Ramazan Ayı’nda Ne Yapmalı

Ramazan Ayı’nda Ne Yapmalı


“O Ramazan ayı ki insanlığa bir rehber olan, onları doğru yola götüren ve hakkı batıldan ayıran en açık ve parlak delilleri ihtiva eden Kur’ân o ayda indirildi.” (Bakara Suresi, 185)

İlahi kelâmda da buyrulduğu gibi bizlere rehber olan Kur'an-ı Kerim mübarek Ramazan ayında indirilmiştir. Bu öyle bir aydır ki her anı ilahi lütuflara vesiledir. Kişinin; yaptığı her bir iyiliğe kat be kat fazlasıyla karşılık gördüğü, kötülüklerinin ise affedildiği rahmet ayıdır. Ramazan ayı ve oruç, Allah’ın şeâirindendir, İslam’ın alametindendir.

“Artık her kim Allah’ın şeâirine hürmet gösterir, onların hukukunu muhafaza ederse şüphe yok ki bu, kalplerin takvâsındandır.” (Hac Suresi, 32)

O halde her bir müslüman, endişe sahibi her bir dava adamı bu mübarek ayı en güzel şekilde nasıl ihya edebilir, bunun muhasebesini yapmalıdır.

Kur’an Tilaveti

Ramazan ayı, Kur'an ayıdır. O Kur'an ki, bizleri karanlıklardan aydınlıklara çıkaran ilahi bir kurtuluş vesilesidir. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de Ramazan ayında her gece Cebrail (aleyhisselam) ile Kur'an okurdu(1). O halde her kardeş huşu içerisinde Rabbimizin kelâmı olan Kur’an’ı okumalıdır.

Resulullah(sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim Allah’ın kitabından bir harf okursa ona bu sebeple bir hasene/sevap verilir. Hasenenin karşılığı ise on mislidir. Size elif lâm mîm bir harftir demiyorum, fakat elif bir harftir, lâm bir harftir ve mîm de bir harftir.”(2)

Evet, Resulullah(sallallahu aleyhi ve sellem)  Kur'an'ın her harfine karşılık on sevaptan bahsetmektedir. Ramazan ayında ise her hayrın yüzlerce hatta binlerce kat fazlasıyla karşılık gördüğünü de unutmayalım.

Kur'an'ı okumak ve dinlemek Ramazan ayımızın en yoğun meşgalesi haline gelmelidir. Zira o Kur'an kalp huzuru ve gönül ferahlığı verir ve Kıyamet gününde de kişi için bir nur olur. Resulullah(sallallahu aleyhi ve sellem)  şöyle buyurmuştur: “Kim Allah’ın kitabından bir âyet dinlerse onun için kat kat sevap yazılır. Kim de onu okursa kıyamet günü onun için bir nur olur” (3)

Bütün bunlarla birlikte bir de Kur'an-ı Kerim'i müzakere etmek için bir araya gelmenin hayrı ve bereketi ise Allah katında bambaşkadır. Allah, o kimseleri rahmetiyle kuşatır ve onları kendi katındakiler içerisinde anar. Efendimiz(sallallahu aleyhi ve sellem)  şöyle buyurmuştur: “Herhangi bir topluluk Allah’ın evlerinden birinde toplanır da Kur’an-ı Kerim’i okurlar ve aralarında müzakere ederlerse mutlaka, üzerlerine kalp huzuru, gönül ferahlığı iner. Allah’ın rahmeti kendilerini kaplar, melekler kendilerini kuşatır ve Allah da onları kendi katındakiler içerisinde anar.” (4) Bu hayırlı amelin bir de Ramazan ayında olması ise Allah’ın sonsuz rahmetini ziyadesiyle hak eder.

Gece İbadetleri

İnsanların derin uykuda oldukları gecenin bir vaktinde, tevazu ile Rahman'ın huzurunda durmak, kıyam ve secdelerle Rabbe sığınmak hakikaten büyük fazileti olan bir ameldir. Bu hayırlı amelin, Ramazan gecelerinde yapılması ise elbette daha faziletlidir. Zira Efendimiz(sallallahu aleyhi ve sellem)  de Ramazan ayında daha gayrete girerdi. Hz. Aişe (radıyallâhu anhümâ) şöyle demiştir: "Resulullah(asm) Ramazan ayında diğer aylarda görülmeyen bir gayrete girerdi. Ramazan ayının son on gününde ise çok daha şiddetli bir gayrete geçerdi. Son on günde geceyi ihya eder, ailesini de (gecenin ihyası için) uyandırırdı, izarını da bağlardı.” (5)Evet, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yani bütün günahları affedilmiş olan pak rehberimiz, bilhassa Ramazan ayının son günlerinde bütün gününü ibadetle geçirir, gecelerini ihya eder (6), dünya ile olan irtibatını keser adeta melek gibi bir hal alırdı.Nasıl almasın ki? Gece vakitleri ki Rahman’ın rahmeti ve rızası, o an kendisine sığınanın üzerinedir. Allah; gecenin bir vaktinde, insanlar derin bir uykuda iken sırf Allah rızası için uykusunu bozan kuluna elbette merhamet eder.

O halde Ramazan gecelerine özellikle de son on gecesine özel bir hassasiyet göstermeliyiz. Rabbimizin huzuruna tevazu ve huşu ile çıkmalı, gecelerimizi kıyam ve secdelerle geçirmeli, için için Rabbimize dua etmeli, mahcup bir şekilde istiğfar dilemeliyiz. Ayrıca yine bu gecelerde kan gölüne dönen İslam coğrafyalarında yaşayan mazlum ve mustaz’aflar için dua etmeli, ümmetin vahdeti ve zalimlerin helaki için Rabbimize yakarmalıyız…

Teravih Namazı

Ramazan ayının manevi atmosferi ile gelen güzelliklerden biri de teravih namazıdır. Bu namaz ile ilgili olarak Resulullah(sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim ramazanın faziletine inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek terâvih namazını kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”(7)

Konu ile ilgili olarak eklenecek başka bir söz olmasa gerek… Zira Resulullah’ın(sallallahu aleyhi ve selem) konu ile ilgili müjdesi yeter de artar…

İftar Davetleri

Ramazan ayının şüphesiz ki en güzel anlarından biri de iftar vaktidir. Resulullah(sallallahu aleyhi ve selem) şöyle buyurmuştur: "Oruçlu için iki sevinç (anı) vardır; birisi iftar vakti, diğeri de oruç tutmanın verdiği huzurla Allah’a kavuştuğu andır"(8) Bu sevinç anını diğer mü’min kardeşlerimizle yaşamanın da ayrıca mükâfatı vardır. Oruçlu bir mü’min kardeşe iftar verme ile ilgili olarak Efendimiz (sallallahu aleyhi ve selem) şöyle buyurmuştur: “Kim bir Müslüman kardeşine iftar vakti yemek yedirirse, onun sevabı kadar da kendisine sevap yazılır. Yemek yedirdiği kimselerin sevabından da hiçbir şey eksilmez.”(9)

Ancak davet deyince, akla sofranın çeşitli ve mükellef olması gelmektedir. Bu, yanlış bir düşüncedir. Zira bütçemizi aşan masraflara girmemiz, bu sünneti sürekli yerine getirmemizi engelleyecek hatta "iftar sofrası hazırlamaya imkânım yok" demeye bile sebep olacaktır. Dolayısıyla her kardeş; israfa girmeden, maddi imkânı nisbetince misafirine en güzel şekilde ikramda bulunmalı ve özellikle ihtiyaç sahiplerini davet etmelidir.

Bir kardeşimizin iftar davetine gittiğimiz zaman, yiyip içtikten sonra ona dua etmek de sünnettir. Abdullah ibni Zübeyr'in (radiyallâhu anh) anlattığına göre; Resulullah(sallallahu aleyhi ve selem), Sa'd ibni Muaz'ın (radiyallâhu anh) evinde iftar yapmış ve ona şöyle dua etmiştir: "Yanınızda hep oruçlular iftar etsin. Yemeğinizi iyi insanlar yesin. Melekler de size dua ve istiğfarda bulunsun."(10)

Yetimleri Sevindirme

Yetimleri sevindirme ve onları himaye etmenin mükâfatı Allah katında çok büyüktür. Allah Resulu(sallallahu aleyhi ve selem)şöyle buyurmuştur: "Kendi yetimini veya başkasına âit bir yetimi himâye eden kimse ile ben cennette şöyle yanyana bulunacağız." Hadisin ravisi Mâlik bin Enes, Hazreti Peygamber'in(sallallahu aleyhi ve selem)  yaptığı gibi işaret parmağıyla orta parmağını gösterdi.(11)

Bir başka hadiste ise şöyle buyrulmuştur: "Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır" (12)

O halde bir yetimi yüreğinden kopup gelen derin bir şefkat duygusu ile koruyup kollayan, onu himaye eden, maddi ve manevi ihtiyaçlarını gideren bir kimsenin Allah katındaki mükâfatını varın siz düşünün... Hele ki bu amelin Ramazan ayında yapılması mükâfatı kat be kat arttıracaktır...

O halde bu ayda yetimlere özel bir hassasiyet göstermeli, imkânlarımız nisbetince onları himaye etmeli ve bayram için onlara dönük planlarımız da olmalıdır.

Sadaka Verme

Allah(cc), Kur’an’ı Kerim’de müminlerin özelliklerinden bahsederken “Kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.” (13) buyurmaktadır.

Peygamber Efendimiz(sav) ise  sadaka verme ile ilgili Hz. Ebubekir’in(ra) kızı Hz. Esma’ya şu tavsiyede bulunmuştur:

“Ey Esma! Cimri olma ki, Allah da sana eksik vermesin. Saymadan ver ki, Allah da sana saymadan versin. Kesenin ağzını bağlama ki, Allah da sana nimetini eksik etmesin, kesenin ağzını bağlamasın. İnfak et ki Allah da sana infak etsin.” (14)

Sadaka vermek Allah’ın(cc) kuluna verdiği nimetin bir şükrüdür. Her nimetin bir şükrü vardır. Allah’ın(cc) kuluna verdiği nimetlerin şükrü ise bu nimetlerin bir bölümünü sırf Allah’ın(cc) rızası için ihtiyaç sahiplerine vermektir. Şükürsüz toplumlara açlık elbisesi giydirilir kaidesince, her Müslüman imkânları ölçüsünde Allah’ın(cc) ona bahşettiği nimetlerin şükrünü sadaka vererek eda etmelidir.

Ramazan ayı içerisinde yapılan bir ibadetin diğer aylarda yapılanlardan kat be kat fazla mükâfat getireceği göz önüne alındığında bu ayda diğer aylardan daha fazla sadaka vermeye gayret etmeliyiz. En yakınlarımızdan başlayarak ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin yüzünü bir nebzede olsa güldürmeliyiz.

Zamanı Değerlendirme

 “Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul ve yalnız Rabbine yönel.” (15)

“Beş şey gelmeden evvel şu beş şeyi ganimet bilip değerlendir: İhtiyarlık gelip çatmadan evvel gençliğin, hastalıktan evvel sıhhatin, fakir düşmeden evvel varlıklı olmanın, meşguliyetten evvel boş zamanın ve ölüm gelmeden evvel hayatın kıymetini bil, bunların hakkını ver!” (16)

Allah’ın(cc) kuluna bahşettiği sayısız nimetler arasında büyük bir öneme sahip olan zaman, aynı zamanda en çok israf edilen nimetler arasındadır.

Ramazan ayında ise zaman israfı maalesef diğer aylara nispeten daha fazla yapılmaktadır. Her şeyin hesabı sorulacağı gibi boşa geçirilen zamanında hesabı sorulacaktır. Ramazan ayı içerisinde zaman israfına daha fazla dikkat etmeli, belirli bir program dâhilinde hareket etmeliyiz. Gecelerin tamamını sahurlara kadar boş uğraşlarla geçirmektense; Kur’an’ı Kerim tilaveti, akraba ziyaretleri, gece namazı gibi uğraşlarla geçirmemiz bizler için daha hayırlı ve bereketli olacaktır.

Peygamber Efendimizin(sav) yukarıda zikrettiğimiz hadisi şerif’inde açıkça ifade edildiği gibi ganimet bilip iyi değerlendirmemiz gereken beş nimet arasında zaman da geçmektedir. Bu ganimete Ramazan ayında daha fazla dikkat etmeli, onu daha iyi değerlendirmeliyiz.

(1) Buhârî, Savm, 7; Müslim, Fedâil, 50; Nesâî, Sıyam, 2,

(2) Tirmizî, Sevâbü’l-Kur’an, 16

(3) Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 341

(4) Müslim, Zikr 38. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vitr 14; Tirmizî, Kırâat 12; İbni Mâce, Mukaddime 17

(5) Buhari, Müslim

(6) Buhârî, leyletu'l-kadr 5; Müslim, i'tikaf 7

(7) Buhârî, Îmân37; Müslim, Müsâfirîn 173, 174. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Ramazan 1; Tirmizî, Savm 1; Nesâî, Kıyâmü'l–leyl 3, Savm 39, 40, Îmân 31, 32; İbni Mâce, İkâmet 173, Sıyâm 3, 39, 40.

(8) Buhârî, Savm, 9

(9) Tirmizî, Savm: 82; İbni Mâce, Sıyam: 40

(10) Müsned, 3: 138

(11) Müslim, Zühd, 42

(12) Ahmed ibni Hanbel, Müsned, V, 250

(13) Bakara 3

(14) Buhari, Zekât 21;Müslim, Zekât 88; Tirmizi, Birr 40

(15) İnşirah 7,8

(16)  (Hâkim, Müstedrek)

 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Siirt'te bir işçinin daha cenazesine ulaşıldı
Türkiye
Buz tutan göl üzerinde çay ve kızak keyfi
Dünya
İsviçre 2 bin Suriyeliyi kabul edecek

Hava Durumu

11°
Detaylı Hava Raporu