Erdoğan'dan Doğan Medyasına: Beni ırgalamaz

Erdoğan'dan Doğan Medyasına: Beni ırgalamaz


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATV ve A Haber’in ortak canlı yayında önemli açıklamalar yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATV ve A Haber’in ortak canlı yayınına katıldı. Fenerbahçe’nin Bursaspor’a 3-0 yenilmesini değerlendiren Erdoğan, Fenerbahçe’nin kendi evinde aldığı farklı mağlubiyeti “düşündürücü” olarak değerlendirdi. Bursaspor’u deplasmanda aldığı galibiyetten dolayı tebrik eden Erdoğan, yeşil beyazlılara finalde de başarı diledi.

“BU ALANDA MUHTEŞEM BİR KÜLLİYE TEŞEKKÜL ETSİN İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın dışarısında ya da külliyenin içerisinde ikamet edeceği bir binanın yapılacağını dile getiren Erdoğan, yapımı planlanan külliye ile ilgili bilgiler verdi. Bütün bakanlıklar ve devlet kurumlarının toplantılarının yapılacağı 2 bin, 2 bin 500 kişilik bir binanın yapıldığını kaydeden Erdoğan, “Bunun için mimar arkadaşlarımız dünyadaki opera binalarını gezdiler. Ve bir proje çizdiler. Bu binanın yapımı devam ediyor. Onun altında bölgede şuanda bir ibadethane de yok. Oraya bir cami yapıyoruz. Cami büyük ihtimalle Ramazan’ın ortalarına doğru yetişecek. Onun yanında çok amaçlı, 2 salonlu bir bina yapılıyor. Altına da bir sergi salonu yapalım diyoruz. Bu sergi salonundan bütün sanatkarlar istifade etsinler, eserlerini burada sergilesinler istiyoruz. Bunun dışında önemli bir binamız daha var. Cumhurbaşkanlığı’nın bir kütüphanesi olsun istiyoruz. Bu kütüphanede bizim hedefimiz; 5 milyon cilt kitap bulunacak. Burası 24 saat, gençliğe, okur yazar olan herkese hizmet verecek. Böylece bu alanda muhteşem bir külliye teşekkül etsin istiyoruz” diye konuştu.

Muhalefet partilerinin bu tür yapılara alışık olmadığı için farklı bir dil kullandığını kaydeden Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gelenlerin gurur duyduklarını, halkın her kesiminin de Saray’a gelebildiklerini ifade etti.

“PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIKLARININ OLDUĞU ÜLKELERDE DAHA SERİ KARAR ALABİLME İMKANI OLABİLİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, program moderatörünün Rusya Anayasası ile 1982 yılında yapılan Türkiye Anayasası’nın karşılaştırıldığında, Türkiye’deki Cumhurbaşkanı’nın Putin’den daha güçlü olduğunu söylemesi üzerine şöyle konuştu:

“Rusya’da hukuki bir durum mudur veyahut da fiili bir durum mudur bunu bilemiyorum. Orada da malum Başbakan var. Medmedev Cumhurbaşkanı’ydı ama Medvedev Cumhurbaşkanıyken yine güç Putin’deydi. Çünkü durum fiiliydi. Şu anda Putin Cumhurbaşkanlığını aldı Medvedev adeta ortada yok. Böyle bir görünüm var. Orada durum fiili… Duma’ya gelince; o da tabi Putin’in iki dudakları arasında bir durum. Orada da fiili bir durum söz konusudur. Peki nereden geliyor bu güç? Partili bir cumhurbaşkanı var orada. Türkiye’deki durum bu değil. Türkiye’de partili olmayınca aynen oradaki güç burada olamıyor. 82 Anayasası’nda partili bir cumhurbaşkanı yok. Partili olmayınca, orada ciddi bir güç kaybı oluyor. Amerika’ya baktığımız zaman; Amerika’da Başkan partili. Partili olduğu için oradan aldığı bir gücü var. Ama Amerika’nın da bana göre dezavantajı; 2 yılda bir yapılan yenileme sistemi ister istemez en ufak bir şeyde kongrenin yapısını değiştiriyor. O yapı değiştiği anda da güçlü geldiğiniz bir yerde güç kaybına uğrayabiliyorsunuz. Birinci dönem o kadar bir güç kaybına uğramadı ama ikinci dönem ciddi manada bir güç kaybına uğradı. Bir Başka durum da Fransa çift kamaralı ama yarı başkanlık sistemi var. Orada da Başbakan’ın herhangi bir yaptırımı yok. Bütün güç cumhurbaşkanında o da partili. Ben seçimlere giderken partili cumhurbaşkanını gündeme getirmiştim. Fakat bu muhalefetin hiç işine gelmedi. ‘Gelin hep beraber partili cumhurbaşkanı sistemini bir anayasa değişikliğiyle getirelim, bu Türkiye’yi çok daha farklı kılacaktır’ dedim. Türkiye’deki sıkıntı, şuanda partili-partisiz olayından kaynaklanıyor. Partili cumhurbaşkanlıklarının olduğu ülkelerde, bana göre yaptırım, uygulama, daha seri karar alabilme imkanı çok daha farklı olabilir.”

“TÜRKİYE’NİN SERİ KARARLAR ALABİLEN BİR İDARİ YAPIYI YAKALAMASI LAZIM”

Cumhurbaşkanlığı seçiminde AK Partili olmayanlardan da oy aldığını belirten Erdoğan, “Son seçimlerde aldığımız oy, yüzde 50’ye kıl payı yaklaşmıştı. Cumhurbaşkanlığı seçiminden yüzde 52 ile çıktık. Demek ki; orada farklı yerlerden de ufak bir destek geldi. Partimizden güçlüyüz diye bir yaklaşım içine giremem ama o kampanyanın, belki muhalefetin de durumunu göz önüne alarak, vatandaşın vermiş olduğu oylar olabilir. Buradaki en önemli husus şu; Türkiye’nin seri kararlar alabilen bir idari yapıyı yakalaması lazım. Bu idari yapı için de Başkanlık sistemi çok çok önem arz ediyor. Biz bunu başaramazsak bu çift başlılık alır başını gider” ifadelerini kullandı.

''Bunlara artık aydın demiyorum, bunlar karanlık''

''Batıda kendisini aydın sanan kesimlerin HDP'ye destek vermesini nasıl görüyorsunuz?'' sorusu üzerine ise Erdoğan, ''Buradaki olay çok açık, net. Bir defa olay şu anda, 'AK Parti'nin oylarını nasıl biz daha aşağı çekeriz?' Bu aydınların bütün derdi, ben bunlara artık aydın demiyorum, bunlar karanlık. Çünkü Türkiye'yi bölmenin, parçalamanın gayreti içerisinde bunlar. Eğer bu malum parti barajın altında kaldığı taktirde biliyorlar ki burada üçüncü bir parti yok, iki parti var. İktidar partisiyle onlar var. Bunu gördükleri için de şu anda 'Nasıl böleriz Türkiye'yi, Türkiye'de siyasi bir zaaf veyahut da iktidarın gücünü nasıl ortadan kaldırırız?' Bütün hedef buna yönelik'' diye konuştu.

CumhurbaşkanıErdoğan, 12 yıllık süreçte ''istikrar'' ve ''güven'' diye iki sihirli kavramın olduğuna dikkat çekerek, güven ve istikrar olmazsa uluslararası sermayenin Türkiye'ye gelmeyeceğini kaydetti.

Erdoğan, Doğan Grubu'yla anlaşmazlığın daha öncesine dayandığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Daha önceye de dayanıyor. Elimde bazı notlarım var. İşin nereye dayandığı ortada. Mesela çok ilginç olan bir şey. Belediye başkanlığım dönemi. Benimle yakından uzaktan alakası olmadığı halde, Sultanbeyli'de benim villalarımın olduğunu iddia ettiler. Adaylık sürecinde başladı, ondan sonra da devam etti. Sürecin içinde de o zamanlar Show TV bununla ilgili devreye girdi. Şu anda Doğan'ın çok samimi idari ekininin içinde olan, isim vermeme gerek yok ama karı-koca ikisi de medya dünyasının içindedirler. Buradan zaten siz bunu da çıkarırsınız. Hakaretleri bunların zaten çok ileri seviyededir. Bu tür adımlarla benimle yakından uzaktan alakası olmadığı halde, adaylık sürecinde bana bunu yaptılar. Bunu yapınca çok sert bir çıkışım oldu. Bununla ilgili attığım o adımdan sonra bunlar geri çekildiler. O seçimde de malum İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını aldım. Böyle birşeyi de ispat edemediler."

Erdoğan, Doğan Grubu'nun adımlarının devam ettiğini vurgulayarak, "İkinci adımlarıysa, özelikle belediye başkanlığımın ardından başbakanlık sürecine doğru giderken, 'Bu sürecin önünü nasıl keseriz' buna doğru geldiler. Ama belediye başkanlığımın 4,5 sene olmuştu ki, malum mahkeme Siirt konuşmam, onun arkasından attıkları başlık, 'Siyasi hayatı bitti' başlığı, o da tabi çok çok enteresandı" diye konuştu.


Erdoğan, Doğan Grubu'nun algı manşetine ilişkin kendisi hakkında geçmişte atılan manşetlere de değinerek Doğan Medya sahibi Aydın Doğan'a seslendi: "Senin maaşlı şarlatanların ne yazarsa yazsın beni ırgalamaz"
 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Anket amacından saptı
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
Kahire'de bombalı saldırı: 6 polis öldü

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu