Davutoğlu AK Parti grup toplantısında konuştu

Davutoğlu AK Parti grup toplantısında konuştu


Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu grup toplantısında önemli açıklamalar yaptı.

Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları:

- Bizim gönlümüz dünyadaki tüm bütçelerden büyük. Gözler kör olmuşsa gönülleri açmaya çalışıyoruz.

- 1. Dünya savaşından beri böyle bir zulüm yaşanmamıştır. Suriye'de böyle bir tablo vardır.

- Kurtuluş Savaşı'mızda ilimiz bağımsızlık savaşını başlattığında Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa'daki mücadeleye Halep'ten de büyük destek geldi.

- Dünya terk etse de biz Suriyeli kardeşlerimizin yanında olacağız.

- Çoğu İran ve Lübnan'dan gelenler Halep'teki yardım koridorunu kesiyorlar.

- Halepliler sadece Türkiye'ye ve Türkiye Cumhuriyet'i hükümetine ve AK Parti kadrolarına güveniyorlar.

- Halep'te bomba atanlar tarih önünde hesap verecekler.

- Bizler insanlık görevimizi tarihi görevimizi yapıyoruz.

YENİ VE BÜYÜK BİR İNSANİ TRAJEDİNİN EŞİĞİNDEYİZ

Gaziantep'in, Kahramanmaraş'ın, Şanlıurfa'nın kardeşi olan Halep yanıyor ve dünya sessiz. Tarihi borcumuzu ödeyerek Gazi Halep'e, Kahraman Halep'e, Şanlı Halep'e sahip çıkacağız. Türkiye Halep'in bir bütün olarak arkasındadır. Nasıl onlar Kahramanmaraş'ın, Gaziantep'in, Şanlıurfa'nın yanında oldular, bizim için de artık Halep, Gazi, Kahraman, ve Şanlı Halep'tir. Gün gelecek bu zulüm bitecek. Bir tarafta Cenevre taraflar barış için toplanırken diğer taraftan Rus savaş uçakları Halep, Azez'i bombardımana tabi tutuyor, askeri operasyonlar yapılıyor. Lübnan ve İran'dan gelenler Halep'in önünü kesiyor. Yeni ve büyük bir insani trajedinin eşiğindeyiz.

ABD VE RUSYA'NIN ARTIK SAMİMİ DAVRANMASI GEREKİYOR

Halepliler şimdi Halep'e doğru yürüdüler. O kardeşlerimiz sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne, hükümetine ve AK Parti kadrolarına güveniyor. Sınırlarımıza dayanan 70 bin Suriyelinin ülkemize gelme ihtimali var. Türkiye krize girseydi, koalisyonlar ya da başka bir takım güç kullanamayan yapılar elinde olsaydı acaba kardeşlerimiz nereye gidecekti? Ankara'dan hitap ediyorum; hangi mazlum millet varsa ki, müstevlilerin baskısı altındadır, biz onların yanındayız. Biz rabbimiz adına onun rızası için o halkın yanındayız. Hangi halk 'kardeşlerim nerede?' diye sormuşsa biz onların yanındayız. Askeri harekatın devam etmesi halinde göçmenler sınırlarımıza dayanıyor. Biz hiçbir şekilde kapımızı kapatmadık, kapatmayız. ABD ve Rusya'nın samimi davranması ve gerçeklerle yüzleşmesi lazım. Çözüm için bölgede bulunduğunu söyleyenler bugüne kadar çözümü sağlamak yerine meseleyi büyüttüler. Rusya acımasızca bombalamaya devam etti.

ATILAN HER BOMBANIN NEREYE DÜŞTÜĞÜ BİLGİSİ ELİMİZDE

Rusya sivilleri bombalıyor. Rusya'nın attığı her bombanın nereye düştüğünün bilgisi elimizde. Akdeniz'de cesedi karaya vuran mazlum çocukların ahı herkesin yakasına yapışacak. Bizler insanlık görevimizi yapıyoruz, tarihi görevimizi yapıyoruz. Rabbimizin bize verdiği 'mazlumlara yetimlere sahip çık' emrini yerine getiriyoruz. Sayın Merkel ile mülteci meselesini görüştük. 10 başlıkta mutabakata vardık.

"SIĞINMACI KONUSUNDA EN ÇOK BASKI HİSSEDEN ÜLKELER ALMANYA VE TÜRKİYE"

Londra'da görüştüğüm isimlerden biri Sayın Merkel'di. Sayın Merkel dün de Türkiye'ye geldi ve kendisini ağırladık. Avrupa'da sığınmacı konusunda baskı hisseden 2 ülke varsa biri Almanya diğeri de Türkiye'dir. Bütün devletler, bütün aydınlar, bütün yazarlar, insanlık sınavından geçiyor. Almanya ile geliştirdiğimiz bu iş birliğinin bütün ülkelere örnek olması gerekiyor.

MİLLETİN VİCDANI İLE DEVLETİN AKLINI BULUŞTURACAĞIZ

Doğu ve Güneydoğu bölgelerinden gelen sivil toplum kuruluşları ve milletvekilleri ve kanaat önderlerimizle görüştük. 81 vilayetten gelen il başkanlarımız, belediye başkanlarımız, üyelerimiz, gençlik kollarımızla görüştüm. Hemen ertesi günü valilerimiz, kaymakamlarımız ve mülki amirlerimizle biraraya geldim. Tek tek illeri ve ilçeleri masaya yatırdık. Onlara hükümetimizin perspektifini aktardım ve açık bir şekilde onlara şunları söyledim; sizin göreviniz milletin vicdanı ile devletin aklını buluşturmak. Tüm terör örgütlere karşı herhangi bir ayrıma girmeden mücadeleye devam edeceğiz. Bundan sonra her hafta sonu mutlaka en az bir Doğu ve Güneydoğu şehrine ziyarette bulunacağım. Bu Cuma inşallah Kahramanmaraş'ta kahraman maraşlılarla biraraya geleceğim, ondan sonra can Erzincanlılarla biraraya geleceğim.

AÇIKLADIĞIMIZ BU PAKET HUZUR VE GÜVEN PAKETİDİR

Geçen hafta Mardin'de 10 maddelik eylem planını açıkladım. Bir olacağız, huzur içinde olacağız ve demokrasiyle yaşayacağız. Biz bu eylemleri kardeşlik, eşit vatandaşlık ve demokratikleşme mücadelemizin ileri bir adımı olarak değerlendiriyoruz. Paket sadece güvenlik değil huzur ve güvenlik paketedir. Bu planın özünü MGK'da sayın Cumhurbaşkanımıza ve üyelere takdim ettim. Eylem planımız çok yönlü ve çok kapsamlı bir hazırlığın ürünüdür. Millet ile devlet arasında hiçbir uçurumun oluşmasına izin verilmeyecektir. Parçalıyıcı anlayış yerine birleştirici, bütünleştirici, insan ve millet odaklı bir anlayıştır.

DOĞU VE GÜNEYDOĞU HALKINA İKİ TEŞEKKÜR BORCUM VAR

Suriye'yi parçalayanlar, Irak'ı parçalayanlar, Ortadoğu'yu parçalayanların ülkemizi parçalama planları mutlaka akamete uğratılacaktır. Güneydoğu ve Doğuya ziyaretlerimin iki teşekkürü var. Bu destek 1 Kasım seçimleri için teşekkür. İkinci teşekkür terör örgütünün bütün çabalarına, ajitasyonlarına rağmen bölge halkının terör örgütüne değil devletin şefkatli elini tutmuş olmasıdır. Bölge halkı bunlara yüz vermedi, huzur ve demokrasi operasyonunda devletinin yanında yer aldı.

TÜRKİYE'Yİ SUÇLAYAN HERKES HAKETTİĞİ CEVABI ALIR

Açık ve net söylüyorum, kamu düzenini kim tehdit ederse etsin, mutlak süretle engellenecektir. Terörist ve halk birbirinden ayrılacaktır. Dün bir gazetecinin, Türk olduğunu sonradan anladığımız, Almanca sorusuna muhatap olduk. Türkiye'yi ilzam eden bir anlayış içerisindeydi. Eyvallah her türlü soruyu sorar ama hak ettiği cevabı alır. Biz Avrupa standartlarında bir ülkeyiz. Türkiye'nin insanın canını, malını tehdit eden her şey karşısında her türlü tedbiri alırız.

CİZRE, SİLOPİ VE SUR'DA GÜVENLİK İÇİN NE GEREKİYORSA YAPILACAK

Kamu düzeni hepimiz içindir. Bunun sağlanması için ne gerekiyorsa yapılacak. Tek bir silah kalmayana kadar bu mücadelemiz devam edecektir. Demokrasinin asgari şartı kamu düzenidir. Cizre, Sur, Silopi'deki düzenin sağlanması için ne gerekiyorsa yapılacaktır. Güvenlik tehlikesi yaşanan yerlerde güvenlik noktaları arttırılacak. Bir daha buralarda illegal yapıların olmaması için gerekli yerler inşa edilecek. Geçici koy koruyucuların sosyal ve güvenlik tedbirleri alınacaktır. İhtiyaç duyulan her türlü yasal düzenleme yapılacak ve kamu düzeninden asla taviz verilmeyecektir. Türkiye 90'lı yıllara değil 21. yüzyılın aydınlık ufuklarına yürüyecek. Özgürlük, güvenlik dengesi hassasiyeti korunacaktır. Vatandaşlarımız can, mal, namus, akıl ve onuru korunacaktır.

YANGIN YERİNDE GÜL YETİŞTİRİP GÜLİSTANA ÇEVİRECEĞİZ

Tam bir sosyal seferberlik ve dayanışma çağrısında bulunuyoruz. Yangın yerinde gül yetiştirecek vatanımızı bir gülistana dönüştüreceğiz. Terör dolayısıyla evlerini terk eden ailelerimize her ay düzenli olarak kira ve gıda yardımları yapılacaktır. O ailelere her bakımdan destek olacağız. Gençlerimizin kız erkek ayrımı olmadan doğu ve güneydoğuda geleceğe hazırlanması için gereken tedbirleri alıyoruz. Bölgede sağlık hizmetlerinin en iyi şekilde verilebilmesi için her türlü tedbirler alınacak. Gençler tam bir muhabbet harmanı şekilde birarada bulunacaklar. Yiyecek ve barınma ihtiyaçları düzenlenecek. Öğrencilere kredi ve yurtlar kurumunda ücretsiz barınma imkanı sağlayacaktır.

TERÖRDEN ETKİLENEN ESNAFIN KREDİ ÖDEMELERİ ERTELENECEK

Bölge ekonomisini daha da güçlendireceğiz, tahkim edeceğiz. Oradaki işverenlerin prim borçları gecikme zammı uygulanmaksızın ertelenecektir. Terörden etkilenen esnaf ve sanatlarların Halkbank kredi borçları ertelenecektir.

ECDATTAN BİZE MİRAS KALAN TARİH MİRAS KORUNACAKTIR

UNESCO kültür mirası neyse kuralları işletilecek, ecdattan bize gelen tarihi mirasın tek bir taşı bile korunacaktır. Elektrik, su ve altyapı hizmetleri sağlanacaktır. Bakanlarımız bizzat bölgenin rehabilitasyonu için çalışacaktır. Karayolları ve demiryollarındaki onarım işlemleri yapılacak.

TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SONUNA KADAR YAŞANDIĞI ÜLKE

İç ve dış kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için etkin bir iletişim sistemini hayata geçireceğiz. Türkiye basın özgürlüğünün sonuna kadar yaşandığı demokratik bir ülkedir. Ne hükümet indiren, hükümet çıkaran basın sözkonusu olacak ne de baskı altında basın olacak.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu