Çerkeslerin Uğradığı Soykırım ve Sürgünün 151. Yılı…

Çerkeslerin Uğradığı Soykırım ve Sürgünün 151. Yılı…


21 Mayıs 1864.. Bir asırdan fazla bir süre boyunca Çerkeslere boyun eğdiremeyen Çarlık Rusyası, Çerkesleri imparatorluğun diğer bölgelerine veya Osmanlı topraklarına sürgün etmeye karar verdi.

151 yıl önce bugün 1 milyon 500 Çerkes, Rusya tarafından dayatılan büyük sürgünle soykırıma maruz bırakıldı. Yaklaşık 500 bin civarında insan da sürgün yolculuğunda ve ilk yerleştikleri bölgelerde hayatını kaybetti.

Ruslar, Karadeniz kıyısında bulunan Kafkas halklarının topraklarınn tamamını 1860'lı yıllarda ele geçirmişlerdi. Elde edemedikleri tek bölge ise Adıgey ya da diğer ismiyle Çerkes bölgesiydi. Karadeniz kıyısından hem Osmanlıya hem de Batıya açılan Çerkes bölgesi, Rus egemenlik alanı içinde bağımsız bir bölge şeklinde varlığını devam ettirmekteydi.

 

 

Bir asırdan fazla bir süre boyunca Çerkeslere boyun eğdiremeyen Çarlık Rusyası, Çerkesleri imparatorluğun diğer bölgelerine veya Osmanlı topraklarına sürgün etmeye karar verdi. Çerkesya'nın yerli halklarından temizlenmesi amacıyla uygulanan sistemli politika sonucu, Çerkeslerin nüfusun yüzde 90'ı çok kısa bir sürede anayurdundan korkunç koşullarda sürgün edildi, sürgün edilenlerin üçte biri sürgün yollarında açlık ve hastalıktan hayatını kaybetti.

Rusya o bölgede bir milyondan fazla insanı katletti. Geride kalan 2 milyon insanı sürgün ederek Kafkasya'yı Kafkasyalılardan temizledi. Ruslar, Çerkesleri  dil, kültür ve ırk olarak tarih sahnesinden silmek istemiştir. Bu bir ulusun, başka bir ulusu yok etme operasyonudur.

Sürgündeki Çerkesler

Çerkesler Osmanlı topraklarına deniz yoluyla göç etti ve Kafkasya’da gerçekleşen bu sürgün en büyük soykırımlardan biri olarak tarih kitaplarındaki yerini aldı. Sürgün esnasında birçok Çerkes, açlık, susuzluk, hastalık ve çeşitli deniz kazaları nedeniyle yaşamını yitirdi. Gemilerde ağır hastaların diğer yolculara hastalık bulaştırmaması için canlı canlı  Karadeniz sularına atıldıkları ve sürgünü yaşayan Çerkeslerin yıllarca balık dahi yemedikleri bilinmektedir.

Çerkesler bunu şöyle ifade eder:

 "Karadeniz en fazla biz Çerkeslere karadır. Orası binlerce, onbinlerce, yüzbinlerce atamıza mezar olmuştur."

Adıge’de genelde Şapsığların yaşadığı bir bölgede yaşayan bu ihtiyar, tanıklık ettiği Büyük Sürgün’le ilgili şunları söylemişti:

“Deniz kenarında yedi yıl boyunca duran insan kemikleri vardı. Kargalar erkek sakallarından ve kadın saçlarından yuvalarını kurarlardı.Deniz yedi yıl boyunca insan kafataslarını kıyıya atmayı sürdürdü. Benim orada gördüklerimi düşmanımın bile görmesini istemem.”

Bugün Türkiye topraklarında yaşayan Çerkeslerin nüfusu hala Kafkasya’da yaşayan soydaşlarının nüfusundan daha fazladır.Bu açıdan bakıldığında Çarlık Rusyası'nın asimilasyon ve yok etme politikasının bir anlamda istenilen sonucu verdiği söylenilebilir.Fakat Çerkesler tarihe bir kara leke olarak düşen Büyük Sürgün’ü unutmamakta ve unutturmamak adına da mücadelelerini sürdürmeye devam etmekteler.

Rus Tarihçilerinin Kayda Geçen Sözleri Soykırımın Dehşet Verici Boyutuna Dikkat Çekiyor

Rus Tarihçi Sulujiyen: “Dağlılar teslim olmuyor diye biz davamızdan vazgeçemezdik. Silahlarını alabilmek için yarısının kırılması gerekti. Kanlı savaşta bir çok kabile tümüyle yok oldu. Ayrıca, çoğu anneler bize vermemek için kendi çocuklarını öldürüyorlardı...”

Rus Tarihçi Zaharyan: “Çerkesler bizi sevmezler. Biz onları, özgür çayırlarından çıkardık. Avullarını yıktık. Bir çok kabile tümüyle yok edildi...”

Rus Tarihçi Y.D. Felisin: “Bu, gerçek ve acımasız bir savaştı. Yüzlerce Çerkes köyü ateşe verildi. Ekin ve bahçelerini imha için atlara çiğnettik, sonuçta bir harabeye dönüştü."

Tanıklar:

Grand Dük Michael: "Dağlılar teslim olmuyor diye biz görevimizi yarıda bırakamazdık. Yarısının temizlenebilmesi için öbür yarısının yok edilmesi gerekiyordu."

Kafkasya Orduları Kurmay Başkanı Milyutin: "Dağlıları, zorla ve bizim istediğimiz yerlere göndermeliyiz. Gerekiyorsa Don yöresine sürmeliyiz. Bizim esas gayemiz Kafkas dağlarının eteklerindeki bölgelere Rusları yerleştirmektir. Ancak bunu şimdiden dağlılara hissettirmeyelim.

General Yevdokimov: "Batı Kafkasların fethi ile ilgili plan açısından şimdi de kıyı şeridini temizlemeliyiz."

Lev Tolstoy: "Köylere gece karanlığında dalıvermek adet haline gelmişti. Gece karanlığının örtüsü altında Rus askerlerinin, ikişer üçer evlere girmesini izleyen dehşet sahneleri öylesineydi ki, bunları hiçbir rapor görevlisi aktarmaya cesaret edemezdi."

Grand Dük Michael: Savaşın sonlarında Çerkes beylerinin mağlup olduklarını, Rus yönetimini kabul ederek kendi topraklarında yaşamalarına izin verilmesini istediklerinde verdiği cevap: "Size bir ay süre veriyorum. Bir ay içerisinde ya Kuban ötesinde gösterilecek yere gidersiniz ya da Osmanlı topraklarına gidersiniz. Bir ay içerisinde sahile inmeyen köylüleri ve dağlıları savaş esiri sayıp ona göre işlem yapacağız."

St.Petersburg Gazetesi: "Savunmaları ile ölümsüzleştirdikleri sahillerden kaçış başladı. Çerkesya artık yok. Dağlardaki artıkları da askerlerimiz yakında temizleyecek ve savaş kısa zamanda sona erecek..."

İnsanlık tarihindeki en büyük trajedilerden birinin anılacağı bir gün olan 21 Mayıs, Rusya'da bugün hala "Zafer Bayramı" olarak kutlanmaktadır. Bir toplumu son ferdine kadar yok ettikleri  günü bayram diye kutlayarak, adeta insanlıkla dalga geçmektedir.

Medine Gülbe / Haber Seyret

Özel Haber

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu