Davutoğlu: ’Yanlarında mıydınız?’

Davutoğlu: ’Yanlarında mıydınız?’


Başbakan Ahmet Davutoğlu Ankara’daki bombalı saldırı ile ilgili iddiaları; ’Orada anlatılan her şey yanlıştır, hepsi yalandır. Siz yanlarında mıydınız? Eğer bilginiz varsa, yazmadan önce emniyet birimlerine söylemeniz lazım. Vatandaşlık, sorumluluk bilinci gerektirir.’ ifadeleri ile eleştirdi.

“78 MİLYONU ORTAK BİR HİSTE BULUŞTURDUKTAN SONRA HAYATIN NORMAL SEYRİNE DÖNMESI LAZIM”

Başbakan Davutoğlu, Ankara Garı önünde yaşanan patlama nedeniyle yapılmayan mitingler ve bugün Bursa’da yaptığı mitingle ilgili olarak, “Saldırı sonrası yaptığım açıklamada 3 günlük milli yas ilan ettik. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın defin işlemlerini ve taziyelerini yapılabileceği bir süre. Bu 3 günlük yasın milletçe bu acıyı yaşamak bu acıyı paylaşmak, paylaşmak suretiyle de bu acıyı silmek amacını güttük. Teröristlerin bir hedefi vardır o da; bir kaos ortamı ortaya çıkarmak ve o kaos ortamı üzerinden paniğe milleti bir güvensizliğe yeise sebep olacak şekilde bir belirsizlik ortamı çıkarmak. Acı paylaşıldıktan sonra demokratik ülkelerde hayatın ritmi normal seyrini kazanıyorsa, ama maalesef bazı komşu ülkelerde aksine terör kendi kısır döngüsünü oluşturup daimi bir hal alıyorsa, bizim burada tercih edeceğimiz yol ve yöntem terörün etkisini azaltmak bakımından önemli. Hem acıyı paylaşacağız ama acıyı paylaşıp 78 milyonu ortak bir histe buluşturduktan sonra hayatın normal seyrine dönmesi lazım. Batı gelişmiş demokrasilerinde nasıl oluyorsa, bizde de aynısı olması, hepimizin normal ritme dönmesi lazım. Bugün dikkat edilirse müzik çalmadık, herhangi bir coşku ifadesinde bulunmadık. Mitingde vaatlerimizi ve oy talebimizi dile getirmedik. Sadece Bursa ile ilgili yatırımlardan bahsettik. Önümüzdeki mitinglere aynı ülsupla devam edeceğiz. Biz meydanı boş bırakırsak teröristler ‘bakın oluşturduğumuz hava etkisini göstermeye başladı’ diyerek aşırı bir cesarete yönelir” dedi.

“ORADA ANLATILAN HER ŞEY YANLIŞTIR, HEPSİ YALANDIR”

Patlamayla ilgili son gelişmeleri ve bazı basın organlarında yer alan iddiaları değerlendiren Davutoğlu, “İner inmez Ankara Valimizden ve İçişleri Bakanımızdan kapsamlı bir brifing daha aldım. Soruşturma ciddi şekilde derinleştiriliyor. Bir takım bağlantılar daha açık bir şekilde ortaya çıkmaya başladı. Olay olduğunda buz dağının görünen kısmı ortaya çıkar. Devlet olmak sathi, yüzeysel değerlendirme değil, kökle ilgilenmeyi gerektirir. Biz şu anda görünen piyonları büyük ölçüde tespit ettik. Şimdi piyonların ikinci kademesine ulaşıyoruz. Bunu gururla ifade etmek isterim ikinci kademede de bazı unsurlara ulaştık. Oradan başka bağlantılara ulaşmak için yoğun çaba sarfediyoruz. Bugün bir gazetede 3 günlük ihmal diyerek, bir hikaye anlatılıyor. Bu gazetenin temsilcisinin de bulunduğu toplantıda bu konudaki haberlere dikkat edilmesi ricasında bulundum. Bu olayın seyriyle ilgili bildiğimiz detayların tümünü soruşturmanın selameti nedeniyle paylaşmayız. Ama orada anlatılan her şey yanlıştır, hepsi yalandır. Siz yanlarında mıydınız? Eğer bilginiz varsa, yazmadan önce emniyet birimlerine söylemeniz lazım. Vatandaşlık, sorumluluk bilinci gerektirir. Böyle medya kültürü, çağdaş demokrasilerde olmaz. Size anlatan hikayeyi olmuş gibi anlatıp, milleti paniğe sevk edip, emniyet birimlerine güvensizlik telkin edersiniz. Ondan sonrada yayın yasağı neden geliyor? Aynı gazetenin yaptığı bir yayın sebebiyle, orada yayımlanan bir isim sebebiyle bütün bu bağlantıları sağlayan en önemli aktörlerden birisi kaçtı elimizden. Peşindeyiz. Bunu nasıl yaparsınız? Biz terörsitlerin Ankara’ya ne zaman geldiğini biliyoruz. Hangi araçla geldiklerini, kimlerin aracılık yaptığını biliyoruz. Ben bunları söylemem. Buz dağının altına inmek lazım. Buzdağının altını saklamak isteyen birileri bu gazeteye güya bilgileri veriyor, o bilgiler verilirken bazı unsurlar kaçıyor. Bu gazeteye sesleniyorum; kim size bu bilgileri verdiyse vatandaşlık bilinci içerisinde gelin bize bu bilgiyi verenleri aktarın. Bu gazetecilik gizliliği falan değildir. O bilgileri verenler, bu teröristlerle irtibatta olanlardır. Çünkü yapmak istedikleri aynı şey. Doğruluğu ispat edilirse, o zaman ayrı bir bazda konuşuruz. O zaman ben bana verilen bilgileri check ederim” diye konuştu.

“KILIÇDAROĞLU’NA DA BİRİLERİ BİR ŞEYLER FISILDIYOR”

Aynı konu üzerinden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Başbakan Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Biz emniyeti engelliyormuşuz. Şimdi söylüyorum, Sayın Kılıçdaroğlu’na da birileri bir şeyler fısıldıyor. Bir tek emniyet birimi çıkıp benim elim tutuluyor derse, çıksın o söylesin. Sayın Kılıçdaroğlu’na birileri çıkıp bizim elimiz tutuluyor diyorsa o emniyet görevlisi bürokratik etiğin dışına çıkmıştır ve açık bir şekilde ana muhalefet partisi üzerinden milleti emniyet görevlilerine karşı tahrik etme amacı güdüyor demektir. O zaman da emniyet içine sızmış bazı odaklardan bahsetmek gerekir. Aynen Cizre’deki sürükleme olayını yapan odaklar gibi. Sayın Bahçeli’ye dün televizyonda sorulmuş ‘hükümet ne yapmalı?’ diye. Hiçbir şey yapmasın anlamında ‘sadece askeri ve emniyeti bıraksın onlar yapar’ demiş. Böyle siyaset yapılır mı? Asker ve emniyet demokratik olarak seçilmiş hükümetin emrindedir. Bu ülkenin her santimetre karesinde olan olayı biliriz biz. Asker ve emniyet birimlerimize şöyle söyledim; gün bugündür. Hazırlıklarının talimatı vermiştik. Yaptığınız hazırlıklarla sorumluluk bana ait ama milletin güvenliğini sağlamak sizin. Tek bir konuda tereddüt etmeyeceksiniz.”

“MEDYA VE MUHALEFET LİDERLERİNE ÇAĞRIM ŞU; BİZİ ELEŞTİRİN AMA YÜRÜYEN SORUŞTURMAYA ZARAR VERMEYİN”

Olayla ilgili iddianamenin en kısa sürede savcılık tarafından hazırlanacağını kaydeden Davutoğlu, “AK Parti döneminde hiçbir meselenin üstü örtülmedi. Hiçbir mesele başı boş bırakılmadı. Failler konusunda yüzde 100’e yakın bilgimiz var. Şimdi arkasındaki irtibatları tek tek çıkartacağız. Son derece ilginç irtibatlar bulunuyor. Kimlerin eli kimin cebinde bunu herkes görür. PKK’yı savunmak size mi kaldı Sayın Kılıçdaroğlu? PKK yurt sathında polise, askere saldırırken bu olayda PKK bağlantısı yok demek size mi kaldı? Biz biliyoruz, bu işin içinde DEAŞ var. Hem de temel aktör olarak var. Ama o piyonları kimlerin harekete geçirdiği konusunda biz sonuna kadar buz dağının dibine kadar. Ne seçim buna engel olur ne de diğer şeyler. Medya ve muhalefet liderlerine çağrım şu; bizi eleştirin ama yürüyen soruşturmaya zarar vermeyin”ifadelerini kullandı.

“HEPSİNİN İÇ İÇE GEÇTİĞİ VE HERKESİN TEK BİR BOYUTUNU GÖRMESİNİ BİRİLERİNİN ARZU ETTİĞİ TERÖR TEHDİTİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

Kullandığı “kokteyl terör” kavramıyla terör örgütlerinin ortaklaşarak Türkiye’ye tehdit oluşturma çabalarını mı kasettiğiyle ilgili soruya Davutoğlu, “Burada ilkesel ve operasyonal olarak kastediyorum. İlkesel olarak kastettiğim terör örgütlerinin hepsi aynı kaptan su içerler. PKK şu anda Türkiye’de ne ister? Kaos ister. DEAŞ ne ister? Kaos. DHKP-C ne ister? Kaos. DEAŞ terör örgütünün içerisinde Suriye rejim unsurları var. DEAŞ ortaya çıkarken, Suriye hapishanesinden salıverilen bir takım canilerin üzerlerine kuruldu. DEAŞ’ın kaynağı yabancı savaşçılar değil, yabancı savaşçılar sonra katıldı. Ebu Guryeb hapishanesidir Irak’ta. Bağdadi orada yetişmiştir. Diğeri de Suriye hapishanesinde yetiştirilenlerdir. DEAŞ’ın içinde rejim unsurları var. Aynı şekilde PYD ve PKK’nın içine sızmış rejim unsurları olduğu gibi başka ülkeden istihbarat ajanları var. Suriye sathında işbirliği yaparak alan paylaşımı yapıyor bu güçler. Türkiye’de kaosu kim ister şimdi? Suriye rejimi ister. Suriye rejiminin DEAŞ içindeki sızmış unsurları ki biz biliyoruz bunları kullanamaz mı DEAŞ olarak? PKK’ya karşı operasyonlar başarıyla giderken başka bir terör tehditinden en fazla kim hoşlanır? PKK hoşlanır. Bu bombacıların bütün irtibatlarını ortaya çıkaracağız. Kokteyl terörden kastettiğim bu. Hepsinin iç içe geçtiği ve herkesin tek bir boyutunu görmesini birilerinin arzu ettiği terör tehditiyle karşı karşıyayız. 20 Temmuz Suruç saldırısı DEAŞ, Adıyaman’da PKK harekete geçti. 21 Temmuz İstanbul’da DHKP-C harekete geçti. 22 Temmuz Ceylanpınar’da PKK iki polisimizi öldürdü. 23 Temmuz DEAŞ sınırda bir askerimizi şehit etti. Allah aşkına bunlar nasıl aynı anda harekete geçtiler? Bunlara nüfuz etmiş birileri Suriye ve Irak’tan sonra Türkiye’de de kaos çıkarma vakti. Çünkü Türkiye’de 7 Haziran’dan sonra bir yönetim boşluğu var” yanıtını verdi.

 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu