Demirtaş milletin aklı ile alay ediyor!

Demirtaş milletin aklı ile alay ediyor!


HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, 6 aydır yurt içi ve yurtdışında işbirliği yaptığı malum çevrelerle ortak bir misyon yürüttüğünü belirten Haber 7 yazarı Mehmet Acet, bu ortak misyonun tek hedefinin Ak Parti olduğuna vurgu yaparak, Demirtaş'ın dünkü açıklamasında kelime oyunlarıyla hedef saptırıp milletin aklı ile alay ettiğini aktardı.

Acet'in yazısının devamı şöyle;

Demirtaş, bir dönem ‘barış partneri’ olarak hareket ettiği bu partiye karşı saldırgan bir üslup ve tehdit dili ile konuşmaya devam ediyor.

En son, partisinin binalarına saldıran, yakıp yıkanların kimlikleri yaptıkları el işaretlerinden kolayca anlaşılabileceği halde, O yine sadece Ak Parti’yi hedef aldı.

Aynı saldırgan üslupla ve tehditler savurarak yaptı bunu.

Peki bunun sebebi ne?

İşin aslı, Demirtaş bir süredir tedavülde tutulan bir projenin sözcülüğünü yapıyor.

Son dönemde sık sık gittiği Avrupa Başkentlerinde kulağına “neden çözüm süreci ile yetiniyorsunuz ki? İktidar partisi ile barış partneri olma fikrinden vazgeçerseniz daha fazlasını yapabilir, daha iyisini elde edebilirsiniz” diye fısıldanıyordu.

Çözüm süreci en nihayetinde eşit vatandaşlık ve demokratik siyasetten daha fazlasını vaat etmiyordu.

Halbuki Demirtaş’a “Ak Parti’yi güçten düşürmeye muktedir olursanız daha fazlası var” dendi.

Daha fazlası PKK’nın Güneydoğu illerinde Suriye’dekine benzer sözde Kantonal Bölgeler oluşturması fikriydi.

Devletin polisi oralardan çekilecek, PKK’lılar bu işi yapacaktı.

Ama bunun için Ak Parti’nin güçten düşmesi iktidardan uzaklaşması gerekiyordu.

Çünkü Ak Partili bir Türkiye’de çözüm sürecinin vaat ettiği demokratik siyaset ve eşit vatandaşlıktan daha ötesi yoktu.

Haliyle Ak Parti güçlü olmaya devam ederse, öbür projenin, yani Suriye’yi Türkiye’ye taşıma projesinin başarılı olma şansı da yoktu.

PKK’nın da, HDP’nin de, Demirtaş’ın da Ak Parti’ye karşı aldıkları saldırgan pozisyonun tek sebebi budur

7 Haziran’da bu anlamda önemli bir mevzi elde edilmişti.

Ak Parti tek başına iktidar olabilecek çoğunluğu kaybetmişti.

Ortaya üst aklın, PKK’nın, HDP’nin ağzını sulandıran bir tablo çıkmıştı.

Gerçi MHP lideri Bahçeli’nin aldığı pozisyon nedeniyle her şey yolunda gitmemişti ama istikamet yine de belliydi.

Şimdi bandı başa sarıp Demirtaş’ın dünkü konuşmasına dönelim.

HDP Eş Genel Başkanı dün kelime oyunlarıyla hedef saptırıp şöyle bir şey dedi.

“Bu savaşın başlamasında büyümesinde karar alma sürecinde biz yokuz. Ne karar vericisi olduk ne destekleyicisi olduk.

HDP’nin zerre kadar çok şükür kararı yoktur. Karar cumhurbaşkanı ve başbakan tarafından veriliyor"

Avukatlık geçmişinden gelen bir meziyet olmalı bu.

Kelime oyunları yapıp, gerçeğin üzerine bir şal örtmek.

Yukarıdaki cümleleri üstünkörü okuyup geçtiğinizde kendinizi ‘karartma kurbanı bir okuyucu’ olarak bulabilirsiniz.

Bu sözleriyle Demirtaş’ın PKK’nın son süreçteki rolünü saklayıp, bütün suçu hükümete ve Cumhurbaşkanına yıkmaya çalıştığı görülüyor.

Ancak bunun insanların sadece zekasıyla değil, hafızasıyla da alay etmekten öte bir anlamı bulunmuyor.

Çünkü sadece son iki aya bakıldığında bu savaşı PKK’nın başlattığı açıkça görülecektir.

11 Temmuz’dan itibaren önce “ateşkes bitmiştir” diye açıklama yapan, ardından Diyarbakır’da “kaza var” diye çağırdığı trafik polislerini jitemvari bir yöntemle infaz eden, aynı günlerde Ceylanpınar’da iki güvenlik polisini uykudayken öldüren PKK’dan başkası değildi.

23 Temmuz’da TSK Kandil’e hava operasyonu başlattığında çözüm süreci de, çatışmasızlık süreci de PKK tarafından fiilen sona erdirilmişti.

PKK belki de aptalca davranmayıp bu saldırıları üstlenmemiş olsaydı, Demirtaş’ın bu savaşın suçlarını başbakana ve cumhurbaşkanına yıkmak için kelime oyunları yapmasına da ihtiyaç kalmayacaktı.

Ama karşımızda kabak gibi duran gerçek şu ki, ateşkesi ya da çatışmasızlık ortamını PKK bozdu.

Üstelik örgüt bunu bağıra bağıra yaptı.

“Neden 7 Haziran’dan sonra kan akmaya başladı?” sorusu bundan sonra da sorulmaya devam edecekse eğer bu sorunun bir tane cevabı var.

“PKK çatışmasızlık sürecini 7 Haziran’dan sonra bozdu. Onun için bu böyle oldu.”

Çıplak gerçek böyle iken, birilerinin zihninizi saray gladyosu gibi laflarla meşgul tutup çöp yığınına dönüştürme çabalarına prim vermeyin derim.

Paralel yapı-Doğan Grubu-Gezi medyası-Pkk medyasından oluşan ittifak ne kadar karartma yaparsa yapsın gerçek budur.

Hem ne diyorduk.

Gerçekler kendisini göstermeye başladığında, propaganda kendisine kaçacak delik arar.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu