Obama: Esed'in ülke geleceğinde yeri yok

Obama: Esed'in ülke geleceğinde yeri yok


ABD Başkanı Barack Obama, "Suriye'de Beşşar Esed'i içermeyen kapsayıcı bir hükümete doğru müzakere edilmiş bir geçişi başarma çabalarını artırmaya bağlılığımız sürüyor" dedi.

ABD Başkanı Barack Obama, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleriyle Camp David zirvesinde, İran, aşırılıklarla ve DAİŞ ile mücadele, Yemen, Suriye ve Libya gibi bir dizi konu ile güvenlik ve askeri alanlardaki işbirliğini güçlendirme ve derinleştirmeye yönelik meseleleri ele alıyor.
 
İran'ın bölgedeki aktiviteleri konuşuldu
 
Zirveye dair basın mensuplarınını sorularını yanıtlayan Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Ben Rhodes, gün boyunca toplantılarda, İran, aşırılıklarla ve DAİŞ ile mücadele, Yemen, Suriye ve Libya gibi bir çok meselenin görüşüldüğünü söyledi.
 
Sabahki toplantıda daha çok İran üzerine odaklanıldığını belirten Rhodes, Obama ve ekibinin, KİK ülkelerini İran ile P5+1 ülkeleri arasındaki nükleer müzakereler hakkında bilgilendirdiğini kaydetti.
 
Rhodes, zirvede, nükleer müzakerelerin yanı sıra İran'ın bölge genelindeki istikrarsızlaştırıcı eylemleri üzerinde de durulduğunu dile getirerek, liderlerin bununla başa çıkmak için ne tür kapasite ve stratejilere ihtiyaç duyulduğunu değerlendirdiklerini bildirdi.
 
Bir soru üzerine, Körfez ülkelerinde bölgede nükleer silahlanma yarışına girme niyeti bulunmadığını gördüklerini ifade eden Rhodes, kendilerinin de nükleer program konusunda takip edilecek örneğin İran olmadığını belirttiklerini aktardı.
 
"Yaptırımlar tek başına her derde deva değil"
 
Körfez ülkelerinin, yaptırımların kalkması halinde İran'ın elde edeceği gelirleri bölgedeki istikrarsızlaştırma çabaları için kullanacağına dair kaygılarının hatırlatılması üzerine Rhodes, böyle bir durumda İran'ın önemli miktarda gelire sahip olacağını kabul etti ama bununla daha çok kendi ekonomisine yatırım yapacağına inandıklarını söyledi.
 
Rhodes, "Tabii ki bu, bazı gelirlerin İran'ın güvenlik amaçları için kullanılmayacağı anlamına gelmiyor ama bizim vurguladığımız şey, yaptırımların İran'ı bu tür eylemlerden caydırmadığı. Dolayısıyla, ihtiyacımız olan, bölgedeki bu faaliyetlere yanıt vermede daha iyi stratejiler. Yaptırımlar tek başına her derde deva değil. Eğer öyle oysaydı, hala bölgedeki bu eylemleri görmezdik" dedi.
 
İran'ın Singapur bandıralı bir gemiye ateş açtığı haberlerinin sorulması üzerine Rhodes, olaya herhangi bir ABD gemisi ve personelinin dahil olmadığını kaydetti.
 

Rhodes, bu konunun zirvede gündeme gelmediğini ama bu tür olayların Körfez ülkelerinin denizcilikle kapasitelerini artırmanın önemini gösterdiğini dile getirerek, "ABD'nin bölgede bu konuda ciddi varlığı bulunuyor ama biz ortaklarımızın da bu tür tehditlerle başa çıkabilmesini istiyoruz ve onların kapasitesi arttıkça, ister İran, ister başkalarından olsun denizcilik faaliyetleriyle ilgili tehlikeler ve tansiyonlara daha az açık kapı kalacaktır" diye konuştu.
 
Rhodes, görüşmelerde, ABD'nin DAİŞ ile mücadelede Körfez ülkelerinden sahaya asker göndermesi gibi talepte bulunup bulunmadığına yönelik soruna "Hayır" yanıtını verdi.
 
"Uçuşa yasak bölgeyi, uygulanabilir bir seçenek olarak görmüyoruz"

 
Rhodes, başka bir soru üzerine, Suriyeli ılımlı muhaliflere silah yardımı ve eğitim-ekipman ile siyasi destek sağlanması noktasında Körfez ülkeleriyle koordinasyon içinde olduklarını belirterek, "Zirvede, Suriye'deki çatışmalardaki son durum da görüşülecektir. Uçuşa yasak bölge konusuna gelince, zirvedeki mevcut konu başlıklarından değil ama gündeme gelebilir. Bu ülkelerden bazıları Esed rejimine karşı ciddi eylemlerde bulunulmasından yana, hepsi bizim Suriye'de DAİŞ'e karşı çabalarımızı destekliyor" ifadesini kullandı.
 
Uçuşa yasak bölgeyle ilgili başka bir soru üzerine Rhodes, şunları söyledi:
 
"Bu, Körfez ülkelerinden daha fazla Türkiye ile gündeme gelen bir konu. Suriye'de farklı seçenekleri değerlendirmeye açık olduğumuzu söyledik ama çatışmaların ülke genelinde ve kentsel alanlarda olduğu dikkate alındığında, uçuşa yasak bölgeyi, sahadaki durumu ciddi biçimde değiştirmeye katkı sağlayabilecek uygulanabilir bir seçenek olarak görmüyoruz. Ancak bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor ve eğer ortaklarımızın fikirleri varsa, bunları her zaman dinleriz."
 
"ABD sözlerini tutar"
 
Ortaklıklarını birçok somut noktada artırmak istediklerini dile getiren Obama, bu noktada ilk olarak ABD'nin KİK ülkelerinin güvenliğine dönük sarsılmaz taahhüdünün altını çizdi.
 
Obama, BM sözleşmesine aykırı şekilde herhangi bir KİK ülkesinin toprak bütünlüğüne tehdidin engellenmesi ve buna karşı koymada bu ülkelerle çalışmaya hazır olduklarını bildirerek, "Böyle bir durumda ABD, KİK partnerlerimizi savunmak için potansiyel askeri güç kullanımı da dahil hangi eylemlerin uygun olacağına ivedi karar vermede KİK ortaklarının yanında durmaktadır. Şunu vurgulamama izin verin; ABD sözlerini tutar" dedi.
 
"Esed'i içermeyen bir geçiş"
 
Bölgedeki silahlı çatışmaları çözmek için de birlikte çalışma taahhüdünde bulunduklarını ifade eden Obama, bu noktadaki ana ilkelerinin ülkelerin egemenliğine saygı duyma, çatışmaları sadece siyasi olarak çözülebileceğini kabul etme, kapsayıcı hükümetin önemi, azınlıkların haklarına saygı duyma ve insan haklarını koruma olduğunu kaydetti.
 
Obama, "Suriye'de tüm aşırılık yanlarına karşı ılımlı muhalifleri güçlendirmeye devam etmeye ve Beşşar Esed'i içermeyen, tüm Suriyelilere hizmet eden kapsayıcı bir hükümete doğru müzakere edilmiş bir geçişi başarma çabalarını artırmaya bağlılığımız sürüyor" değerlendirmesinde bulundu.
 
Irak hükümetini reformlar ve DAİŞ ile mücadelede desteklemeyi sürdüreceklerini dile getiren Obama, Yemen'deki insani ateşkesi de memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi ve ülkedeki tarafları siyasi görüşmelere dönmeye çağırdı.
 
Obama, İsrail-Filistin meselesinde iki devletli çözüme acil ihtiyacı tekrar etti.
 

-"Amaç İran'ı marjinalleştirmek değil"-
 
Zirvede İran üzerinde de önemle durulduğunu belirten Obama, kendisinin Körfez ülkelerini İran ile nükleer müzakereler konusunda bilgilendirdiğini söyledi.
 
"İran'ın istikrarsızlaştırıcı eylemleri düşük maliyetli"-
 
Bir soru üzerine Obama, Körfez ülkelerinin, İran ile kapsayıcı ve teyit edilebilir bir anlaşmanın kendilerinin de çıkarına olacağını söylediklerini ama nükleer anlaşmaya varılsa dahi İran'ın yaptırımların kaldırılmasıyla kazanacağı kaynakları bölgedeki istikrarsızlaştırıcı eylemlerini artırmada kullanabileceği kaygılarını da dile getirdiklerini aktardı.
 
İran'ın kendi ekonomisi bağlamında önemli ihtiyaçları bulunduğuna işaret eden Obama, ayrıca İran'ın en istikrarsızlaştırıcı eylemlerinin de daha çok "düşük teknolojili, düşük maliyetli" işler olduğuna dikkati çekti.
 
Obama, bu noktada, Körfez bölgesinde "savunma, istihbarat ve denizcilik kapasitelerini artırma gibi konulara odaklanılması ve terörizme karşı ülkelerin uyum içinde hareket etmesi halinde, bu tür zorluklarla daha iyi mücadele edilebileceğini" bildirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bunlar, (İran'a karşı) yaptırımlar azaltıldığında olabileceklere dair kaygıları reddetme anlamına gelmiyor. Ancak, vurgulamak istediğim, bu istikrarsızlaştırıcı eylemlerin bazılarının artık devam etmemesini sağlayabilmemiz gerektiği. Suriye, Libya ve Yemen gibi yerlerde daha iyi işler çıkarır ve işleyen siyasi yapıları inşa edersek, o zaman İran dahil herhangi birileri, buralardaki ayrılıkları daha az sömürme imkanı bulur."
 
"Rusya gibi Esed'in hamilerine ulaşacağız"
 
Obama, Suriye'de hala kimyasal silah kullanıldığına dair haberlerin sorulması üzerine, "Benim taahhüdüm, Suriye'nin kimyasal silahlar kullanmamasından emin olmak ve bunun için uluslararası toplumu harekete geçirmek. Aslında, bu konuda askeri eylemde bulunmaya istekli davrandık. Bunu yapmamamızın nedeni ise Esed'in kimyasal silahlarından vazgeçmesi oldu" dedi.
 
Bu noktada Suriye'deki kimyasal silah stokunun eritildiğini hatırlatan Obama, "Bombalarda, kimyasal silah etkisi yaratacak şekilde klorin kullanıldığında dair haberlerin olduğu doğru" diye konuştu.
 
Tarihsel olarak klorinin kimyasal silah olarak görülmediğini ama bu şekilde kullanıldığında yasaklanmasının düşünülebileceğini ifade eden Obama, "Konuyu araştırıyoruz. Bu tarz bir teyide ulaşırsak, uluslararası toplumla ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'yle çalışacağız ve bunu durdurması için Rusya gibi Esed'in hamilerine ulaşacağız" ifadesini kullandı.
 
"İki devletli çözüme inancım sürüyor"
 
Obama, Vatikan'ın Filistin'i devlet olarak resmen tanımasının sorulması üzerine, "İki devletli çözümün sadece İsrailliler ve Filistinliler arasındaki barış değil aynı zamanda Yahudi ve demokratik bir İsrail'in uzun süreli güvenliği için kesinlikle önemli olduğuna inancım sürüyor" yorumunu yaptı.
 
İsrail'de kurulan yeni hükümetin içinde bu görüşü savunmayan kişiler bulunsa da kendisinin böyle düşünmeye devam ettiğine vurgu yapan Obama, tarihte ezeli düşmanlar arasındaki kalıcı barışın inanılmaz bir vizyon, cesaret ve çetin kararlarla sağlandığını hatırlattı.
 
Obama, "(Çözüme yönelik) Olasılık şimdi uzak gözüküyor ama neyin doğru ve neyin mümkün olduğunu akılda tutmak her zaman çok önemli" dedi.
 
ABD Başkanı Barack Obama ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri temsilcilerinin bir araya geldiği Camp David Zirvesi'nde terörle mücadele, denizcilik faaliyetlerinin güvenliği, siber güvenlik ve balistik füze savunma sistemleri gibi güvenlik işbirliğini geliştirecek yeni ABD-KİK strateji ortaklığı ele alınırken, gelecek yıl da benzer bir yüksek düzey toplantı düzenlemesi kararlaştırıldı.
 
Zirvenin ardından ortak yazılı açıklama yapıldı.
 
Açıklamada, zirvede, liderlerin, savunma ve güvenlik işbirliğiyle bölgesel konularda kolektif yaklaşım geliştirilmesi de dahil her alanda ilişkilerin daha da yakınlaştırılması için ABD-KİK ülkeleri stratejik ortaklığına taahhütlerini vurguladığı belirtildi.
 
Liderlerin silah transferi, terörle mücadele, denizcilik faaliyetlerinin güvenliği, siber güvenlik ve balistik füze savunma sistemleri gibi güvenlik işbirliğini geliştirecek yeni ABD-KİK strateji ortaklığının konuşulduğu bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
 
"Körfez Savaşı'nda olduğu gibi, bölgedeki ana çıkarlarımızı güvenli kılma, müttefik ve partnerlerimize karşı dış saldırıları caydırma için gücün tüm unsurlarını kullanmaya dönük ABD politikası, tartışmasızdır. ABD, BM sözleşmesine aykırı şekilde herhangi bir KİK ülkesinin toprak bütünlüğüne yönelik dış tehditlere karşı durmak ve bunları engellemek için Körfez ülkeleriyle müşterek çalışmaya hazır. Böyle bir durumda da ABD, KİK partnerlerini savunmak için potansiyel askeri güç kullanımı da dahil hangi eylemlerin uygun olacağına ivedi karar vermede, KİK ortaklarının yanında durmaktadır."
 
Açıklamada, Kararlılık Fırtınası Operasyonu'nda olduğu gibi, Körfez ülkelerinin kendi sınırları ötesine askeri eylem planlarken, özellikle de destek istendiğinde, ABD ile istişare edecekleri ifade edildi.
 
"İran'in istikrarsızlaştırıcı eylemleriyle mücadele"
 
KİK ülkelerinin İran ile kapsamlı ve doğrulanabilir bir anlaşmanın kendilerinin de çıkarına olduğunu vurguladığı aktarılan açıklamada, "ABD ve KİK üyeleri İran'ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı eylemlerine karşı durmaktadır ve bununla mücadelede birlikte çalışacaktır" ifadesi kullanıldı.
 
İran'ın, komşularıyla iyi ilişkiler prensibi gözeterek, onların içişlerine karışmadan ve toprak bütünlüğüne saygı duyarak bölgede diyaloğa girmesi, etrafındaki ülkelerle farklılıklarını barışçıl şekilde çözecek ve güven inşa edecek somut adımlar atması gerektiği kaydedildi.
 
"Bölgedeki silahlı çatışmalara askeri çözüm yok"
 
Liderler, DAİŞ ve El Kaide başta olmak üzere terörle mücadele çabalarını geliştirmede mutabık kalırken, Suriye, Irak, Yemen ve Libya da dahil bölgesel ihtilaflar noktasında, "bölgedeki silahlı çatışmalara askeri bir çözümün olmadığı, bunun sadece siyasi ve barışçıl yollarda gerçekleşebileceği, tüm devletlerin egemenliğine saygı duyulması, ülkelerin içişlerine karışılmaması, kapsayıcı hükümetlere yönelik ihtiyaç ve azınlıklar ile insan haklarının korunması" dahil bir dizi ortak ilkeleri benimsedi.
 
Yemen'de, ABD ve KİK ülkeleri, Arap Yarımadası'nda El Kaide ile kolektif mücadele zorunluluğunun altını çizerken, ülkede, askeri operasyonlardan siyasi sürece hızlı geçiş ihtiyacı vurgulandı.
 
Yemen'deki ateşkesi memnuniyetle karşılayan liderler, bunun daha kalıcı bir yöne gitmesi umduklarını dile getirirken, ABD de uluslararası toplum ve KİK ülkeleriyle ortaklık içinde, Husiler ve müttefiklerine tedarikleri önlemeye dönük taahhüdünü yineledi.
 
"Esed'in ülke geleceğinde yeri yok"
 
Açıklamada, ABD ve KİK ülkelerinin Irak hükümetini ve çok uluslu koalisyonu terör örgütü DAİŞ ile mücadelelerinde desteklemeyi sürdüreceği ifade edilerek, KİK ülkeleriyle Irak hükümeti arasındaki bağları, iyi komşuluk, içişlerine müdahale etmeme ve devlet egemenliğine saygı gösterme bağlamında güçlendirmenin önemine vurgu yapıldı.
 
Irak hükümetinin, ülke içindeki toplumun tüm kesimlerinin şikayetlerini reformlar uygulayarak acilen gidermesi için gerçek bir ulusal uzlaşıyı sağlaması çağrısında bulunulan açıklamada, Suriye'de de savaşı sona erdirecek, ülkedeki tüm etnik ve dini azınlıkları, devlet kurumlarını koruyacak kapsayıcı bir hükümetin kurulması odaklı siyasi çözüme yönelik çalışmaların devam edeceği belirtildi.
 
Açıklamada, liderlerin, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in meşruiyetini kaybettiğini ve ülkenin geleceğinde herhangi bir rolü bulunmadığını yeniden teyit ettiklerine yer verilerek, DAİŞ'in zayıflatılması ve nihayetinde yenilgiye uğratılması gerekliliğiyle El Nusra cephesi gibi aşırılık yanlısı grupların etkisine dikkat çekildi.
 
Açıklamada, Filistin-İsrail meselesinde sorunun, bağımsız Filistin devletinin güvenli bir İsrail ile barış içinde yan yana yaşamalarını beraberinde getirecek, adil, kalıcı ve kapsayıcı bir anlaşmayla çözülmesi gerektiği ifade edildi. ABD ve KİK ülkelerinin, Gazze'nin yeniden inşası için, Ekim 2014'teki Kahire Konferansı'ndaki taahhütler doğrultusunda yardımda bulunmayı sürdürecekleri bilgisine yer verildi. Açıklamada, Lübnan'da yeni cumhurbaşkanının seçilmesinin ertelenmesine yönelik kaygılarını ifade eden liderlerin, 2016 yılında da Camp David'dekine benzer yüksek düzey bir toplantı düzenlemede mutabık kaldıkları bildirildi.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Habere 1 Yorum Yapılmış

Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu