Ramazanda en sık sorulan sorular

Ramazanda en sık sorulan sorular


Ramazanda orucu neyin bozduğunu merak

Soru: İtikaf Ramazan ayının hangi günlerinde yapılır?
 

Cevap: İtikaf Ramazanın her gününde de yapılabilir. Zira niyet ederek camide yarım saat, bir saat durmakla bile îtikâf yerine getirilmiş olur. Sünnet olan itikaf Ramazan'ı Şerif'in son on günüdür. Niyeti şöyledir:  

Soru: Cünüp olarak sabahlayan kimsenin orucu bozulur mu?
 

Cevap:Tirmizî’ninrivayetettiği bir hadiste, Hz. Peygamber (asv)’in eşleri; Hz. Aişeve Hz. ÜmmüSeleme (r.anhuma) şunuanlatıyorlar:“Hz. Peygamber (asv) bazen hanımlarıyla yatar ve cünüp olarak sabahlardı, sonra yıkanır ve orucunu tutmaya devam ederdi."(Tirmizî, Savm,63; ayrıca bk. Buharî, Savm, 22; Müslim, Sıyam, 78).
İmam Nevevî bu hadise binaen şunları söylemiştir: sebebi ne olursa olsun cünüp olarak sabahlayan kimsenin orucunun bozulmayacağına dair âlimlerin icmaı, sahabe ve tabiinin büyük çoğunluğunun ittifakı vardır.(bk. Nevevî, ilgili hadisin şerhi).
Tirmizî'ye  göre, alimlerin çoğunluğunun görüşü, bu durumun oruca zarar vermeyeceğini bildiren hadise göredir. (bk. Tuhvetu’l-Ahvezî, ilgili hadisin şerhi).
Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, cünüp olarak sabahlayan kimsenin orucu bozulmaz.

Soru: Askerler oruç tutmakla zorunlu mudur?

Cevap:Bülûğa ermiş, aklı başında kadın ve erkek her Müslümana, Ramazanda oruç tutmak bir kulluk borcudur ve farz-ı ayndır. Yolcu ve hasta olanlara da oruç farzdır. Ancak Ramazanda tutmaları mecburî değildir. Çünkü Ramazan orucunun Ramazan içinde edâsının farz olması için, sıhhat ve ikâmet şarttır. Yolcularla hasta olanlara şeriatın izin ve ruhsatı vardır. Dilerlerse oruçlarını Ramazanda tutarlar, dilerlerse yolcular yolculuktan evlerine döndüklerinde, hastalar da iyi olduklarında gününe gün kazâ ederler. Askerlerin yolculuk ve hastalık mazeretleri olmadığı takdirde oruç tutmakla zorunludurlar.

Soru: Anestezi yapmak orucu bozar mı?

Cevap: Yapılan anestezinin cinsine bağlı değişir. Eğer yapılan anestezi sadece bir bölgeyi uyuşturmak için yapılıyorsa orucu bozmaz. Ancak damar yollarından serumla veya şırıngayla vücuda sıvı verilirse orucu bozar. Ve o günün kazası tutulmalıdır.
Soru: Banyo yaparken kulağa su kaçması orucu bozar mı?

Cevap: Kulak ile boğaz arasında da bir kanal bulunmaktadır. Ancak kulak zarı bu kanalı tıkadığından, su veya ilaç boğaza ulaşmaz. Bu nedenle kulağa damlatılan ilaç veya kulağın yıkattırılması orucu bozmaz.
Kulak zarında delik bulunsa bile, kulağa damlatılan ilaç, kulak içerisinde emileceği için, ilaç ya hiç mideye ulaşmayacak ya da çok azı ulaşacaktır. Bu miktar oruçta affedilmiştir. Ancak kulak zarının delik olması durumunda, kulak yıkattırılırken suyun mideye ulaşması mümkündür. Bu itibarla, orucu bozacak kadar suyun mideye ulaşması halinde oruç bozulur.

Soru: Bile bile orucu bozmanın hükmü nedir?

Cevap: Bile bile orucu bozmak, Hanefi mezhebine göre kefaret gerektirir. Kefareti, Altmış gün artarda oruç tutmak ve bozulan gün içinde ayrıca bir gün oruç tutmaktır.
Şafii Mezhebinde ise bilerek yemenin hükmü, kaç gün yemişse o günler sayısınca kaza oruç tutmaktır. Ancak cinsel ilişkide bulunarak bozulmuşsa aynı şekilde kefaret gerekir. Ramazan ayı orucunun kefareti bir köle azat etmektir. Ancak günümüzde kölelik müessesesi bulunmadığından dolayı köle bulmayan peş peşe altmış gün oruç tutmalıdır.    

Soru: Sahura kalkıp niyet getirmeyin unutan kişinin orucu geçerli midir?

Cevap:Yapılan bir ibadetin geçerli olması için niyet ile yapılması zorunludur. Niyetsiz yapılan bir ibadet geçerli olmayacağı gibi, bir anlam da ifade etmez. Bu konuda peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Ameller ancak niyetlere göre değer kazanır. Kişinin niyeti ne ise, eline geçecek olan ancak odur. Niyetin, tutulan her günün orucu için yenilenmesi vaciptir. Niyet ederken dille söylemek sünettir. Sahura kalkan birinin niyeti unutması ise; oruç tutmak için sahura kalkması niyet hükmüne geçtiği için oruç geçerlidir.

Soru: Teravih namazı peygamber döneminde nasıl kılınmıştır, cemaatle mi tek başına mı?

Cevap:Buharî'nin rivayet ettiği bir hadise göre: "Resulullah (s.a.v.) Ramazanda mescitte gece bir namaz kıldı. Sahabenin çoğu da onunla birlikte o namazı kıldı. İkinci gece yine aynı namazı kıldı. Bu kez O'na tabi olarak aynı namazı kılan cemaat daha fazla oldu. Üçüncü gece Hz. Muhammed (s.a.v.) mescide gitmedi. Orayı dolduran cemaat onu bekledi. Resulullah (s.a.v.) ancak sabah olunca mescide çıktı ve cemaate şöyle buyurdu: "Sizin cemaatle teravih namazını kılmaya ne kadar arzulu olduğunuzu görüyorum. Benim çıkıp, size namazı kıldırmama engel olan bir husus da yoktu. Ancak ben size, teravih namazının farz olmasından korktuğum için çıkmadım." (Buharî, Teheccud, 57).
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) teravihi cemaatle kıldırdıkları zaman sekiz rek`at olarak kıldırmışlar, Ashâb da evlerinde bu namazı yirmi rek`ata tamamlamışlardır. Yirmi rek`atın tamamının mescitte kılınmaya başlaması, Hz. Ömer (r.a.) zamanından itibarendir. O zaman Sahâbeden buna muhalefet eden hiç kimse çıkmamış, bir nevi icma` hâsıl olmuştur. Zamanımıza kadar da bu şekilde kılınmaya devam edilmiştir.
Bundan dolayı, bütün fıkhî hükümlerdeki icma (alimlerin görüş birliği) önemi burada da tekrar etmektedir. Ve sevabın en çoğunun sahabeyi taklitte olduğu kesindir.

Soru: Teravih namazlarında imama uyularak kaza namazlar kılınabilir mi?

Cevap: Bir namaz için bir niyet getirilir; birden fazla namaz için niyet getirilmez. Hem kaza namazı için hem de teravih namazı için niyet getirildiği zaman, sadece kaza namazına niyet getirilmiş sayılır.
Hanefi mezhebine göre, imam cemaatle beraber nafile namaz olan teravihi kılarken, farz bir namaz olan kaza niyetiyle imama tabi olunmaz. İmamla cemaatin kıldığı namaz aynı olmalıdır.
Şafii mezhebine göre, teravih kılan imama kaza niyetiyle tabi olunabilir.
Soru: Teravih namazını dört rek'atta bir selam vererek kıldıran Hanefi imama uyan Şafii bir kimse nasıl niyet eder veya kaza namazına niyet edebilir mi?
Cevap:Bu namazın vakti yatsı namazı kılındıktan fecir çıkıncaya kadardır. On selâmı hafi olarak yirmi rek'attır. Her Ramazan gecesi kılınır. Dört rek'atta bir selâm verilirse geçerli olmaz. Bu nedenle her iki rek'atta bir selam vermek gerekir. Bunun cemâat hâlinde kılınması da sünnettir.
Teravihi dört rek'at olarak kılan bir imama uyulursa, ikinci rek'atta imam ayağa kalktıktan sonra selam verilir. Tekrar imama uyularak diğer iki rek'at da imamla beraber kılınır.
Niyet ederken "teravih namazını kılmaya ve imama uymaya" diyerek niyet edilir.
Kaza namazı kılmak isteyen kimse ya dört rek'atlı farzların kazasına niyet eder. Ya da iki rek'atlı farzlara niyet ederse ikinci rek'atta imam kalktıktan sonra selam verir. Selam verdikten sonra tekrar imama uyarak devam eder.
Hangi namazın kazasını kılacaksa, o namazın kazasına niyet eder ve imama uyar.
Şafi kişi dört rek'atlı kaza namazlarını teravih kılan cemaatle kılarken, cemaat ikişer kıldığı için onlar ikincirekatta sağa selam verirken, kaza kılan kişi ayağa kalkıp –imamdan ayrılarak- tek başına geri kalan iki rekatını kılabildiği gibi, imamı bekleyip onunla birlikte kalan rekatlarını tamamlayabilir.

 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Erdoğan'ın çağrısına Rusya Merkez Bankası'ndan yanıt.
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
İran'ın resmi para birimi değişiyor.

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu