Stres ve üzüntü 'zona'ya yol açıyor

Stres ve üzüntü 'zona'ya yol açıyor


Cildiye Uzmanı Dr. S. Hande Öcal, halk arasında ‘gece yanığı’ olarak da bilinen ‘zona’nın ortaya çıkmasında stres ve üzüntünün ilk planda yer aldığını söyledi.

Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Cildiye Bölümü’nden Uzm. Dr. S. Hande Öcal, zona hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Uzm. Dr. Öcal, “Çocukluk dönemi bulaşıcı hastalıklarından biri olan suçiçeği ilerleyen yaşlarda yeniden karşınıza çıkabilir. Varicella zoster isimli virüsün yol açtığı hastalığın yetişkinlikteki adı ‘zona’dır. Halk arasında ‘gece yanığı’ olarak da bilinen ve şiddetli ağrılara yol açan zonanın ortaya çıkmasında stres faktörleri ilk planda yer almaktadır” dedi.

ZAYIF BAĞIŞIKLIK HASTALIĞI TEKRAR GETİRİYOR

Aşı olunmasına rağmen virüsün vücuttan tamamen atılamadığını belirten Öcal, “Hastalık duyusal sinir köklerinde ömür boyunca uyku halinde saklı kalır. İlerleyen yaş ve kronik hastalıklar ya da enfeksiyonlar nedeniyle zayıflayan bağışıklık sistemi, hastalığın yeniden uyanmasına neden olur. Hastalığı tetikleyen diğer nedenler bazıları ise stres, depresyon, üzüntü ve aşırı yorgunluktur. Bu etkenlerle virüs yeniden aktive olduktan sonra hızla deriye ilerler ve ağrı, yanma, kaşınma, kızarıklık, su dolu kabarcıklar şeklinde döküntülere yol açar” diye konuştu.

AĞRI KESİCİ İLAÇLARLA HAFİFLEMEYECEK KADAR ŞİDDETLİDİR

Cildiye Uzmanı Dr. S. Hande Öcal şu bilgileri verdi: “Ağrının şiddeti ve süresi hastanın yaşına ve bağışıklık sisteminin durumuna göre değişebilir. Genellikle birkaç gün önce ağrı, yanma kaşınma şeklinde şikayetler başlar. Bağışıklık sistemi güçlü olan kişilerde şikayetler oldukça hafiftir. Yaşlı ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ise şikayetler uyku uyutmayacak kadar, hatta ağrı kesici ilaçlarla hafiflemeyecek kadar şiddetli olabilmektedir. Hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasında bazen değişiklikler olabilir. Hastalık, döküntülerden önce şiddetli ağrı ile de kendini gösterebilir. Bu durum, ağrının olduğu bölgeye göre sıklıkla kalp krizi, böbrek taşı veya apandisit ile karıştırılabilmektedir. Böyle durumlarda deri döküntüleri genellikle ağrı başladıktan birkaç gün sonra ortaya çıkmaktadır. Ağrı ve döküntülerin kontrolü açısından tedaviye erken başlanması büyük önem taşımaktadır. İlk 96 saat içinde yapılan etkili tedavi; döküntü, ağrının şiddeti ve zonanın uzun dönem etkilerini hafifletme ve azaltmaktadır.”

YAŞ FAKTÖRÜ ZONA DÖKÜNTÜLERİN ŞİDDETİNDE DE FARKLILIKLARA YOL AÇABİLİR

Yaş faktörünün zona döküntülerin şiddetinde de farklılıklara yol açabildiğini ifade eden Uzm. Dr. Öcal, “Döküntüler vücudun herhangi bir yerinde olabilir. Ancak tipik olarak vücudun bir yarısında görülür. Yaş faktörü, bağışıklık sistemi ve kişinin yandaş bir hastalığı olup olmadığı döküntülerin şiddetinde de farklılıklara yol açabilir. Bağışıklık sistemi güçlü ve genç hastalarda birkaç tane böcek ısırığını andıran kabarcıklar şeklinde olabilirken, yaşlı ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde yanık benzeri içi su veya kan dolu kabarcıklar halinde görülebilir. Hastalık genç hastalarda 2-3 haftada, yaşlı kişilerde ise 6-8 haftada iyileşir. Zona hastalarının büyük çoğunluğu hastalığın herhangi uzun süren etkilerini yaşamazken, yaklaşık yüzde 3’ünde zonaya bağlı nöropati denilen uzun dönemde gerileyen bazı etkiler ortaya çıkabilmektedir” şeklinde konuştu. 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Evlat acısını dördüncü kez yaşadı
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Suriye'ye 100 tonluk yardım

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu