Gece Namazının Fazileti

Gece Namazının Fazileti


O muttakiler, geceleri pek az uyurlar, seher vakitlerinde de istiğfara devam ederler.

Gece…

Rahman’ın has kullarının secde secde Rablerine yöneldikleri zaman… Muttakîlerin yüreklerinden kopup gelen münacatlarının arş-ı âlâyı titrettiği bir an… İnsanlar derin bir uykuda iken, muvahhid mü’minin uyku elbisesinden sıyrılıp ilahi kelâm ile nurlandığı bir vakit…

Gündüz izzetli bir mücahid olan dava adamının, zifiri karanlık çökünce nasıl da salih bir abide dönüştüğünün şahididir, gece. Ve gece, dava adamının azık vaktidir; ilay-ı kelimetullah uğruna atacağı her bir adım için, dökeceği her damla ter için, harcayacağı her bir saniye için… Rabbinin rızasına ulaşma aracıdır. Bir fırsattır adeta, Rahman’ın has kullarından olabilmek için…

Evet; gece, bir dava adamı için olmazsa olmazdır. Gecenin örtüsü,usulca insanları örterken; endişe sahibi, dertli dava adamını örtemez. Nasıl örtsün ki? O; dertlidir, endişelidir, kaygılıdır… Rabbinin rıza makamına ulaşma gayesindedir. Hem kendi imanını hem milletin imanını kurtarma derdindedir. O, ihya ve ıslah hareketinin aziz bir ferdidir. Gece ise onun ganimetidir…

Sen! Aziz kardeşim;

Bil ki; gecenin bir vaktini kıyam ve secdeler ile geçirmek, aziz İslam davasını kendine dert edinen her bir fert için olmazsa olmazdır. O muttakiler, geceleri pek az uyurlar, seher vakitlerinde de istiğfara devam ederler. Ne eksik, ne fazla… Âlemlerin Rabbi (Azze ve Celle) nasıl buyurmuşsa öyledir…

Bir başka ilahi emirde ise şöyle buyrulmaktadır;

“Ey örtüsüne bürünen, az bir kısmı hariç olmak üzere, geceleyin kalk: (Gecenin) Yarısı kadar. Ya da ondan biraz eksilt. Veya üzerine ilave et. Ve Kur'an'ı belli bir düzen içinde (tertil üzere) oku.” (Müzemmil, 1-4)

Evet, uyku gereklidir, mutlaka uyu… Ama uyku, ertesi güne hazırlıktır. Davayı bir adım daha ileriye taşımak için dinlenmektir. Uyku dahi Allah içindir; zira “...Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’am, 162) İşte dava adamı için uyku dahi Allah için olduğundan dolayı gecenin karanlığı onu örtmez, onu Rahman’a yönelmekten aciz bırakmaz. O, gecenin bir kısmında kalkarak Rabbe yönelir, kıyam ve secdelerle kulluğun zirvesine çıkar, ilahi kelâmı tertil ile okur ve dua dua yakarır… Hem unutma ki muttakilerin önderi Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) gece namazını hiç terk etmezdi, Öyle ki hastalanacak veya ağırlık hissedecek olsa oturarak kılardı. (1) 

Resulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) gece namazına son derece ehemmiyet verir ve çevresindekilerin de bu nimetten nasiplenmelerini isterdi. Bir gece Hz. Ali ile Hz. Fatımâ (radıyallâhu anhümâ)'nın kapısını çalmış ve onlara "Namaz kılmayacak mısınız?" (2) buyurarak geceyi boş geçirmemelerini istemişti. Diğer ashâbına da: "Aman gece kalkmaya gayret edin! Çünkü o sizden önceki sâlih kimselerin âdeti ve Allah'a yakınlıktır. (Bu ibâdet) günahlardan alıkor, hatalara kefâret olur ve bedenden dertleri giderir." demiştir. (3) Yine başka bir hadiste ise şöyle buyurmuştur:  “Gecenin sonunda kılınan iki rekât namaz, dünyadan ve dünyadakilerden hayırlıdır. Ümmetime zor gelmeyeceğini bilseydim, onlara teheccüdü mecburi kılardım.” (4)

Elbette bu ibadetin lezzetini alan Rahman’ın has kulları, geceyi ganimet olarak görmüşler, onu Rahman’a yakınlaşma vesilesi kılmışlardır. Nitekim bazı âbidler şöyle dua etmişlerdir: "Ben ölümden korkmazdım, ne var ki benimle gece namazlarımın arasına girmektedir." Böylelerinden şu şekilde dua edene de rastlanmıştır: "Allah'ım, bana kabirde de namaz kılma gücü ver." (5)

Hâl böyle iken… Bizlerin, yani Allah’ın dinini yeryüzüne hâkim kılmayan çalışan mü’minlerin, gecenin tümünü uyku, TV, internet veya lüzumsuz işlerle harcaması; taşıdığımız misyona asla yakışmaz. Zira aziz İslam davasını taşıyan her bir mü’minin gündüz izzetli bir mücahid, gece ise salih bir abid olması gerekir. Geceleri, kendisini yenileme vakti olarak görmeli ve insanların uykuda olduğu o en değerli vakitlerde kalkıp Rabbine yönelmelidir.

Aziz dostlar;

Her anı hayır ve bereketle dolu bu zaman diliminde yeni başlangıçlar yapmalıyız. Gaflet ve atalet gömleğinden sıyrılıp, Rahman’ın has kullarından olma gayreti içerisine girmeliyiz. Gelin, mübarek Ramazan ayını da vesile kılarak gece ibadetini alışkanlık haline getirelim. Gecenin bir kısmında, insanların uykuda olduğu, derin bir sessizliğin hâkim olduğu bir vakitte, Rabbimize yönelelim… Kıyamlar ve secdeler ile âlemlerin Rabbinin huzurunda tevazu ile duralım. İlahi kelâm ile gecelerimizi aydınlatalım. Virdlerimiz ile gönüllerimizi nurlandıralım. Ve dua dua yakaralım…Âlemlerin Rabbine… Hayy ve Kayyûm olana…

Ves’selam…

(1) EbûDâvud, Salât: 307, (1307)

(2) Buhârî, Teheccüd, 5

(3) Tirmizî, De'avât, 101

(4) Müslim

(5) İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/223.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Mescid-i Aksa baştan başa yenilendi
Türkiye
Meteorolojiden 20 il için fırtına uyarısı
Dünya
Almanya'nın gizli belgelerini yayımladılar

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu