E kardeşim aya da çıksan!

E kardeşim aya da çıksan!


Hayat bana ciddi durunca komik, komik olunca da ciddiye alındığımı öğretti…

Kimine göre agresif, kimine göre aykırı. Baktık kimse kategorize edemedi, biz de yazar Bülent Akyürek'e sorduk, kim olduğunu.

Bülent Akyürek kimdir? 

Kimdir kısmı herkese göre değişir. Onu Google’dan da öğrenebilirsiniz ama “Bülent Akyürek nedir? derseniz bir şeyler söylerim. Bülent Akyürek nedir? Öyleyse… 

Ben on yedi yaşından beri yazıyorum. İnsanlara kızıp edebiyatı bırakarak kâğıt topladığım, garsonluk yaptığım zamanları saymazsak hep yazdım, yazarak karnımı doyurup çayımı içtim, ilaç aldım. Türkiye’de bağımsız yazar olmak, bağımsız olduğun için küfür yememek her yazara nasip olmaz.

 Yeri gelince herkesi eleştiriyor veya sevebiliyorum ama daha çok tartışma zamanlarında tutkal gibi birleştirebiliyorum. Hiçbir kesime hakaret etmedim, ben de dünya va ahiret görüşünü değiştirmiş bir insanım, insanların farklı düşüncelerine kızamıyorum. Kitaplarımı okuyanlar bana fıkıh, ilmihal soruyorlar, oysa benim eserlerim, konuşmalarım İslam felsefesiyle doludur. İnsanların yaşam ve inanç arasındaki çarpıklıklarını bazen agresif, bazen mizah, bazen de şiirle göz önüne seriyorum. 

Komik olmaktan korkmuyorum… Ciddi kitaplar yazmış, yüzlerce konferans düzenlemiş bir yazar komik olmaktan korkmaz mı? Hayat bana ciddi durunca komik, komik olunca da ciddiye alındığımı öğretti. Karizma denen şeye hiç sempatim olmadım. 

Gençlerle iç içe yaşadım. Çay içtim, daha doğrusu çay içmeyi öğrettim. Mesela ben çay içmeyi otuz yılda öğrendim. Çay içmeyi becerdikten sonra ayağa kalkıp dünyayı değiştirmeye aday olabilirsiniz. Bununla ilgili yazılarımı googl’dan bulabilirsiniz: “21 adımda çay içme sanatı” . 

Evet, komik olmak zordur. Komik olmak ama ciddiye alınmak. Aslına bakarsanız çok büyük acılar yaşarken mizahla tedavi ediyorum kendimi. Benim en büyük mizahi cümlelerim birkaç aylık gözyaşından sonra çıkmıştır, gerçek söylüyorum… 

Dünyayla kavgası neden?  Medeniyetle alıp veremediği ne?

 Medeniyetle değil, Batı’nın yaşam tarzı, teknolojik öğürmelerle savaşıyorum. Diyorum ki mesela: E kardeşim Aya da çıksan Kurban Bayramı’nda memleketine dönüp ananın elini öpeceksin

Ateistken neden o rahatlığı bırakıp İslama döndünüz? 

Ben aklımla bir yere dönmedim. Okudukça dinden çıkmıştım. İlahi bir yardımla, rüyayla ahiret görüşüm değişti. Birkaç yıl öncesine kadar romantik bir romancıydım. Geçmişi çöpe attım. Kavga kitapları yazdım, yüzlerce baskı yapanlar var: İÇİNİZDEKİ ÖKÜZE OHA DEYİN, ÖĞLEN NAMAZINA NASIL KALKILIR, GÜZEL ve ETKİLİ SUSMA SANATI, YILGIN TÜRKLER… Yıllardır kavga veriyorum. Müslümanlar kendi aralarında paramparça, her gün küsleri barıştırmaktan canım çıkıyor… Ama güzel, daha anlamlı bir hayat yaşamak daha doyurucu… 

Son zamanlarda da meşhur şiirleri değiştirip yüz binlerce insanı güldürdün, neden?

 Şunu anlatmaya çalışıyorum: Nazım Hikmet, Karakoç, Atilla İlhan’ın çok dramatik şiirlerini ters çevirince güldürebiliyorsunuz. Yani her gözyaşının arkasından güneş doğar, sabredin diyorum. Bunu da büyük bir risk alarak şiirle söylüyorum, ben kim şiir kim? 

Konferanslar başladı mı?

Evet başlıyor, yakın zamanda evden çıkıp Haziran’a kadar üniversiteleri gezeceğim yine…

Son sözünüz ne olacak? 

Haftaya New York Times’da röportajım var, son sözümü orada söyleyeceğim. 

Röportaj:  Saliha Eren
Haberseyret

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

11°
Detaylı Hava Raporu