Deniz kendine yapılanı yanına koymaz

Deniz kendine yapılanı yanına koymaz

  • 29 Mart 2013 19:55


Samsun’un Yakakent ilçesi Kosköy Mahallesi’nde sahilde bulunan evlerin çevre duvarları dalgalar tarafından yıkıldı, deniz suları evlere kadar ulaştı ve altını oydu.

“Evlerimizin yıkılması an meselesi” diyen ve korkudan evlerine giremeyen vatandaşlar, bölgeye dalgakıran yapılmasını istiyor.

Karadeniz’de pazar günü meydana gelen fırtınada dev dalgalar, Koskoy Mahallesi Hendek Altı mevkisindeki evlerde büyük çapta maddi hasara yol açtı. Hırçın dalgaların vurduğu evlerin çevre duvarları yıkıldı, deniz suları evlere kadar ulaştı. 20 yılda denizin en az 200 metre içeri girdiği belirtildi.

Koskoy Mahallesi Hendek Altı mevkisinde oturan vatandaşlar, Yakakent Mendireği’nin uzatılması ve sahil yolu çalışmalarında denize yapılan dolgular nedeniyle, evlerinin önündeki yol ve arazilerin deniz tarafından alındığını söyledi. 1993 yılında evini yaptığı zaman deniz ile evinin arasının 200 metreden fazla mesafede olduğunu söyleyen Abdullah Demir, “Deniz ile evim arasında tarlalar vardı ve buralar ekiliyordu. Ne var ki Yakakent Liman Mendireği’nin uzatılması ve sahil yolu nedeniyle denize yapılan dolgu çalışmaları nedeniyle, bahçe olarak kullanılan bu araziler deniz tarafından tamamen yutuldu. Evlerimizin deniz dalgalarından yıkılması an meselesi. Gerekli makamlara başvurdum, ‘yapılacak’ denildi ama hiçbir şey yapılmadı. Evlerimiz bu hale geldi. 1993’te su abonem var. Su saatim var fakat suyum yok. Kanalizasyon diye hiçbir şey tok. Cenazemiz olsa cankurtaran gelecek yol yok. Yangın olsa itfaiyenin geleceği yol yok. Biz bu çağda bu uygar Türkiye’nin bu halinde yaşıyoruz. Acil önlem alınmazsa evlerimizde yıkılıp gidecek. Yetkililerden yardım istiyoruz” dedi.

Evlerinin yıkılmasından korkan ve eve giremeyen Orhan Çakır da, “İlk müracaatımızı Yakakent Belediyesi ile Yakakent Kaymakamlığı’na yaptık. Onlar da diğer üst makamlara bildirdiler. Samsun’dan görevliler geldi. Ölçtüler biçtiler dalga kıran yapılması ile ilgili karar kıldılar. Buralar için dalgakıran projesi 2012 yılı içerisine programına alınmıştı, ‘yapılacak’ diye bekledik. Kendi imkanlarımızla evlerin önünü beton duvar gibi geçici koruyucu tedbirler aldık ama onları da deniz aldı. Bundan sonra bizim yapacak hiçbir şeyimiz yok. Evlerimizin önündeki yolda kaldı denizin içinde. Devlet büyüklerinden yardım bekliyoruz. Buradaki insanların hepsi mağdur. Vatandaşın toprağı gidiyor, yeri yurdu gidiyor, evi gidiyor. Elektrik ve telefon direkleri yıkıldı. Her şey ortada. Buraya dalgakıran yapılmasını istiyoruz. ‘Yapılacak’ deniliyor. Herhalde evlerimiz gittikten sonra yapılacak” şeklinde konuşarak bir an önce önlem alınmasını istedi.
Mahalle sakinlerinden Mahmut Güneş ise, “15 senedir dalgakıran yapılmasını bekliyoruz. Bizim evlerimizin parasını versinler biz burayı bırakıp gidelim. O hale getirdiler bizi. Samsun’a gittik ilgililerle konuştuk, ‘6 ay içinde yapacağız’ dendi. Geldiler buraları denizi ölçtüler, evim yıkıldığı zaman kim verecek parasını? Bizi mağdur durumda bıraktılar. Bizim buraya ‘T’ yapılırsa yani dalgakıran o zaman bu denizin hızı kesilir. Yapılmazsa bunun başka hiç önlemi yok. Mağduruz. Bunu devlet yapacak. Vekillerimize söyledik, ‘ilgileniyoruz’ dediler ama yapılan bir şey yok. Deniz geldi her tarafı yıktı. Bizim önümüzden 400 metreye kadar yol gitti. Tarlalar gitti su evin dibine geldi” şeklinde konuştu.
Koskoy Mahallesi Hendek Altı mevkisinde oturan vatandaşlar, bir an önce önlem alınması için yetkililerden yardım bekliyor.

“DENİZ KENDİNE YAPILANI YANINA KOYMAZ”
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 2 gün önce denizde etkili olan şiddetli fırtına sonucu oluşan dev dalgaların Karadeniz Sahil Yolu’na zarar vermesini değerlendiren Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Hidrolik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Yüksek, Doğu Karadeniz’de oluşan dalgaların çok olağan dışı olmadığı belirterek bu şiddette dalgaların her zaman olacağını ve bununla ilgili açık deniz mendireği gibi önlemler alınabileceğini söyledi.

Bölgede en son bu şiddette 20 Şubat 1999 yılında sahilde dalgaların oluştuğu ifade eden Prof. Dr. Yüksek, “Şubat-Mart aylarında denizde bu tür büyük dalgalar oluyor. Böyle büyük fırtınalar doğal afet, beklenmeyen bir durum da değildir. Bölgede yüzyılda bir gelmesi beklene dalga yüksekliği yaklaşık 7 metre düzeyinde olduğunu tahmin ediyoruz. Son yaşanan dalgaların boylarının tahmin ettiğimiz kadarıyla herhalde 5,5-6 metre yüksekliğinde dalgalar oldu. Bunlar çok olağan dışı çok süper büyük dalgalar değiller. Ancak hasarlar oldu, tekneler battı, yollarda maddi hasarlar oluştu, ulaşımlar aksadı. Bu tür fırtınaların bu gibi şeylere yol açabileceğini tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok. Beklenen birşeydi. Karadeniz Sahil Yolu’nun yapılmaması gerekirdi ama bu yapıldı. Önlem alınabilir. 6-7 metre dalga geldiği zaman nerelerde ne olabilir diye araştırma yapmak lazım. Bu uzun laboratuvar çalışmasını gerektiyor. Oralarda önlem çalışmaları alınabilir. Herşeyin çaresi vardır. Yapısal önlemler almak mümkün ama onlar daha çok lokal düzeyde olacaktır. Ama en azından bir çalışma yapılabilir. Acil öncelik nerelerde var diye projelenme yapılabilir. Açık deniz mendirekleri yapılabilir. Pek çok önlem almak mümkündür. Fırtına olmadan bunları planlamak lazım. Belki nşallah bundan sorna böyle bir çalışmalar yapılır. Buna yardım sağlamaya hazırız. Laboratuvar imkanlarımızın kıyıyla ilgili çok donanımlıdır” dedi.

Karadeniz’de oluşan dev dalgaların Artvin’den Samsun’a kadar sahil yolunu etkilediği kaydeden Yüksek, “Sahil yoluna, mevcut haline karşı epeyce mücadele ettik. Elbetteki sahil yolu olsun ben de Karadeniz çocuğuyum. Bu yolun avantajlarını kullanıyorum bunda bir sıkıntı yok ama bu yolun kıyı dolgusu böyle mi olmalıydı, kıyı korumaları böyle mi yapılmalıydı ? bu halen soru işareti olarak kafamızda. Çünkü malesef bunu söyleyelim burda koskoca Karadeniz Teknik Üniversitesi var. Kuruluşu 1955 neredeyse 60 yıla yaklaşıyor. Bizim burda Hidrolik Ana Bilimdalımız var. Hidrolik ana laboratuvarımız var, başka bölümler var, denizcilikle ilgili bölümler var jeoloji bölüm var. Projeler yapılırken buralardan çok fazla bilgi aktarıldığı kanaatinde değilim. Bizden çok fazla faydalanılmadı ya da bizim bilgimize çok fazla başvurulmadı” şeklinde konuştu.

Karadeniz Sahil Yolu projesi yapılırken Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne başvurulmadığını ifade eden Yüksek, “Bu tabi hani Kıyı Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği’nin çok önemli bir alt disiplini. Yani bir İnşaat Mühendisi hem zemini çok iyi yapar hem çok iyi beton, alçı yapar böyle birşey mümkün değil. Bu bir insanın kapasitesini aşacak şeyler. Dolayısıyla o uzmanlık gerektiren konularda ben ilk defa söylüyor değilim. Bunları bilimsel toplantılarda sunduk medya programlarında sunduk. Karadeniz sahil yolu maalesef yanlış yapıldı. Deniz doldurularak gidilmesi belki bazı ekonomik sebeplerden dolayı olabilir ama ben eminim çok yerde sahilin içinden sahil doldurulmaksızın yol geçebilirdi. ‘Denizin nasıl olsa bir sahibi yok. Doldur git’ anlayışı doğru değil” ifadelerini kullandı.
“AKYAZI PROJESİ İLERİDE SORUNLARA YOL AÇACAK”

Trabzon’un Akyazı sahiline yapılması planlanan Akyazı Spor Kompleksi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Yüksek, şöyle konuştu:
“Deniz kendine yapılanı yanına koymaz. Akyazı Projesi doğru değildir. Onun kıyı projesi başka üniversitelere yaptırılmıştır. ‘Deniz aşması olduğunda ne yapalım’ diye biz laboratuvarda model çalışmalarının bir kısmını yaptık. Şimdi genel anlamda böyle bir yapı yaptığınız zaman Doğu Karadeniz’de dalga yönü Kuzey Batı’dır, karayeldir. Doğu tarafındaki kıyılarda problem maalesef bekliyoruz. Ben öğrencilerime bununla ilgili ödevler verdim. Acaba böyle birşey olduğunda Faroz’a, Yoroz’a ne gibi zararları olacak. Böyle yapılar yapıldığı zaman Doğu tarafları her zaman hasar görür. Dolgu yapıyorsunuz zemin onun için yeterli midir, zemin etütleri yapıldı mı ? Onunla ilgili soru işaretleri var bende. Ama şu kesin ki böyle bir yapı yaptığınız zaman kendi stabilitesini sağlamış bile olsanız. Dalgaların aşmasını belki önleyebilirsiniz ama Trabzon tarafına ne gibi olumsuz zararları olacak onları görmek lazım. Üzülerek söylüyorum ki bununla ilgili pek çalışma yapılmamıştır. Olası şiddetli dalgaların doğu tarafındaki kıyılara zarar vereceğinden endişe ediyoruz.”

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu