Kanada sınırlarını 'seçilmiş mültecilere' açıyor

Kanada sınırlarını 'seçilmiş mültecilere' açıyor

  • 21 Aralık 2015 11:59


Kanada hükümeti, Avrupa ve ABD’de keskin siyasi kamplaşmalara ve tartışmalara yol açan mülteciler konusunda sergilediği "insani" tavırla takdir toplarken, hükümetin, ayrıntıları kamuoyundan büyük ölçüde gizlenen mülteci politikasının "seçici" olduğu eleştirileri de bulunuyor.

Önceki Başbakan Stephen Harper’ın İslam-karşıtı provokatif açıklamalarının damga vurduğu kampanya döneminin ardından yapılan seçimlerde ezici bir üstünlük sağlayan genç liberal lider Justin Trudeau, göreve başlar başlamaz, mülteciler konusunun siyasi ve toplumsal gerilimi tırmandıracak zeminlerde ele alındığı ABD ve Avrupa Birliği'nin (AB) aksine, sığınmacılara "kucak açarak" farklı bir yaklaşım ortaya koydu. 

Yıl sonuna kadar 25 bin mültecinin kabul edileceğini açıklayan Trudeau, bu gruptan Kanada’ya gelen ilk kafileyi, bazı bakanlarla beraber havalimanında bizzat karşıladı.

Başbakan Trudeau’nun mültecilere yönelik “Yeni evinize hoş geldiniz” sözleri ve Kanadalılara hitaben de “Çok zor koşullardan kaçan insanlara kalplerimizi nasıl açtığımızı dünyaya gösterin” çağrısı, özellikle Arap medyasında büyük ilgi gördü. Yapılan yorumlarda, mültecilere ülkesini açan Kanada’nın, bu tavrıyla "terör fobisi"ne meydan okuduğu vurgulanırken, Trudeau hükümetinin uygulamalarının Arap ülkeleri tarafından da örnek alınması gerektiği ifade edildi. 

Mülteci politikasını, "Kanada’nın temel taşlarının, 150 yıllık tarihi boyunca aldığı göçmenler ve onların ülkeye getirip inşa ettiği çok-kültürlü ortamla bağlantılı olduğu" argümanı üzerinde temellendiren genç Başbakan Trudeau, kabul edilen 25 bin sığınmacıyla, büyük maddi ve toplumsal maliyetlere karşın milyonlarca sığınmacıya yıllardır ev sahipliği yapan Türkiye, Lübnan ve Ürdün gibi ülkelere kıyasla, bu alanda Kanada’nın küresel imajının tahkim edilmesini sağladı. 

- Ayrıntılar kamuoyuyla paylaşılmıyor

Öte yandan, zor durumdaki mültecilere kapılarını açan ve bu politikasını başarılı halkla ilişkiler çalışmasıyla uluslararası kamuoyuna duyuran Kanada hükümetinin, sığınmacılara yönelik ayrıntıları kamuoyundan saklı tutulan "seçici" bir yaklaşımla hareket ettiği eleştirileri de bulunuyor.

 Trudeau hükümeti, Lübnan ve Ürdün’deki kamplardan seçilen, Kanada’ya transferlerinin şubat ayında tamamlanması öngörülen 25 bin kişilik ilk mülteci grubunda önceliğin, aileler, kadınlar, çocuklar, eş cinseller ve azınlık gruplarında olacağını kamuoyuna duyurmuştu. Hükümetin bu kararı, Trudeau’nun seçimde aldığı halk desteği ve Kanada toplumundaki hassasiyetler nedeniyle herhangi bir itirazla karşılanmadı. 

- Havalimanına sadece akredite gazeteciler girebiliyor

Sığınmacıların hangi kriterlerle seçildikleri hakkında resmi düzeyde bilgi verilmezken, olası suistimallerin önlenmesi amacıyla tıbbi kontrol mekanizmasının kurulduğu yönündeki iddialar da basına yansıdı.

Kanada Vatandaşlık ve Göçmenlik Bakanlığı, gelen sığınmacıları önce Toronto Havalimanı içinde kurulan Saha Terminali'ne nakletti. Burada işlemleri tamamlanan mültecilerle sadece, başbakanlıktan akreditasyonu olan gazetecilerin görüşmesine imkan verildi. Bakanlık, bu uygulamaya gerekçe olarak, gelen kişilerin mahremiyet haklarına saygı duyulmasını gösterdi.

- Ermeni kurumlarının rolü

Kanada’nın sığınmacı politikasının, başından bu yana en dikkat çeken noktalarından biri de, bu süreçte Toronto başta olmak üzere ülke genelindeki Ermeni dernek ve vakıflarının rolü ve etkisi. Sığınmacıların büyük bölümünün Ermenilerden oluştuğu iddia edilirken, bu durumun, hükümetin azınlık gruplarına öncelik tanınması kararıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor. 

Kanada hükümeti, şu ana kadar ülkeye nakledilen ve getirilecek olanların dinleri, kökenleri ya da hangi azınlık grubuna ait olduklarına dair bir açıklama yapmadı. Ancak Kanada basınına yansıyan bilgilere göre, Toronto’ya ilk gelen 163 kişilik kafilenin 70’i, ikinci uçaktaki 214 kişinin de 160’ı Ermenilerden oluşuyor. Gelen Ermeniler Toronto’daki Willowdale Ermeni Toplum Merkezi’ne götürülüyor ve buradan Toronto ve diğer şehirlere gönderiliyor. 

- İlahi, Suriyeli çocuklar için okunmadı

Kanada’nın Suriyeli mültecileri kabulü sürecine damgasını vuran gelişmelerden biri de, bir çocuk korosunun, Hicret sırasında okunan ilahiyi seslendirmesi olmuştu.

Başlangıçta, vatanlarından ayrılmak ve yeni bir ülkeye adım atmak zorunda kalan mültecilere yönelik ‘anlamlı bir jest’ olarak yorumlanan bu olayın, esasında sığınmacılarla bir bağlantısının olmadığı anlaşıldı. Ottawa ve Kingston kentlerinde Fransızca eğitim veren De La Salle Lisesi’nin 285 öğrencisinden oluşan koronun, her yıl farklı bir kültüre ait eseri seslendirdiği, bu yıl da Arapça bir ilahinin seçildiği ve Noel sezonu konseri için repertuvara alındığı açıklandı. İlahinin video kaydının Yotube’da büyük ilgi görmesi ve "Suriyeli mülteci çocuklara hoş geldin ilahisi" olarak takdim edilmesine ilişkin yanlış anlamalar, Koro Şefi Robert Filion’un açıklamalarına karşın giderilemedi. Koro Şefi Filion aralarında Müslüman öğrencilerin de bulunduğu koronun, daha önce Yahudi ve Hristiyan ilahileri seslendirdiğini, uzun zamandır da İslam’a dair bir ilahi için çalıştıklarını, Youtube’a düşen görüntünün de bu amaçla yaptıkları çalışmanın görüntüsü olduğunu söyledi. Filion, bununla beraber videonun zamanlamasının ve kullanım amacının, ülkede yaşananlara denk gelmesine sevindiğini de kaydetti.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Halep’te İnsanlık Ölmesin" kampanyası başlatıldı
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
Fransa'da İslam karşıtı saldırılar yüzde 500 arttı'

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu