girmesine yol açtığından neredeyse şüphe etmiyoruz.

Mesele faili bulmakta!

İsrail, başta “doğalgaz hattı” meselesi olmak üzere, hayati önemde gördüğü birtakım meseleleri halledebilmek için böyle bir oyunun içinde yer almış olabilir mi?

O günden bu yana görüştüğümüz bütün “savunma sanayii uzmanları” birçok teknik bilgiyle destekleyerek “yanıltılmamızın” gayet mümkün olduğunu belirtiyorlar.

  “ABD kanun gereği hangi ülkeye uçak satmışsa içine mikroçip yerleştirmek zorundadır. Uydudan göndereceği bir sinyalle istediği uçağı istediği an düşürebilir ya da yine mikroçipler vasıtasıyla yanıltabilir!” 

Hatırlayacaksınız, Aselsan kısa bir süre evvel uçaklarda ve gemilerde “dost-düşman” ayrımını yapan yazılımın “yerlisini” hayata geçirmeye başlamıştı.

“Yabancı” yazılımda “dost-düşman” ABD tarafından belirleniyor, yani kimi vuracağımız, kimi vurmayacağımız orada kararlaştırılıyor.

“Dostunu düşmanını” tayin edebilen bir teknolojik aygıt,  “dostunu düşman, düşmanını da dost olarak” da tanımlatabilir!..

Sen vurursun, sonra da “AAAA, Rus uçağıymış!” dersin.

Başbakan Yardımcısı Sayın Numan Kurtulmuş’un “Rus uçağı olduğunu bilmeden vurduk!” çerçeveli açıklamasını tam da bu noktada hatırlatmakta fayda var!.

Ve bir de şunları dile getirmekte:

Savunma sanayii alanındaki bağımlılığımıza son vermedikçe bize rahat huzur yok!..

AB, ordusu olmadığı için kırılgan!..

Türkiye, savunma sanayii alanında yeterince “bağımsız” olmadığı için “çok” güçlü değil!..

Caydırıcı değilsen, güçlü değilsindir!

Bu işler, slogan işi değildir.

Bu işler, hesap ve de kitap işidir! 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu