Rusya vurdu İsrail'e yaradı

Rusya vurdu İsrail'e yaradı


Rusya, Suriye’de Esed rejimine hareket alanı açarken, sıcak çatışmalarda adı bile geçmeyen İsrail bölgede en çok avantaj sağlayan ülke oldu.

Filistinlilere yönelik sokak katliamlarını artıran Tel Aviv yönetimi, diğer taraftan Rusya ile ilişkileri en üst seviyeye çıkarmış durumda. Hal böyle olunca Hamas’ın “İsrail’in Filistin halkı ve mukaddesatlara yönelik ihlallerine son vermesi” için Rusya’dan istediği yardım, gerçekleşmesi imkansız bir talep olarak görülüyor.

Ortadoğu'daki dengeler Rusya'nın Suriye'ye müdahalesi ile birlikte içinden çıkılmaz bir hal aldı. DAEŞ'e karşı mücadele söylemiyle bölgeye giren, ancak Beşşar Esed rejimini ayakta tutmak için her türlü askeri desteği veren Rusya, bu süreçte İsrail'i en yakın müttefiklerinden biri olarak görüyor. Tel Aviv'le işbirliğini pekiştiren Moskova, diğer müttefiki İran'ın “en büyük düşmanı" olarak görülen İsrail'i yeni denklemde yanına çekmeye devam ediyor.

GÜVEN VERMİYOR

DAEŞ'le mücadele kapsamında, Rusya, İran, Irak ve Suriye'den oluşan “dörtlü ittifak"a İsrail'in de dahil edildiği haberleri bölgedeki rahatsızlığı artırırken, son olarak Hamas'ın sokak katliamlarını artıran İsrail'e karşı, yine Tel Aviv dostu Rusya'dan yardım istemesi, kafalardaki soru işaretlerini artırıyor.

Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal, önceki gün Rusya'dan, “Filistin topraklarındaki ihlallerine son vermesi için İsrail'e baskı yapmasını" istedi. Hamas hareketinin resmi internet sayfasından yapılan açıklamada, Meşal'in Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı ve Ortadoğu ile Afrika ülkeleri Özel Temsilcisi Mihail Bogdanov ile telefonda görüştüğü ve İsrail'in Filistin halkı ve mukaddesatlara yönelik ihlallerine son vermesi için Rusya'dan bu ülke yönetimi üzerinde baskı oluşturmasını istediği belirtildi.

HIZLI ORTAKLIK

Bogdanov'un da Hamas liderine Filistin topraklarında yaşananlardan duyduğu rahatsızlığı ifade ettiği ve ülkesinin bu konuda çaba harcayacağı sözü verdiği ifade edildi. Ancak Rus yetkilinin açıklamaları, İsrail'le ilişkilerin en üst seviyeye çıktığı bir sırada Filistin halkı adına adım atılacağına dair bir beklenti oluşturmadı.

Moskova-Tel Aviv hattında trafik, Rusya'nın Suriye'deki hava saldırılarının hemen öncesinde yoğunlaşmıştı. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Moskova'da görüştüğü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e Ortadoğu'daki gelişmelerle alakalı endişelerini ileterek, Suriye ve İran'ın, Golan Tepeleri'nde İsrail'e karşı ikinci cephe oluşturmaya çalıştığını savunmuştu. Beşşar Esed yönetimi adına söz veren Putin ise, “Suriye ordusu ikinci cephe açacak durumda değil, ülke bütünlüğünü korumaya çalışıyorlar" diyerek Netanyahu'yu sakinleştirmişti. Bu görüşmeden günler sonra, yani 30 Eylül'de Rusya'nın Suriye'ye fiili müdahalesi başladı. Bu süreçte ilişkilerini sıklaştıran Rus ve İsrailli yetkililer, Suriye'de düzenlenen hava operasyonlarında “kaza" yaşanmaması için üst düzeyde görüşmeye devam ediyor. Öte yandan Rus ve İsrailli savaş pilotları, Suriye hava sahasında oluşabilecek tehlikeli durumların önüne geçilmesi için uçuş güvenliği eğitimlerine de başlamış durumda.

Dörtlü İttifak'ta Tel Aviv sızıntısı

Filistin halkını rahatlatmak şöyle dursun durumu daha da karmaşıklaştıran Rusya-İsrail ortaklığının diğer ayağı Irak'a da uzandı.

Irak Parlamentosu'ndaki en büyük Sünni grup “Ulusal Güçler Koalisyonu", Irak'ın DAEŞ ile mücadele için Rusya, İran ve Suriye'den oluşan ittifaka İsrail'in de katıldığı gerekçesiyle karşı olduklarını belirtti. Ulusal Güçler Koalisyonu adına yazılı açıklama yapan milletvekili Zafir el-Ani, “Irak Parlamentosundaki Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkanı Hakim ez-Zamili'ye gönderdiğimiz mektupta Siyonist varlık (İsrail) ve dörtlü ittifak nedeniyle özellikle askeri koordinasyon bahanesiyle Irak'a da yayılacak Suriye konusundaki kaygılarımızı dile getirdik" dedi.

Ani, böyle bir girişimin, Filistinli halkının İslami kutsallar için direniş gösterdiği bir dönemde yaşanmasını ihanetle eşdeğer bulduklarını da ifade etti. Başkent Bağdat'ta Irak, Suriye, Rusya ve İran'a bağlı güvenlik uzmanlarının katılımıyla dörtlü istihbarat odası oluşturulmuştu. Ulusal Güçler Koalisyonu, İsrail'in de bu ittifaka katıldığını öne sürüyor.

Kaynak: Yeni Şafak 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu