Öcalan'dan İslam'a Hakaret

Öcalan'dan İslam'a Hakaret


Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)ne gönderdiği savunmalardan oluşan “Sümer Rahip Devletinden Halk Cumhuriyetine Doğru” (1) kitabında kendisinin ve liderliğini yaptığı örgütün İslam’a ve onun kutsallarına yönelik yaptığı açıklamaları Haberseyret okuyucuları için derledik. İşte Öcalan’ın İslam hakkındaki açıklamaları

İnsanlığın Atası Maymundur

“İnsanlığın ilk atası maymunlardır. İnsan, 20 milyon yıl önce Doğu Afrika’nın iklim koşullarında oluşan ve iki ayağı üstünde yürüyen yaratıkların evrim geçirilmiş biçimidir.”(s.17)

“İnsanlar, eskiden gelişkin bir hayvan topluluğu olarak yaşıyordu.”(s.22)

“İnsan, önce primattı( şekli tam bilinmeyen bir memeli türü), sonra maymun oldu, ardından bugünkü biçimini aldı.”(s.23)

Din Afyondur

 “Sümer mitolojisi(efsaneleri) ve teolojisi(din anlayışı) tüm dinlerin başlangıcıdır.”(s.20), “Din tarihi, Sümerlerin tarihidir.(s.35)”

“Kavimlerin geçmişi dinlerin geçmişinden eskidir.” (s.51) 

Öcalan, din konusunda klasik Marksist teoriyi tekrarlıyor: “Din, afyondur ve imha, işkence, açlık, hastalık gibi sorunların kaynaklarındandır.”(s.39)

Öcalan’ın din tarihinde Sümerler üzerinde neden çok durduğunu açıklarken kullandığı cümle, sözde savunmasındaki en ağır cümledir: “Aslını çözemezseniz piçini çözmekle hiçbir yere varamazsınız.”(s.182)

“Allah” Bir Arap Yarımadası Tasarımıdır

 “Bir Arabistan yarımadası tasarımı olarak Allah, milattan önce 2000’lerde ideolojik bir kimlik kazanmıştır.” (s.194)

“Allah kelimesinin kökeni “el”dir, “el” eski gök tanrısıdır. Hz. İbrahim, kabilesinin birliğini sağlamak için bütün tanrıları terk edip “el”i Allah yaptı, Hz. Musa da bunu israil oğullarının birliği için kullandı.” (s.59,60)

“Doksan dokuz tanrı sıfatı Sümer kaynaklarından gelmektedir.(s.21)” “ Doksan dokuz tanrı sıfatı bir tür ütopyadır.” (s.242)

“Tek tanrı fikri, izafiyet teorisinin bilimsel olmayan, ilkel bir ön aşamasıdır.” (s.38)

“İbrahim, “el”i “elohim”a dönüştürdü. Musa onu “Yahova” olarak dönüştürüp millileştirdi.” (s.158,242)

Hz. Adem Kıssası Söylencedir Peygamberlik Yoktur

 “Peygamberlik, Sümer, Mısır ve daha sonraları başka merkezlerin kabile ve din anlayışından doğmuş bir kurum olarak tanımlanabilir.” (s.156)

“Peygamberlik, bir tür Sümer bilgeliğidir.” (s.27)

“Peygamberlik, İbrahim tarafından gericileşen ve yıpranan rahipliğin yerine geliştirilmiş bir kavramdır.” (s.145)

“Adem ve Hava’nın yaratılış hikayesi Sümer kaynaklı bir söylencedir.(uydurma hikaye)” (s.71,72)

“Adem’in çamurdan yaratılması Sümer kaynaklıdır, ancak Sümer kaynaklarında dışkıdan yaratıldığı söylenmektedir. ” (s.73)

“İbrahim’in hikâyesi bir efsanedir. ”(s.156)

“İbrahim’in İsmail’i kurban etmesi bir efsanedir. ” (s.58)

“İbrahim’in Nemrut’a karşı çıkış hareketi bir kabile hareketidir. ”(s.59)

“Yusuf’un öyküsü, Mısır bürokrasisi içinde yükselişin tanrı kelamı biçimine getirilmiş halidir.”(s.61)

“Musa, iki rahipten etkilenerek kendi ideolojisini geliştirmiş, kabilesinin birliğine verdiği önem onu İbrahim’in dinine yaklaştırmış ve tek tanrılı dinler için önemli bir kişi yapmıştır. ” (s.62,63)

“Nuh tufanı, Sümerlerin Gılgamış destanında da geçen bir efsanedir. ”(s.74)

“Eyüp hikâyesi, Sümerlerde acı çekmenin kutsallığını anlatan bir efsanedir. ”(s.74)

“Yahya bir vaizdir. ” (s.160)

“İsa, kendini yetiştirmiş bir peygamber olmaktan öte kendisine peygamberlik yakıştırılmış biridir. ”(s.161)

Ahiret Yoktur

 “Cennet, Sümer toplumunda alt sınıfın hayal ettiği, üst sınıfın yaşadığı yerdir. Cennet aslında Basra Körfezi ile Dicle ve Fırat kıyısındaki tapınaklardan ve saraylardan başka bir şey değildir. ”(s.73,74)

İslamiyet Bir Bedevi Arap Çıkışıdır

 “İslamiyet, Nesturi rahiplerle Yahudi kabilelerinin etkisi altında Muhammed’in kişiliğinde ortaya çıkmış bir bedevi Arap çıkışıdır. ”(s.72) diyen Öcalan, İslamiyet’i anlayacak bir beyinden yoksun oluşunu aynı sayfada “Halen İslamiyet’in ne tür bir kişilik yarattığı tam anlaşılmamıştır. İslam, halen bir muammadır. Din olarak da siyaset olarak da içyüzü çözümlenmiş olmaktan uzaktır. diyerek itiraf etmekte, ardından İslamiyet’le ilgili (Hıristiyanlık ve Yahudilik hakkında ölçülü davrandığı halde) hakaretler dile getirmektedir. Belli ki kendisini Batılıların gözünde yüceltmeye çalışıyor:

“Kur’an’ın karanlık yüzüyle aydınlık yüzü o kadar iç içe geçmiştir ki din çağını sona erdirmiştir.” (s.191)

“İslamiyet, Sümer mitolojyasının üçüncü aşamasıdır. Hz. Muhammed’in bütün çabalarına rağmen bu mitolojyayı ve onun ürünü olan daha önceki iki dinin gücünü aşması sınırlı kalmıştır.” (s.191)

“Denilebilir ki Mısır ve Sümer nasıl Nil, Dicle, Fırat’ın bir hediyesi ise İslamiyet de Arabistan ve Mekke merkezli bir ticaretin hediyesidir. ”(s.192)

“Muhammed, Mekke-Şam-Kudüs arasında yolculuk yaparken Asuri Nesturi rahiplerinden çok şey öğrenmiştir. Ayrıca Yahudilerle içli dışlı yaşadığı için onlardan etkilenmiştir. İsa Esensiler tarikatından etkilendiği gibi Muhammed de Haniflerden çok etkilenmiştir. Zerdüşt’ün fikirlerini de duyması muhtemeldir. Hıristiyanlık, Musevilik ve Zerdüştlük Muhammed’in ideolojisini hazırlayan ideolojilerdir. ” (s.192)

“Muhammed’in kişiliği, özce dile getirilen dönemin etkisi altında oldukça çelişkili bir gelişim göstermektedir. ” (s.209)

“Hatice olmadan Muhammed’in peygamberleşmesi mümkün görünmemektedir. ” (s.211)

 “Muhammed, Allah kavramına ağırlıklı olarak politik ve askeri sıfatlar eklemiştir. Onun bu çabası Grek felsefesinden, Aristo’dan ve Eflatun’dan etkilenmesinin ve Nesturi rahiplerinden etkilenmesinden kaynaklanmaktadır. ”(s.215)

“Muhammed ve İslamiyet’i daha başlangıçta Yeni Eflatunculuğun güçlü bir temsilcisi olarak kabul etmek yanlış olmayacaktır. ”(s.238)

İslamiyet, Gerici Bir Dindir

 “İslamiyet, bir dinle bir felsefe olma konusunda tercih yapamadığı için çıkmaza sürüklendi. İslamiyet’in bu iki yönü sürekli çatışma halindedir. ”(s.217)

 “İslamiyet, gerici bir dindir. Başlangıçtan beri zincirinden boşanmış aç bir aslan gibi etrafına saldırmaktadır. Adeta çevre uygarlıklardan bir intikam hareketi gibi bir atılım yapmaktadır. İslam‘ın çevreye saldırması Avrupa’da barbarlık aşamasındaki Gotlarla Hunların Roma uygarlık merkezlerine saldırılarına benzemektedir. ”(s.218)

“Genel Ortadoğu tarihi açısından bakıldığında İslamiyet sınırlı bir ilerleme rolüne sahiptir. Fazla yaratıcılık değeri yoktur. İdeolojik kimlik olarak Sümerlerin üçüncü bir versiyonudur. Kabileleri uygarlaştırma çabası vermişse de aslında bir feodalizm ihracatçısıdır. Cihat anlayışını da bunu için geliştirmiştir. ” (s.249)

  1. Mem Yayıncılık

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Habere 1 Yorum Yapılmış

Gündem
Mescid-i Aksa baştan başa yenilendi
Türkiye
Meteorolojiden 20 il için fırtına uyarısı
Dünya
Almanya'nın gizli belgelerini yayımladılar

Hava Durumu

11°
Detaylı Hava Raporu