Yasin Börü'nün Annesi: Mahkemeleri Duyurun!

Yasin Börü'nün Annesi: Mahkemeleri Duyurun!


Yasin’in kaybını her an yeniden yaşayan Hatice Börü’yü bu kez sadece acısını paylaşmak ve halleşmek için ziyaret ettik. Kendisiyle Aytaç Baran’ın ve Yasin’in şehadetlerini konuştuk.

Çok üzgünsünüz.

Ben hiç unutmadım ki. Hele bir de bugün Ramazan. Yasin Ramazan’ı iple çekerdi. Evimiz neşeyle dolardı. Sahura nasıl şevkle kalkardı.

Aytaç hocanın şehadeti sizi de çok etkilemiş.

“Aytaç hocanın gidişi açık olan bir yaraya bıçak saplamak gibi oldu. Göz göre göre insanların hayatlarını kaybetmesi çok acı veriyor. Savaş olsa anlarım ama savaş yok ki. Gelip kalleşçe vurup gidiyorlar.

Arayan soran oluyor mu?

Seçim bitti. Aramalar bitti. Arayanlar HDP’yi karalamak için aradı ama diğer yandan birileri HDP’yi yücelttiler ve meclise soktular. Ben çok şaşkınım. Meclise girdiler ama girdiklerini de yine vahşetle kutladılar. Onlar mutlu olduklarında da vahşet yapıyorlar, öldüklerinde de vahşet yapıyorlar. Artık ne yaptıkları belli değil.

Biz haberden ziyade sizinle halleşmeye, acınızı paylaşmaya geldik.

Bizim de batıdaki Müslüman kardeşlerimize anlatmaya çalıştığımız şey bu. Burada biz de varız. Biz terörist değiliz. Elimize silah almadık. Kimsenin canına kasdetmedik. Biz savaş istemiyoruz. Doğuda ikinci sınıf vatandaş olmak istemiyoruz. Kendi inancımızı rahat rahat yaşamak istiyoruz. Bunu başkalarına dayatma gibi bir düşüncemiz de yok. İslama, cana zarar vermediği sürece herkesle dostuz.

Kürtler eskiden namus, şerefe daha çok dikkat ederdi,  hakka riayet ederdi. Şimdi  öyle bir nesil yetiştirdiler ki  18-20 yaşındaki  gençler bir olay olduğunda sokağa dökülüp her yeri taşlıyor, milletin dükkanlarına, canına, malına kastediyorlar. Dağılan malları yağmalıyorlar. Ben bunu anlamıyorum. Çocuk eve böyle bişey getirdiğinde, ailesi “Bunu nerden buldun” diye nasıl sormaz?

Biz anne babamızdan böyle gördük. Birisi bir şey unutsa, “ nasılsa gelir alır” diye kenara koyardık. Değil ki başkasının malını yağmalamak, hele canına kasdetmek… Sokakta kavgaeden iki çocuk görsek meğer kendi çocuğumuz bile olsa, ikisine de eşit davranırız.

Biz helali, haramı bilen insanlardık. Bu hale nasıl geldik? Ben buna anlam veremiyorum. Bu gençlik nereye gidiyor?  Bu gidiş hiç iyiye değil.

Müslümanları “şeytanlaştırarak”  kendilerini cazip mi göstermeye çalışıyorlar?

Kendileri de iyi biliyor ki müslümanlardan onlara zarar gelmez. Çünkü Aytaç’ı da çok iyi tanıyorlardı. Sadece gençlerle ilgileniyordu. Bu da onların işlerine gelmiyordu. Sokağa saldıkları YDG-H gibi çetelere kapılmaktan koruyordu çocukları. Onlar gençleri her türlü vahşeti yapabilir hale getiriyorlar.

Ben çok üzüldüm.

Bu vahşeti kimse yaşamasın. Kimsenin başına gelmesin. Ama onları o meclise gönderen herkesten davacıyım. İsterse babam olsun. Biliyorum bu dünyada adalet yok. O yüzden Allah’tan bekliyorum.

Sanki mahkemeyi de sulandırmaya çalışıyorlar.

Gündemden düşürmeye çalışıyorlar. Sizden isteğim mahkemeleri duyurun, gündemde tutun. Unutturmayın. En azından onlar ceza alsın, biraz içimiz rahatlasın. Yoksa onlar veya onlar gibiler daha çok cesaret alıp daha çok vahşet işleyecek.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu