Türkmenler'in güvenli bölge arayışları

Türkmenler'in güvenli bölge arayışları


Esed rejiminin Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak Türkmen bölgesine yönelik saldırılarından kaçan çok sayıda kişi, Suriye'nin Türkiye sınırı yakınlarına sığınarak hayatta kalmaya çalışıyor.

Yoğun saldırıların yaşandığı Bayırbucak Türkmen ve Cebel Ekrad bölgelerinden kaçan çok sayıda kişi, Suriye'nin Türkiye sınırı yakınlarında güvenli gördükleri yerlere sığınıyor.

İç savaşın başladığı günden bu yana yaşadıkları yerleri terk etmeyen bazı Suriyeliler, Esed güçlerinin son günlerde Rusya'nın da desteğiyle Bayırbucak Türkmen bölgesine düzenlediği hava destekli kara harekatının ardından göç etmeye mecbur kaldı.

Bombardımanın sürdüğü köylerini terk eden Bayırbucak Türkmen ve Cebel Ekrad bölgelerindeki siviller, çocuklarıyla çıktıkları yollarda büyük sıkıntı yaşıyor.

Göç edenlerden kimileri daha önce sınıra yakın bölgelerdeki köylere gelen akrabalarının yanına yerleşirken, kimileri de ormanlık alanda yardım dernekleri tarafından verilen çadırlara sığınıyor.

Soğukların etkili olduğu yörede yatak ve battaniye bulmakta güçlük çeken çoğunluğunu Türkmenlerin oluşturduğu sivillerin tek tesellisi ise canlarını kurtarmaları.

"Yaklaşık 40 bin kişi göç etti"

Suriye Türkleri Derneği yardım dağıtım sorumlusu Muhammed Kömürcü, özellikle son bir ayda Rusların saldırılarının ardından bölgede göçün arttığını belirtti.

Türkiye sınırına yakın noktalara Bayırbucak Türkmen bölgesinin yanı sıra Halep, Hama ve İdlib'ten de gelenlerin olduğunu ifade eden Kömürcü, şöyle devam etti:

"Suriye'nin Türkiye sınırına yakın, insanların güvenli gördüğü bölgeler sürekli göç alıyor. Göç o kadar yoğun ki 40 köy, 2 köye sığdı diyebiliriz. Yaklaşık 40 bin kişi göç etti. Halep, Hama ve İdlib'ten de gelenler var. Çadırlarımız bu insanları almaya yetmiyor. İnsanlar ağaçların altında derme çatma çadır kurarak yaşam mücadelesi veriyor. Bir çadırda 10-15 kişi kalıyor. Bölgeye acilen, çadır, yatak, battaniye ve gıda malzemesi gönderilmeli.''

Kömürcü, bölgeye daha önce gelenlerin kurduğu çadırlar bulunduğunu ancak bunların zaman içerisinde kullanılamaz hale geldiğini vurguladı.

Evlerini terk eden sivillerin sınıra yakın bölgede kısıtlı imkanlarla hayatlarını sürdürmeye çalıştığını anlatan Kömürcü, Türkmenlere yardım etmeleri için hayırseverlere çağrıda bulundu.

"Köyümüze yağmur gibi bomba düşüyordu"

En küçüğü bir yaşında 4 çocuğuyla güvenli bölgeye gelen Muhammed Molla da bombaların, köylerine adeta yağmur gibi düştüğünü söyledi.

Helikopterlerin, hareket eden her şeye ateş açtığını anlatan Molla, "Sürekli bomba atıldığı için araçla gelemedik. Ağaçların altından, dereleri, tepeleri geçerek zorlu bir yolculuğun ardından geldik. Yanımıza aldığımız kıyafetler vardı, onları da yorgunluk nedeniyle bırakmak zorunda kaldık. 10 kilometre yürüyerek sınıra geldik" diye konuştu.

Molla, daha önce bölgeye gelen kuzeninin çadırına yerleştiklerini, çaresizce beklediklerini belirtti.

Çadıra ihtiyaçları var

Bayırbucak Türkmenlerinden Tahsin Abdo ise yaklaşık 4 yıldır köylerinin bombalandığını ancak saldırıların son bir ayda arttığını kaydetti.

Kaçmaktan başka çarelerinin kalmadığını ifade eden Abdo, biri 2, diğeri 5 yaşında iki çocuğu ve eşiyle naylondan kurdukları çadırda kaldıklarını anlattı.

Bölgede en büyük ihtiyacın çadır olduğunu dile getiren Abdo, "Yaklaşık 3 gündür burada yaşıyoruz. Battaniye ve biraz gıda vardı, onlarla idare ediyoruz. Daha önce gelen yakınlarımız bizimle ekmeğini paylaşıyor. Türkiye'den de bazen yardım geliyor. Akşamları soğuk oluyor. Yeni bir çadıra ihtiyacımız var ama canımızı kurtardığımız için mutluyuz. Bombardıman biterse evimize döneceğiz. Bizim gibi yüzlerce insan burada perişan" dedi.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Doğan'ın şantaj itirafı
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
İsrailliler Netanyahu'nun heykelini yıktı

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu