Suriye'deki Kürtleri silahlandırmak doğru değil

Suriye'deki Kürtleri silahlandırmak doğru değil


Prof. Dr. Fred H. Lawson Huffington Post'ta yayınlanan makalesinde Suriye'nin kuzeyindeki Kürtleri silahlandırmanın ABD'nin Ortadoğu'da karşı karşıya kaldığı stratejik sorunları çözmeyeceğini savunuyor.

Suriye'nin kuzeyindeki Kürt partisini silahlandırmak ABD'nin Ortadoğu'da  karşı karşıya kaldığı stratejik sorunları çözmez, aksine onları çok daha kötü yapabilir.

 

Demokratik Birlik Partisi (PYD) gerçekten de kontrol ettiği bölgelerde iyi bir idari sistem kurdu, dini azınlıklara hoşgörü ve kadınlara fırsat eşitliği gibi geniş bir yelpaze sunmayı vaat etmişti. Ama radikal Kürdistan İşçi Partisi (PKK)’yla olan geçmiş ve mevcut bağlantıları, PYD’yi bölgesel meselelerde tehlikeli ve öngörülemez bir ortak yaptı.

 

Türkiye PYD'ye hiç güvenmiyor ve PKK’nın Güneydoğu Anadolu'da Türk askeri ve polis karakollarına karşı silahlı saldırılar düzenlemesini sağlayacak bir sığınak oluşturmak niyetinde olduğundan şüpheleniyor. Benzer şekilde, Kuzey Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) PYD'yi, Kürt siyaseti içinde sadece güçlü bir rakip değil aynı zamanda ve daha da önemlisi, KBY ve merkezi Bağdat hükümeti arasındaki ilişkilerin istikrarı için bir tehdit olarak görmektedir.

 

Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY)’nin 2014-15 kışında Kobani kuşatmasını kırmak ve PYD'ye yardımcı olmak için Kürt peşmergeleri gönderdiği doğru. Fakat bu adım, şüphesiz ki PYD etkisini sınırlamak ve Türk sınırındaki özerk bir Kürt varlığını isteyen PYD'nin planına güçlü itirazlarını dile getiren KBY yanlısı  Kürt Ulusal Konseyi’ni güçlendirmek için planlanmıştı.

 

Türkiye ve İran,  hem DAEŞ’in ilerlemesini engellemek hem de ciddi zorluklar karşısında kaldığı PKK ve diğer radikal Kürt hareketlerine karşı nispeten ılımlı KBY liderliğini pekiştirmek için, son aylarda KBY ile sıcak ilişkiler kurdular.

 

Bağdat'taki yetkililer, bu girişimleri DAEŞ’e karşı büyük savaşta kötünün iyisi  olarak kabul etti fakat Irak hükümeti KBY’nin Türkiye ve İran ile olan yakın bağlarının, KBY'yi Irak’taki sınırlarını genişletmek için  teşvik edeceği endişesini taşımaktadır. Peşmerge komutanları Kerkük kentinin kontrolünü ele geçirmek için DAEŞ kenti ele geçiriyor bahanesinden yararlandı. Iraklı yetkililer, diğer ekonomik ve politik açıdan önemli şehirlerin de işgal edileceğini düşünüyorlardı.

 

Irak güvenlik çıkarları, her üç hükümetin DAEŞ’e karşı olmasına rağmen, Türkiye ve İran ile uyuşmamaktadır. Bağdat, mevcut ve gelecekteki Irak petrol üretimininden pay almak isteyen KBY'nin planlarını doğrudan bir tehdit olarak görüyor ve PYD'yi hem KBY’ye hem de DAEŞ’e karşı bir denge unsuru olarak görünüyor.

 

Türkiye, olaya çok farklı bir açıdan bakıyor ve PYD'ye alternatif olarak ılımlı Suriyeli savaşçıları yetiştirmek için çabalarını iki katına çıkardı (Eğit-Donat).  Ankara, bu projeye DAEŞ’in genişlemesine görmezden gelmenin külfetini sonunda gören Suudi Arabistan aracılığıyla katıldı.

 

Bu koşullar altında, Obama yönetiminin PYD'nin, PKK veya radikal İranlı Kürt hareketi PJAK ile bir bağlantısı olmadığı itirazlarına inanmak, bölgesel meselelerde geçerli ABD eğilime ters düşmektedir. Washington Ortadoğu kurulan hükümetlere karşı silahlı mücadele uzun bir geçmişi olan Kürt ulusal hareketinin  en şiddetli kanadı ile güçlerini birleştirmeye karar verirse, bu adımı büyük olasılıkla ABD ve DAEŞ karşıtı koalisyon arasındaki gerilimleri tahrik edecektir.

 

Haber Seyret – Çeviri Haber

Kaynak: http://www.huffingtonpost.com/fred-h-lawson/arming-syrias-kurds-not-t_b_7604698.html

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu