Biz slogan milliyetçisi değiliz

Biz slogan milliyetçisi değiliz


Başbakan Erdoğan, 'Biz slogan milliyetçisi değiliz. Bizim için milliyetçilik millet için hizmet üretmek, milletin ihtiyaçlarına cevap vermektir' dedi.

Başbakan Erdoğan, 2 gün sürecek olan Adana temaslarının ilk gününde valiliği ziyaretinin ardından İstasyon Meydanı’na geldi. Burada Adanalıların sevgi gösterileri ile karşılanan Erdoğan, miting alanında onbinlere seslendi. Başbakan Erdoğan, Adanalılara yöresel tabirle “Gadasını aldıklarım” diye seslenerek başladığı konuşmasında, yakın zamanda birçok ilde yaptıkları toplu açılışlara ve toplam maliyetlerine dikkat çekerek, “Türkiye’de adeta hizmet hasadı yapıyoruz” dedi. Erdoğan şunları söyledi:


"Milletimin 900 katrliyonunu tasarruf ettik. Millete kazandırdık, adana ya kazandırdık, 81 vilayete kazandırdık. Eğitime, Adalete, emniyete kazandırdık. Okulları böyle yaptık, hastaneleri, yolları, köprüleri, hızlı trenleri, hava limanlarını böyle yaptık. Bunlar olmasa bunlar yapılabilir miydi. Bitmedi biz görevi devraldığımızda maalesef lmerkez bankamızın kasasındaki rakam 27,5 milyar dolardı. Ama şimdi, onu 6’ya 7’ye katladık. Nereden nerelere geldik. Bu yıl mayıs ayında biz IMF’ye olan borcu sıfırladık. Biliyorsunuz 14 mayıs ta son borcu ödedik ve borç bsitti. Şimdi buraya gelip te milliyetçilikten bahsedenlere sesleniyorum Adana'ya gelip ulusalcılık nutukları atanlara sesleniyorum. Ülkesini milletini sevmek hakaret, öfke, nefret dolu nutuklar atmakla olmaz. Bunların ülke ve millet için yaptıkları ortada. Kıyas bile kabul etmez. Onlar ülkeyi borçlandırdı, biz borçları ödedik. Çiftçi kardeşim sen Ziraat Bankası'ndan bir avuç krediyi yüzde 59 faizle alıyordun. Şimdi 0,7 aralığında alıyorsun. Esnaf kardeşim sen halk bankasından yüzde 5, ila yedi arasında alıyorsun. O zaman ki krediye göre 5-10 kat farkla alıyorsun. Bu ülkenin bizim aziz bayrağımızın bizim pasaportumuzun itibarını yerlerde süründürdüler. Biz geldik ülkemizin bayrağımızın tl mizin pazaportumuzun itibarını iaede ettik.

Kardeşlerim; bizim için milliyetçilik millet için hizmet üretmek, milletin ihtiyaçlarına cevap vermektir. Her sasah, çocukları sıraya dizip yağmurun sıcağın karın altında 33’lü ıllardan kalma soğuk savaş döneminin demir perde ülkelerini hatırlatan sloganlar attırmak milliyetçilik değildir. Milliyetçilik o çocuklara okuyacakları okul inşa etmektir. O çocuktlara insanca eğitim görecekleri sınıf, en modern eğitim imkanlarını sunmaktır. En önemlisi de çocuklara slogan attırmak değil, onlara vizyon, ufuk sunmaktır. Onlara güçlü bir Türkiye bırakmaktır. Şimdi okullara, akıllı tahtalar, tablet bilgisayarlar gelmeye başladı. milliyetçilik bu. Öyle kafatası milliyetcçiliğiyle ülkeler kalkınmaz. Bunlar tarihleri boyunca ne yaptılar. Türküm dediler, ama Türkiye'nin itibarını yerlerde süründürdüler. Doğruyum dediler, çalışkanım dediler yan gelip yattılar. Kardeşler bal bal demekle ağız tatlanmaz. Balı yersen ağız tatlanır. Lafla peynir gemisi yürümez. Mesele slogan atmak değil, iş yapmak. Biz iş yapıyoruz, eser üretiyoruz, ülkenin ve milletin gücüne güç katıyoruz. Biz bunlara laf yetiştirmeye uğraşıp hizmetten geri durmayacağız. Artık ana muhalefetin de yavru muhalefetin de liderlerinin ismini ağzıma almayacağım dedim o işleri tamamen genel başkan yardımcılarıma bıraktım. Yormaya gerek yok kendimizi. Karacaoğlanın çok anlamlı bir nasihatı var. Diyor ki Karacaoğlan, mecliste arif ol, kelamı dinle. El iki söylerse sen birin söyle. Elinden geldikçe sen iyilik eyle. Hatıra dokunup, yıkıcı olma. Biz Adanalı Karacaoğlan'a kulak verecek, iş üretüecek, yıkıcı değil, yapıcı olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin tershanelerinde yerli imkanlarla inşa edilen ikinci savaş gemimizi deniz kuvvetlerine teslim ettik. 2004 yılında milgem adı verilen projeyi başlattık. Önceki hafta da 2. gemimizi yaptık. Şu anda 2 geminin daha inşasına başladık. Tüürkiye dünyada kendi savaş gemisini üreten 10 ülkeden biri konumuna yükseldi. 2003 yılından önce ordumuzun ihtiyaçlarının yüzde 75’i ithalatla sağlanıyordu. Şu anda bir çok ihtiyacı içerde üretiyoruz. Yüzde 50’den fazlasını yerli imkanlarla artık kendimiz üretiyoruz. Hayalleri hedefe, hedefleri gerçeğe dönüştürüyoruz. Türkiye yi güçlü bir ekonomi, güçlü bir demokrasi üzerine geleceğe taşıyoruz.

Bizim bir kulağımızda Rabia’dadır. Orada olanları da unutmayız. Nerede zulüm varsa biz onların karşısındayız. Çünkü zuilme rıza zulümdür. Asla biz zalimlerle bir arada olmamayız. Demokratikleşme paketi inşallah Türkiye de hem demokrasiye, hem ekonomiye hem de kardeşliğimize güç katacak. Ne denildiğine değil sizin ne dediğinize bakarız. Milletim ne diyor, adana ne diyor biz buna bakarız. Milletimiz bize yetki verdi, görev verdi. Bir amenet yükledi. O emanetin hakkını veriyor, görevimizi yapıyoruz. Sizin istemediğinizi biz de istemeyiz. Sizin onaylamadığınızı biz onaylamayız. Hakkını hukukunu temel hak ve özgürlüklerini pazarlık konusu yapmayız. Parti programımızda, hükümet programlarımızda, seçim programlarımız da ne dediysek bu gün de sadece onu yapıyoruz. 11 yıl boyunca her reforma karşı çıkanlar, korku senaryosu üretenler bugünde aynısını yapıyor. Onlar kaybedecek. Şunu da bilin ki Türkiye kazanacak. Hiç endişeniz olmasın. Değişime direnenler, statükoyu savunanlar, türkiyeyi haklarından mahrum edenler, kardeşlyiğin önünü tüıkayanlar kaybedecek. Ama Türkiye kazanacakt. Ekonomi kazanacak, demokrasi ve kardeşlik kazanacak. Bu paketin de ülkeme ve milletime hayırdlı olmasını diliyorum."

 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Teröristbaşı Fetullah Gülen'in 17 Aralık darbe girişimi pişmanlığı
Türkiye
Akdeniz'de deprem meydana geldi!
Dünya
'Stockholm sendromu'nun son örneği: İşgalcisinin adını bebeğine verdi!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu