'Oy kullanmak şirktir' diyorsanız MUTLAKA OKUYUN!

'Oy kullanmak şirktir' diyorsanız MUTLAKA OKUYUN!


Diyarbakır'da IŞİD bağlantılı bir grup tarafından dağıtılan broşürler tepki topladı.

“Ebu Hanzala” diye bilinen IŞİD bağlantılı tekfirci grupla ilişkili Tevhid Dergisi tarafından Diyarbakır’da üzerinde, “Oy kullanma, Yaratıcına şirk koşma” yazan broşürler dağıtıldı. Derginin internet sitesinden yapılan açıklamada ise, oy kullanmamaları için seçim gününe kadar 1 milyon kişiye kısa mesaj, 5 milyon kişiye de e-posta gönderileceği bildirildi.

Öte yandan dağıtılan broşürlerin insanlar tarafından fazla ciddiye alınmadığı görülüyor.

Nurettin Yıldız ile Ebubekir Sifil’in konu ile ilgili açıklamalarına baktığımızda “insanları kolayca tekfir etme”nin hastalıklı bir alışkanlık olduğunda hemfikir görünüyorlar.

Nureddin Yıldız; “İbn-i Teymiye: ‘Allah-u Teala’nın kitabı dışında hüküm için başvurulan her şeye tağut olarak hükmedilir’ der. Oy kullanmak caiz midir? “ sorusuna verdiği cevapta bir Müslüman’ın Allah’ın kitabı ile hükmedilmeyen bir yerde huzur içinde yaşaması, hicret etmemesi tartışılmadığı halde, öbür Müslüman’ın filan yerde oy kullanması tartışılmasının manasız olduğuna dikkat çekiyor.  

Nureddin Yıldız konuyla ilgili cevabında şunları ilave ediyor:

“ Sonradan ortaya çıkmış meselelerde Müslümanlar ictihad ederek karar verirler. Bu ictihadları da Kur’an ve sünnete göre olur ya da olmalıdır. İbn-i Teymiye veya başka birinin sözüne gerek yok, beşeri bir sistemin hakkında Müslüman’ın ne diyeceği bellidir. Ama özel şartlar veya benzeri nedenlerle Müslümanların yaptıkları ictihadları aralarında münazara konusu haline getirmeleri uygun değildir. Niyetlerimizi ve amellerimizin akıbetini Allah’a havale etmek zorundayız. Birbirimizin kadıları durumunda olamayız. Bir Müslüman’ın Allah’ın kitabı ile hükmedilmeyen bir yerde huzur içinde yaşaması, hicret etmemesi tartışılmazken öbür Müslüman’ın filan yerde oy kullanması tartışılırsa dengesizlik olur. Bunun için birbirimizi ictihadi konularda serbest görmeliyiz.”

Ebubekir Sifil ise bir röportajda kendisine yöneltilen “ Bazı gruplar ‘Türkiye’de, oy kullanmak, askere gitmek caiz değil diyor. Aslında yönetime cihad ilan etmeleri, savaşmaları lazım, Afganistan, Pakistan gibi bazı müslüman ülkelerde bu şekilde yapılıyor siz yanlış yapıyorsunuz’ diyorlar.  Ne düşünüyorsunuz? “sorusuna verdiği cevapta;

“Bu bir metoddur kardeşim. Kimseye vahiy gelmiyor. Ben doğru yaptım diyene de, sen yanlış yapıyorsun diyene de vahiy gelmiyor. Bu bir metoddur. Bu bir tarzdır. Şimdi Mısır’da başka türlü şartlar, imkanlar vardır, başka türlü bir hizmet metodu kullanılır. Afganistan başka, Türkiye başka, Amerika başka, Avrupa başkadır. Yani bulunduğunuz yerin şartlarına göre imkanlar oluşturup, hizmet metodu belirlemeniz, eşyanın tabiatı gereğidir. Her yer için tek bir sistem, tek bir metod dayatmasında bulunursanız, bu şizofreni olur. “ diyor.

Dayatmaların insnaları fitneye sürükleceğini ifade eden Sifil sözlerine şöyle devam ediyor:

“Türkiye’de siyaset yoluyla ben İslam’a hizmet edebilirim diyen insanlar, mesela dünyanın başka yerlerine de yaymaya, dayatmaya kalksalar bu bir şizofreni olur. Çünkü bu vahiy değil, kimseyi bağlamaz. Her yerde başka olur.  Şimdi kendine selefî diyen insanların belki de içine düştüğü en büyük handikap bu. Bunları sanki birileri torna tezgahından geçiriyor ve söyledikleri şeyin gerçekten şer’î olarak nereye dayandığını, ne anlama geldiğini, çok da arkasını önünü düşünmeden konuşuyorlar. Ellerine bunların keskin bir kılıç vermiş birileri, sallayıp kelle uçuruyorlar. Bu doğru bişey değil.. Siz insanları sizin uygun bulmadığınız bir İslamî hizmet metodu benimsiyor diye tenkid edemezsiniz. Ne zaman ki meşrû sınırların dışına çıkarlar ve bir konsensus oluşur,  o zaman çıkıp dersiniz ki “bütün ulema böyle düşünüyor, bu gayr-i meşru’dur” dersiniz. Ama böyle bir şey yok.”

Herkes kendi mizacına, meşrebine, bulunduğu yere ortama göre bir hizmet metodu belirleyebilir ve yapabilir. “En güzel benimki, en doğru benimki diğerleri batıl” derseniz bu davanın bizzat kendisi batıl olur.”

Bu broşürleri dağıtan grup, Diyarbakır’daki Hüdapar ekibini de siyasetle uğraştığı tekfir ediyor.

Tevhid Dergisi'nin bu yaklaşımı, bölgede özellikle Müslüman kesimin sempatisini toplayan Ak Parti ve Hüda Par 'lı seçmeni, tercihlerinden vazgeçirmeye yönelik olarak görülüyor ve doğal olarak HDP için ciddi bir avantaj olarak yorumlanıyor.

 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Habere 4 Yorum Yapılmış

  • Ramazan

    29 Temmuz 2016 01:31

    Cevap Ver

    Yahu adamlar şirk diyor ayet hadis delil veriyor siz kafaniza Gore konuşuyorsunuz
    Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.” (Mâide, 5/44)
    “İyi bilin ki! Yaratmak da, emretmek de (hükmetmek de yalnızca) O’na aittir. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.” (A’râf, 7/54)

    “Hüküm vermek yalnızca Allah’a aittir: O, size, kendisinden başkasına tapmamanızı emretti. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.” (Yûsuf, 12/40)
    “O, hükmüne hiçbir kimseyi ortak kabul etmez.” (Kehf, 18/26)

    “Yoksa onların bir takım ortakları mı var ki, Allah’ın izin vermediği şeyleri, dinden kendilerine teşri ettiler? (şeriat kıldılar / kanun olarak belirlediler)” (Şûrâ, 42/21)
    Seyyid Kutub (rahimehullah) şöyle demiştir: “Kim olursa olsun Allah’ın koyduğu şeriattan başka bir şeriatı ve hükmü, Allah’ın yaratıklarına vaaz etmeye kimsenin hakkı yoktur. Çünkü kullarına yalnız ve yalnız Allah hüküm vaaz eder. Aciz ve eksik kimseler beşeri hayatı için hüküm koyamazlar. Koymaları mümkün değildir.” [2
    Onlar, hala cahiliye devrinin (şirk olan) hükmünü mü istiyorlar? Yakinen bilen bir kavim (topluluk) için Allah’tan daha güzel hüküm veren kim vardır?” (Mâide, 5/50)
    Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan nura çıkarır; kafirlerin velileri ise tağuttur. Onları nurdan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda süresiz kalacaklardır.” (Bakara, 2/257)
    Şüphesiz hak, bâtıldan iyice ayrılmıştır. Artık her kim tağutu red ederek, Allah’a iman ederse kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa sarılmıştır.” (Bakara, 2/256)

    1) Boynumda altundan yapılmış bir haç olduğu halde Resulullah (sav)'a geldim. Bana: "Ey Adiy boynundan şu putu çıkar, at!" dedi ve arkadan şu ayeti okuduğunu hissettim: "Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih'i rableri olarak kabul ettiler. Oysa tek ilahtan başkasına kulluk etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka ilah yoktur. Allah, koştukları eşlerden münezzehtir." (Tevbe, 31). Resulullah (sav) devamla: "Aslında onlar, bunlara (ruhbanlarına) tapınmadılar, ancak bunlar (Allah'ın haram ettiği bir şeyi) kendileri için helal kılınca hemen helal addediverdiler, (Allah'ın helal kıldığı bir şeyi de) kendilerine haram edince hemen haram addediverdiler." {Adiy İbnu Hatim} [Tirmizi, Tefsir, Berae, (3094)]

  • Ademoğlu

    03 Temmuz 2016 08:03

    Cevap Ver

    Bakara 2.165 - İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!

  • hakan

    29 Ekim 2015 16:29

    Cevap Ver

    yahu hocalar verdiğiniz cevapların bizi tatmin ettiğine inanıyormusunuz şu anlatımlarınızın kuran ve sünnetle ne alakası var size net sorulan soru kuran ve sünnete göre oy kullanılması şirkmidir
    Net cevap veremeyecekseniz cevaplamayın......

  • mucahıtler

    05 Haziran 2015 13:12

    Cevap Ver

    ,sızkım oluyorsunuzda allahın ayetlerını kendı cıkarlarınız dogrultusunda yorunluyorsunuz benkın oyvereceyını sızenı soracagın

Gündem
Türkiye, Özbekistan'ın yeni cumhurbaşkanı Mirziyoyev'i tebrik etti
Türkiye
Akdeniz'de deprem meydana geldi!
Dünya
Norveç'te okul saldırısı: 2 ölü

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu