Orhan Pamuk Hem yalancı hem hırsız

Orhan Pamuk Hem yalancı hem hırsız


Ermeni soykırımı yalanını savunan ve Türkiye’yi her fırsatta Batı’ya jurnalleyen kültür emperyalizminin proje edebiyatçısı Orhan Pamuk’un intihalci bir hırsız olduğu ortaya çıktı. Pamuk’un; “Cevdet Bey ve Oğulları”, “Kar”, “Benim Adım Kırmızı” ve “Beyaz Kale” romanlarının dünya edebiyatının tanınmış isimlerinin eserlerinden intihal olduğu öğrenildi.

Aldığı Nobel Edebiyat Ödülü’nü Türkiye’ye ve değerlerimize karşı bir silah olarak kullanan kültür emperyalizminin proje edebiyatçısı Orhan Pamuk’un romanlarının çalıntı olduğu ortaya çıktı. ‘Nobelli yazar’ vasfıyla kendisini konuşturan Batılı medya organlarında sürekli Türkiye’yi aşağılayan ve Ermeni yalanını savunan Orhan Pamuk’un; “Cevdet Bey ve Oğulları”, “Kar”, “Benim Adım Kırmızı” ile “Beyaz Kale” romanlarında dünya edebiyatının tanınmış isimlerinin eserlerinden intihal yaptığı ortaya çıktı.

NOBEL SONRASI İYİCE SALDIRGANLAŞTI

Tarihçilerin ekseriyetle karşı çıktığı Ermeni soykırımı iddiasını, “Ermeniler soykırıma uğradılar ve bir milyon Ermeni’yi öldürdük” şeklinde yorumlamasının hemen ardından aldığı Nobel Edebiyat Ödülü sonrası iyice küstahlaşan Orhan Pamuk, geçtiğimiz gün İtalyan La Repubblica gazetesine verdiği demeçte yine Türkiye’yi hedef almıştı. “İstanbul’da şu an korku dolu, istikrarsız ve rahatsız edici bir atmosfer solunuyor. Bugün gücün giderek merkezileşmesi ve ifade özgürlüğüne saygı duyulmamasından ötürü öfkeliyiz” diyen kültür emperyalizminin kalemşörü Orhan Pamuk’un edebiyatçı kimliği şaibeli.

DOSTOYEVSKİ’DEN BİLE ÇALMIŞ

Proje edebiyatçısı Orhan Pamuk‘un “Cevdet Bey ve Oğulları” adlı romanı, dünya edebiyatının tanınmış isimlerinden Thomas Mann’ın kendi ailesinin üç kuşak öyküsünü anlattığı “Buddenbrook Ailesi” romanı ile büyük benzerlikler taşıyor. Pamuk’un yoğun eşcinsellik propagandası yaptığı “Benim Adım Kırmızı” kitabının konusu ise Umberto Eco’nun “Gülün Adı” eseri ile hemen hemen aynı. ABD tarafından ödüllendirilen “Kar” romanını ise Orhan Pamuk’un, Dostoyevski‘nin “Ecinniler” adlı romanından intihal ettiği belirlendi.

1557’DE YAZILMIŞ ROMANDAN BİREBİR İNTİHAL

Çalıntı edebiyatçı Pamuk, en ciddi hırsızlığı “Beyaz Kale” romanında yapıyor. Critobal ve Villanon’a isnat edilen, 16. yüzyılda kölelikten Osmanlı İmparatorluğu’nun en gözde hekimleri arasına yükselen Pedro’nun başından geçen maceraları anlatan “Pedro’nun Zorunlu İstanbul Seyahati” romanından bire bir intihal yapığı saptanan Orhan Pamuk, bu kitabı adeta sayfa sayfa kopyalamış.

İŞTE PAMUK’UN ÇALINTI SATIRLARIndan bazıları

Edebiyatçı yazar Ahmet Yıldız’ın Edebiyat ve Eleştiri dergisinde irdelenen intihal skandalında Orhan Pamuk’un, “Pedro’nun Zorunlu İstanbul Seyahati” romanından çaldığı bölümlerden bazıları şöyle:

• Pedro, sayfa 12:“…Birinin bileklerini, kulaklarını ve burnunu kesip omuzuna bir pafta yapıştırdılar; paftada şu yazılı idi: ‘Böyle eden böyle olur’. Öbürünü kazığa çaktılar…”

Pamuk, sayfa 11:“Kazığa oturtulan korkak kaptanımız yeni ölmüştü. Kırbaççıları, burnunu, kulağını kesip ibret olsun diye bir sala koyup denize bırakmışlardı…”

• Pedro, sayfa 13: “…Rampacılar gemiye daldılar ve herkesi çırılçıplak ettiler. Beni tepeden tırnağa soymadılar; sırtımdakiler, onların hoşlanmadıkları ve beğenmedikleri şeylerdi. Hem, sırtımdakilerle uğraşmaya bir lüzum görmediler; yattığım kamara çok daha değerli eşyalarla doluydu…” 

Pamuk, sayfa 14:“…Rampacılar gemimize ayak basarlarken kitaplarımı sandığıma koyup dışarı çıktım. Gemi ana-baba günüydü. Dışarıda herkesi toplamışlar çırılçıplak soyuyorlardı…”

• Pedro, sayfa 18:“…En üste Muhammed’in sancaklarını astılar; bunların altına, bizden aldıkları bayrakları, haçları ve Meryem Anamız’ın tasvirlerini astılar. Külhanbeyler, başaşağı asılan bu haçlarla tasvirleri bir ok yağmuruna tuttular… Derken denizlerde eşine rastlanmayan bir top ateşi koptu…”

Pamuk, sayfa 14: “…Bütün direklerin tepesine sancaklar çektiler, altlarına da bizim bayrakları, Meryem Ana tasvirlerini, haçları tersinden asıp külhanbeylerine aşağıdan oklattılar. Derken toplar yeri göğü inletmeye başladı…”(Pamuk s.14.)

• Pedro, sayfa 24:“…Amcabey diye  anılan, aslen Valencialı birini yollayarak, bir hıyanette bulanmayacağıma dair yemin ettirip zincirimi söktürdü…” 

Pamuk, sayfa 18:“…Bir hafta sonra bir gece gelen kâhya, kaçamayacağıma yemin ettirdikten sonra zincirlerimi çözdü…”

KAYNAK : FARUK ARSLAN / YENİ AKİT

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
CHP gençlik kolları Beşiktaş'taki saldırıyla böyle dalga geçti
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
Kahire'de bombalı saldırı: 6 polis öldü

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu