Kaşığını tamire gönderen alim

Kaşığını tamire gönderen alim


Gelişen teknoloji ve seri üretim, insanların tüketim çılgınlığına sürüklenmesi çağımızın hastalığı haline geldi.

Üretilen eşyaların kullan-at şeklinde dizayn edilmesi de tüketim çılgınlığını perçinleyen faktörlerden biridir. Hiçbir eşya tamir edilmeyeceği bir döneme girildi. Neredeyse arabalar bile tamir edilemiyor.

Eskiden kullanılan her eşyanın tamiri mümkündü. Bunlardan en hatırda kalanı şemsiye tamircileri…

Oturbeş kırk sene önce lastik ayakkabılar da tamir edilirdi. Hatta en sık kullanılan elbise tamircilerini de unutmamak gerek.

Şimdilerde birçok eşya tamiri yenisinden daha pahalı, “at eskisini, al yenisini” sloganı hakim oldu.

Bu slogana uyarak alıp attığımızdan yer kalmıyor, çöp dağları oluşuyor. Dereler denizler attıklarımız envai çeşit maddelerle dolup taşmakta. Bu oluşan çöp yığınlarında adeta insanlık boğulmaktadır. Bu sınırsız tüketime insanlık artık dur demeli.

Bu çılgın tüketime karşı duran isimlerden biri Said Nursî Hazretleridir. Kırılan kaşığını atmayıp tamire gönderen Said Nursi’nin olayını Tenekeci Abdullah: “Bir gün Zübeyir, ortasından kırılmış bir kaşık getirdi. Bu kaşığı tamir etmem için Üstad göndermişti. Kaşık alüminyum olduğu için kaynak tutmuyordu. Kolayından gidip on kuruşa bir çay kaşığı aldım. Bunu üstada götürdüm. Üstad bana ‘Kardeşim sen bilmiyor musun? Bu kaşık benim kırk yıllık arkadaşımdır” diyor ve kendisi kaşığı tamir etmek zorunda kalıyor.1

İsrafın hat safhada olduğu şu dönemde, bunu insanlara anlatmak, kabul ettirmek, israfı azaltmayı sağlamak imkansız değil ama zor.

Öyle ki, enerjideki israf evleri ve iş yerlerini de aşarak maalesef ibadethanelere ve camilere kadar sıçramıştır. Bazı camilerde alttan üstten ısıtma sistemleri sayesinde cemaatin namazdaki huşusu da kaçmıştır. Yaz aylarında klimanın soğuğundan dolayı neredeyse ön saflarda palto giymek gerek. Güya enerji tasarruf haftaları düzenliyoruz, ama kağıt üstünde kalıyor. Olay şöyle gelişiyor: “Soğukta kömür yok diye mangalı gösterdi. Ben de her zaman yaktığımız kömürlerden bir iki avuç fazla kömür koyarak yakmıştım. Şiddetle azarladı ve ‘Bu fazlası israftır, ahmaklık etme’ diye fazla kömürü aldırmıştı.”2 Giyim kuşamla ilgili iktisadlı davranışlarını ise şöyle anlatmaktadır: “On sene zarfında yüz banknot ile idare eden günde bazen kırk para ile geçinen ve yetmiş yamalı bir abayı yedi sene giyen biri adam.”3 “Beş senedir elbise, çamaşır papuç, çorap için dört buçuk lira ile idare ettim"  “Hem kimsesiz, acınacak bir gurbette hem sako hem fanila ve papucunu satmakla maişetini temin eden fakirulhal.”

Çağımız insanı ayakkabı ve elbiselerin fazlalığından hangisini giyeceğini seçememektedir. Peygamberin yirmi beş sıfatından birisi olarak bahsedilen iktisadı, her alanda uygulamamız gerekmektedir.

Dipnotlar:

1-Necmeddin Şahiner, Son Şahitler, cild. 3, 315
2-Necmeddin Şahiner, Son Şahitler cild.1, 384
3-Said Nursi, Tarihçe-i Hayat, 201
4-Said Nursi, Mektubat, 70
5-Said Nursi, Emirdağ Lahikası, 124

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Rusya ve Çin Halep'te katliama devam dedi
Türkiye
Akdeniz'de deprem meydana geldi!
Dünya
'İsrail Gazze'de kalkınmayı engelliyor'

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu