'Ülkemizin askeri sırlarına erişim izni vermeyiz'

'Ülkemizin askeri sırlarına erişim izni vermeyiz'


İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, "Kimseye, ne ek protokol ne de başka bir uluslararası anlaşma bahanesi ile ülkenin askeri sırlarına erişim izni vermeyiz" dedi.

Ruhani, 11'inci hükümetin seçimleri kazanmasının ikinci yıl dönümü münasebetiyle düzenlediği basın toplantısına, 250’ye yakın yerli ve yabancı basın mensubu katıldı.

Ruhani, ülkesi ile Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi daimi 5 üyesi ile Almanya'dan oluşan "5+1 grubu" arasında yürütülen nükleer müzakerelere ilişkin, "Dünyanın altı büyük ülkesi karşısında müzakere eden heyetimizi destekleyen halkımıza da teşekkür ediyorum. Bundan iki yıl önce 5+1 grubundaki ülkelerin hiçbiri İran'ın uranyum zenginleştirme hakkını kabul etmezlerken, bugün artık İran'ın bu hakka sahip olduğu, Natanz ile Fordo'nun kapılarının açık kalacağı konusunda kimse şüphe duymuyor. İşte bu bizim en büyük başarımızdır" ifadelerini kullandı.

"Tüm çabamız belirlenen kırmızı çizgiler çerçevesinde İran halkının haklarını koruyan onurlu bir anlaşma sağlamaktır" diyen Ruhani, müzakerelerde gelinen son durum hakkında şunları kaydetti:

"Ben bugün İran'ın savunduğu genel çerçevenin 5+1 grubu tarafından kabul gördüğünü düşünüyorum. Elbette gelinen aşamada hala ayrıntılar konusunda çok fazla görüş ayrılığı var. Tüm bu ihtilaflı konular çözüme kavuşturulmalı. Biz müzakere konusunda son derece ciddiyiz, zaman harcama peşinde değiliz. Acelemiz yok ama anlaşma sağlanması için tüm fırsat ve imkanlardan yararlanacağız. Bizim için en önemli şey İran halkının talepleridir. Müzakere ettiğimiz taraflar, eğer İran halkının haklarına, milli menfaatlerimize saygı duyar ve aşırı taleplerden kaçınırlarsa bir anlaşma sağlanması mümkün."

Cumhurbaşkanı Ruhani, uzun süredir basında yer alan İran'ın askeri tesislerinin denetlenip denetlemeyeceği yönündeki tartışmalar, "Birçok asılsız iddia yer aldı. Ancak kesin olan bir şey varsa o da İran'ın ek protokolün (NPT Anlaşmasının ek protokolü) uygulanması yada herhangi başka uluslararası anlaşma bahanesi ile sadece askeri sırlara değil, ülkesinin hiçbir sırrına erişilmesine izin vermeyeceğidir" diyerek açıklık getirdi.

- Yaptırımlar başarılı olamadı, ama etkili oldu

Ülkesine uygulanan ekonomik yaptırımların hedefine ulaşamasa da etkili olduğunu belirten Ruhani, ülke içinden yapılan "hükümetin tüm sorunları yaptırımlarla bağdaştırdığı" yönündeki eleştirilerin sorulması üzerine, şunları söyledi:

"Bu hükümet yaptırımların uygulandığı bir zamanda iş başına geldi ve tüm icraatlarını da yaptırımlara rağmen gerçekleştirdi. Kabul etmemiz gereken bir konu var, o da şu ki evet yaptırımlar hiçbir dönemde başarılı olamadı ve hedefine ulaşamadı, ama etkili oldu. Başarılı olmak ile etkili olmak arasındaki farkı dikkate almalıyız. Onlar yaptırımlarla İran halkının teslim olmasını hedefliyorlardı, ama başarılı olamadılar. Ama yaptırımlar toplum için bir çok soruna neden oldu. Ancak şunu da bilmemiz gerekir ki dün veya bugün karşı karşıya olduğumuz sorunların büyük bölümünün müsebbibi yaptırımlar değil kötü yönetimdir. Yaptırımların hiç etkili olmadığını iddia etmek de gerçekçi ve doğru değil."

Cumhurbaşkanı Ruhani, yaptırımlara rağmen yaşamaya devam edilebileceğini ancak söz konusu gelişmek, kalkınmak ve dünyayla rekabet etmek olduğunda "Hiçbir ülkenin kapalı kapılar ardında büyük bir ekonomiye ulaşamayacağını" söyledi.

- Yaptırımların anlaşma ile eş zamanlı olarak kaldırılmasını istiyoruz

Ruhani, İran ile 5+1 grubu arasında yaptırımların kaldırılma modeli üzerinde hala görüş ayrılıkları olduğunu belirterek, "Yaptırımların, nükleer anlaşma gereğince atacağımız adımlar ile eş zamanlı olarak kaldırılmasını istiyoruz. Bu konuda hala görüş ayrılıkları var. Biz iki tarafın atacağı adımların eş zamanlı olması konusunda ısrarcıyız" dedi.

Bunun dışında müzakere sürecinin uzamasına neden olan başka sorunların da olduğuna işaret eden Ruhani, şöyle konuştu:

"Müzakerelerde karşı tarafın mutabakata varılan bir konuyu sonraki oturumlarda tekrar gündeme getirip pazarlık konusu yapması diğer sorunlardan biri. Bu konu müzakerelerde gecikmeye ve uzamasına neden oluyor.  Eğer karşı taraf anlaşma sağlanan konulara bağlı kalır ve sürekli yeni konuları gündeme getirmezse bir çözüme ulaşabiliriz. Ancak sürekli aynı konular üzerinde pazarlığa devam edilirse anlaşmaya ulaşmak zaman alabilir."

- Endişeli değilim, her zaman umutluyum

Cumhurbaşkanı Ruhani, bir gazetecinin "Olası bir nükleer anlaşmanın imzalanmasının ardından, ABD ve İran’da bazı kesimlerin anlaşmanın icra edilmesini sabote edebileceği konusunda endişe duyup duymadığı" şeklindeki sorusunu, "Ben endişeli değil, her zaman umutluyum" şeklinde cevapladı.

Her ihtimalin mümkün olduğunu dile getiren Ruhani, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gaybın alimi değiliz, dolayısıyla gelecekte olanları bilemeyiz, mutlak güç de değiliz dünyanın tüm sorunlarını çözemeyiz. Ama son derece umutluyum, çünkü daha önce Cenevre'de geçici bir anlaşma sağladık ve bunu uygulamayı başardık. O zaman da her iki taraftan anlaşmayı bozmak isteyen taraflar vardı, ancak başaramadılar. Eğer nihai anlaşma sağlanır ve taraflar bunu imzalarsa, bilhassa BM Güvenlik Konseyi anlaşmayı onaylayıp mühürledikten sonra tüm hükümetlerin bu anlaşmaya bağlı kalmalarını gerekir. Ben, anlaşma sağlanmasına karşı çıkanların da bu anlaşmanın olumlu etkilerini gördükten sonra görüşlerini yenileyeceklerini düşünüyorum."

Ruhani olası bir nihai anlaşmanın imzalanmasının arından yürürlüğe girmesi için birkaç aylık bir süre gerekeceğini de ekledi.

- Irak ve Suriye'de askeri gücümüz yok

Ülkesinin Irak ve Suriye'deki askeri varlığını reddeden Ruhani, "İran'ın ne Irak'ta ne Suriye'de askeri üsleri ve gücü yok. Bu ülkedeki faaliyetlerimiz sadece danışmanlıkla sınırlıdır" diyerek söz konusu ülkelerde askeri güç bulundurmadıklarını öne sürdü.

ABD'nin Irak'.ta "terörizmle mücadele" söylemini de "tamamen içi boş iddialar" olarak tanımlayan Ruhani, "Terör örgütleriyle mücadele etmek için koalisyon kurmuşlar, teröristleri havadan bombalamışlar. Tüm bunlar içi boş iddialardan öte değil. Irak’ta teröristlerin ilerlemesini engelleyen bu ülke halkı ve ordusunun mücadelesidir. İran da üzerine düşen yardımda bulundu. Ama ABD koalisyonunun bu konuda bir adım attığına dair herhangi bir eser yok ortada. Bunların iddiaları ile gerçekler arasında büyük bir mesafe var" dedi.

Son olarak "Irak, Suriye ve Yemen, kendi ayakları üzerinde durabilmelidir" diyen Ruhani, "Bölge ülkelerinin toprak bütünlüğünü desteklemeliyiz. Her türlü bölünme ve ayrıştırma çatışma ve iç savaşların devamı demektir. Suriye ve Irak’ın terörizmle ve ülkelerinin bölünme tehlikesiyle mücadele edebilmeleri için buradaki merkezi hükümetler desteklenmeli" diye konuştu.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Halep’te süresiz ateşkes zaruridir
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
Irak ordusu DEAŞ'a karşı halktan yardım istedi

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu