Doğu Kudüs Kısa Bilgi

Doğu Kudüs Kısa Bilgi


Doğu Kudüs için hazırlamış olduğumuz bilgileri sizlere sunuyoruz.

Kısa Bilgi

Doğu Kudüs, 1948 Arap-İsrail Savaşı'nda Ürdün'ün ve 1967'deki Altı Gün Savaşı'nda İsrail'in eline geçen Kudüs'ün doğusudur.

 İçinde, Eski Şehri ve Yahudilik, İslam ve Hristiyanlıkta kutsal yerler olan Tapınak Dağı, Ağlama Duvarı, Mescid-i Aksa, Kutsal Kabir Kilisesi gibi yerleri barındırır.

 "Doğu Kudüs" terimi, bazen 1949'dan 1967'ye kadar Ürdün'ün hakimiyeti altında olan fakat 1967'den sonra İsrail hakimiyeti altında Batı Kudüs ile birlikte tek bir belediye altında birleştirilen 70 km2'lik alanı bazen de 1967 öncesi bir Ürdün belediyesi olan 6.4 km2'lik alanı tasvir eder.

Filistin Devleti, Doğu Kudüs'ü başkent yapmak istemektedir fakat şu andaki fiili başkenti Ramallah'tır.

İsrail ise Kudüs'ün tamamını (hem batı hem doğu) ebedi başkent ilan etmiştir.

1948 Arap-İsrail Savaşı'nın ardından Kudüs ikiye bölündü; Yahudilerin çoğunlukta olduğu Batı kısmı İsrail'in, Müslüman ve Hristiyan Filistinlilerin çoğunluğu oluşturduğu Doğu kısmı Ürdün'ün hakimiyetinde kaldı.

Batı Kudüs'te Arapların yaşadığı Katamon ve Malha gibi muhitler zorla boşaltıldığı gibi aynı kaderi Doğu Kudüs'te Eski Şehir ve Silwan muhitlerindeki Yahudiler de paylaştı.

19 yıl boyunca Ürdün hakimiyeti altında bulunan Doğu Kudüs'teki İbrani Üniversitesi'nin bulunduğu Scopus Dağı İsrail hakimiyetindeydi

Scopus Dağı bölgesi her ne kadar coğrafi açıdan Doğu Kudüs'te bulunsa da siyasi açıdan İsrail'in anklavı olduğundan Doğu Kudüs'ün bir parçası olarak sayılmamaktadır.

Yönetim

 

1995 yılında Yaser Arafat ve İzak Rabin arasında yapılan İkinci Oslo görüşmesinin ardından Batı Şeria A (yüzde 17), B (yüzde 24) ve C (yüzde 59) bölgeleri olarak üçe ayrıldı.

A bölgesi tamamen Filistin Otoritesi'ne, B bölgesi Filistin Otoritesi ve İsrail'in ortak yönetimine ve C bölgesi de tamamen İsrail kontrolüne verildi.

Filistin nüfusunun yüzde 98'i A ve B bölgelerinde yaşıyor.

Demografik yapısı

 

1967'de İsrail tarafından yapılan nüfus sayımına göre Doğu Kudüs'te 44,000 ve belediyeye sonradan eklenen bölgelerde 22,000 Filistinli vardı.

Bu zamanda sadece birkaç yüz Yahudi bulunmaktaydı. Haziran 1993'te ise 155,000 Yahudi ve 150,000

Filistinliyle çoğunluğu Yahudiler oluşturmaya başladı

2008'in sonu itibariyle şehirdeki 456,000 kişinin %60'ı Kudüs yerlisidir.

Kudüs genelindeki Yahudilerin %40'ını oluşturan Doğu Kudüs'ün %43'ü 195,500 Yahudiden ve Kudüs genelindeki Müslümanların %98'ini oluşturan Doğu Kudüs'ün %57'si 260,800 Müslümandan oluşur.

Filistin nüfusunun ebatı politik nedenlerle çelişkilidir. 2008'deki Filistin Merkez İstatistik Bürosu'nun raporuna göre Doğu Kudüs'teki Filistinli sayısı 208,000'dir.

2008 itibariyle en yoğun Müslüman muhitler Şuafat (38,800), Beyt Hanina (27,900), Müslüman Çeyreği (26,300) A-Tor ve A-Savana (24,400)'dır. 

Doğu Kudüs'ün ana Yahudi muhitleri Ramot Alon (42,200), Pisgat Ze'ev (42,100), Gilo (26,900), Neve Yaakov (20,400),

Ramat Şlomo (15,100) ve Doğu Talpiot (12,200)'tur. Eski Şehir'deki Arap nüfusu 36,681 ve Yahudi nüfusu 3,847'dir

Tarihi

 

Birleşmiş Milletler Paylaşım Planına göre, Kudüs'ün ne Yahudi ne de Arap devletine bağlı uluslararası bir şehir olmasına karar verildi.

1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında Batı Kudüs İsrail'in, Eski Şehrin bulunduğu Doğu Kudüs de Ürdün'ün eline geçti. 

Savaşın sonra ermesiyle 1949 Ateşkes Anlaşması imzalandı.

Fetihten hemen sonra, Ürdünlüler Yahudi Çeyreği'nde ikamet eden Yahudileri kovdu.

Hurva Sinagogu gibi ana sinagoglar yıkıldı, Yahudi Çeyreği buldozerlendi, Zeytin Dağı'nın kutsallığına aykırı hareketler yapılıp mezar taşları yol yapımında kullanıldı.

Ürdün ayrıca Kudüs'ün kuzeyindeki Atarot ve Neve Yaakov isimli Yahudi köylerini de yıktı.

Doğu Kudüs, İsrail hakimiyetindeki Batı Kudüs'teki Arap muhitlerinden gelen mültecileri ağırladı.

Binlerce Arap, önceden Yahudilerin yaşadığı yerlere yerleştirildi.

1950'de Batı Şeria ve Doğu Kudüs Ürdün tarafından ilhak edildi. İsrail ve Ürdün'ün farklı kısımların ilhak edildiği Kudüs ilhakı "de facto" olarak tanınırken, Ürdün'ün Batı Şeria ilhakı Birleşik Krallık tarafından tanındı.

Ürdün hakimiyeti döneminde Doğu Kudüs önemini yitirmeye başladı,

1960'larda Kudüs'te ekonomik gelişme başladı, turizm endüstrisi önemli ölçüde gelişti ve kutsal yerlere yapılan haclarda artış oldu fakat tüm dinlere kapılarını açan Kudüs İsraillilere izin vermedi

1966'da Ürdün hükümeti tarafından Doğu Kudüs'ün komşu köy ve kasabalarla birleştirilerek metropol bir şehir yapılması planlandı fakat bu plan hayata geçmedi ve ertesi sene Doğu Kudüs İsrail hakimiyeti altına girdi.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Haberler de İlginizi Çekebilir

X
Gündem
Erdoğan'ın çağrısına Rusya Merkez Bankası'ndan yanıt.
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
İran'ın resmi para birimi değişiyor.

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu