DİN NASIL DERT EDİNİLİR?

DİN NASIL DERT EDİNİLİR?

  • 22 Mayıs 2016 19:24


Haram yemeden yaşamış olmak, haccetmiş olmak, camide beş vakit namaz kılmış olmakla, bu işler bizimle beraber mezara gömüldüğünde, geriden gelenlere bıraktıklarımız açısından yeterli bir iş yapmış olmayacağız. Bunların yapılmasına da vesile olmamamız lazım!

Dini dert edinmek, şehirde bir ev edinmek, hayat için gerekli bir iş edinmek, huzurlu bir hayat için eş edinmek gibi algılandığında mesele hallolmuştur. Önce kendi üzerimizde dinin tatbiki, ardından zimmetimizdeki aile fertlerimizin dinimize göre yaşamalarını dert edinme, eksiklikler karşısında arayış içinde olma bir dert edinmedir. Bulunduğumuz noktadan daire daire açılarak dinimizin, dindarımızın durumunu tahlil etmek de bir dert edinmedir. Bulunduğumuz şehirden kutuplara kadar açılarak, bizim gibi iman edenlerin durumunu düşünmek, çareler üretmek, geliştirilmiş çarelere destek olmak dert edinmektir. Çaresizlik önünde tıkanıp kalınca da duaya sarılmak dert edinmektir.

İnsanların İslam nimetinden yoksun yaşamalarını, uykularımızı kaçıracak kadar büyük bir dert haline getirmek sözünü ettiğimiz dert edinmedir. Bu bir sahabe kıvamıdır. Onların bu derdi özümsemeleri sayesinde biz ve bizden önceki nesiller İslam nimeti ile buluşabildiler. Onlar, hazır peygamberin mescidini bulmuşken, oraya kapanıp, sabahlara kadar namazla meşgul olabilirlerdi. Büyük bir iş de yapmış olurlardı. Ama o zaman onlar, dinlerini dertleri haline getirmemiş olurlardı. Görünürde önemli ibadetler yapmış kimseler olarak Rablerine kavuşur, bize göre de cennetin ortasına yerleşirlerdi. Ya bugün biz İslam’ı nasıl bulacaktık? Ezanları kim okuyacaktı? Bilal, hazır Medine mescidinde, maaşı Ömer’den garantili, iyi bir iş olan müezzinliği bulmuşken, işine devam etse, dünyası mamur, ahireti garantili bir hayat yaşamayı tercih etse idi onun açısından bakıldığında güzel bir hayat sürmüş olurdu. Biz ezanı kimden duyacaktık?

Bizim için, Medine’yi terk edip Şam’da cephede şehit olan Bilal, Medine mescidinden ezan okuyan aksakallı müezzin Bilal’den daha değerlidir.

Bizden sonra gelecek nesiller için de böyle bir kural işleyecektir. Bundan eminiz. Ölen bir Müslüman’ın ardından ‘rahmetli iyi biri idi!’ şeklindeki övgülerimizin ne kadar gerçeği yansıttığı önemlidir. Kaç insana din ulaştırdı, kim ondan yararlandı, hangi hizmet onun elinden çıktı? Türünden sorular üzerinden bir iyilik tahlili yapacak olsak her halde iyileri çok aramak zorunda kalırız.

Haram yemeden yaşamış olmak, haccetmiş olmak, mahalle mescidinde beş vakit namaz kılmış olmakla, bu işler bizimle beraber mezara gömüldüğünde, geriden gelenlere bıraktıklarımız açısından kesinlikle yeterli bir iş yapmış olmayacağız. Namaz kılmamız kadar, namaz kılınmasına vesile olmamız, haccetmemiz kadar haccın tahakkukuna hizmet etmemiz, Kur’an okumamız kadar okunmasına yardım etmemiz, haramlardan uzak durmamız kadar onların giderilmesine çalışmamız bizim için, bizden sonrasının yatırımı olacaktır.

Din için çalışmayı ‘cihad’ başlığı altında görenler, cihatla iman eden herkesin mükellef olduğunu ve cihadın, dine destek olan her şey olduğunu bilmelidirler. Din için çalışmayı, cami imamlarının ve müezzinlerinin yaptığı işlerden ibaret görenler ise İslam adına bilgi sahibi değildirler. Din hepimizin oluyor da din için çalışmak neden imamların ve müezzinlerin görevi oluyor? Mesele şudur:

İslam’ın nimetlerine karşılık bir şükran-ı nimet olarak, İslam adına çalışmak gerekmektedir. Bunun adı vakıfçılık olabilir, dernekçilik olabilir, gönüllük olabilir, tebliğ, davet olabilir. Adıyla değil içeriğiyle ilgileniyoruz. Dinimize neler verdiğimizi muhasebe etmek durumundayız.

Bunu dava adamlığı olarak da adlandırılabiliriz. Dava adamıyız; davamız da dinimizdir. Bu davadaki görevimiz ise becerilerimize göre farklılıklar gösterir.

TATLI DİLLİDİR

Dava adamının, Allah’ın yardımından sonra en büyük silahı dilidir. Dilini korur. Beraber yaşadığı insanların dilini en iyi konuşan olmaya çalışır. Dil silahını ihmal etmez. Yumuşaklık onun için peygamber ahlakıdır; o ahlakı ilke edinir. Allah’ın yumuşaklığa verdiğini başka bir şeye vermediğini iyi bilir.

Allah’ın kullarına merhametli davrananların, gönüllere daha çabuk nüfuz edeceğini bilir.

KARDEŞ DÜŞKÜNÜDÜR

Âdem aleyhisselamdan beri süre gelen davasının bir kişilik olmadığını, iman edenlerin tümünün onun kardeşleri olduğunun şuurunda yaşar. Kardeşlerinden bir kardeşi gördüğünde yüzü güler, içi açılır, sıkıntılarını unutur. Onlara karşı müsamahalıdır, sabırlıdır, merhametlidir. Kardeşlerini bağışlamaktan haz duyar. Tevazu esaslı tavırlar sahibi olur. Onlarla istişare eder. İlim ehli olanlara, davette kıdemi bulunanlara farklı davranmaya önem verir.

İman eden herkesi kardeş görür. Onun kişisel yakınlığı veya çatı beraberliği gibi küçük dairelerde tıkanıp kalmaz. Hatasızlığın insan için -mü’min bile olsa- mümkün olmayacağını bilir.

Dava adamı davasına bedel ödetmez

Din Allah’ın dinidir. Davamız da dine hizmet davasıdır. Dine hizmet eden de, hizmetinin Allah için olduğunu, Allah’ın rızasını ve cennetini kazanmanın gereği olarak bunu yaptığını bilir. Allah için çalışıp kullardan beklemek çelişki olur. Bilakis kulların bedel ödeme teklifini önceden satın alınma olarak görüp kaçmak akıllılıktır. Şeytanın bin bir hilesine karşı hazır bulunmak aslında dava adamı olmanın gereğidir. Ahiret için biriktirip dünyada harcamak ne kötü bir kayıptır! Davası adına karşılaşabileceği iç sıkıntıları imtihanın gereği görür, sabreder.

Bedeli devasına ödeten sermayesini tüketir. Davamız dinimizdir. Her şeyiyle kabullendiğimiz bir davanın yükünü, sıkıntılarını taşımaya hazır olmalıyız. Davamız, yüzümüzden okunmalı, dilimizden dinlenmeli, elimizden tutulmalıdır.

Akit / Tefekkür

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
CHP gençlik kolları Beşiktaş'taki saldırıyla böyle dalga geçti
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
Kahire'de bombalı saldırı: 6 polis öldü

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu