Aklını kiraya veren hakim olamaz..!

Aklını kiraya veren hakim olamaz..!


Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşunun 53. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törende konuşan AYM Başkanı Zühtü Arslan, yargıdaki paralel vesayetçilere yüklendi: “Aklını ve vicdanını kiraya verenler hakim olamaz.

Anayasa Mahkemesi’nin 53. kuruluş yıldönümünde konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, yargıdaki paralel vesayetçilere sert sözlerle yüklendi. Arslan, “Unutmayalım ki fikri ve vicdanı hür olmayandan hakim olmaz” dedi.

Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşunun 53. kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törene; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Numan Kurtulmuş, Yalçın Akdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, YSK Başkanı Sadi Güven, Adalet Bakanı Kenan İpek, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, yargı organları temsilcileri katıldı.

FİKRİ VE VİCDANI HÜR OLMAYANDAN HAKİM OLMAZ

“Yargı bağımsızlığı, yargının bir yandan kurumsal düzeyde hiçbir kişiden ve organdan emir, talimat ve telkine maruz kalmamasını, diğer yandan da bireysel düzeyde yargı mensuplarının hiçbir vesayete tabi olmadan akıllarını ve iradelerini serbestçe kullanabilmelerini gerektirir” diyen Anayasa Mahkemesi Başkanı şöyle devam etti: “Unutmayalım ki fikri ve vicdanı hür olmayandan hakim olmaz. Aklını ve vicdanını başkalarına kiralayan veya iradesine ipotek konmasına izin veren kişiden hakim olamaz. Hukuk devletinde uzaktan kumandalı yargı da, yargıç da düşünülemez.”

YARGININ GÖREVİ SİYASETE NİZAM VERMEK DEĞİLDİR

Başkan Arslan, yargı ve vesayet arasındaki patolojik ilişkinin vesayet organına dönüşme ve vesayete tabi kılınma şeklinde tecelli eden iki boyutu olduğuna dikkat çekerek, “Her iki durum da demokratik hukuk devleti açısından büyük tehlikedir. Birincisi; yargı, toplum ve siyaset mühendisliğine soyunan bir vesayet kurumu olarak işlev göremez, görmemelidir. Kendisini sistemin sahibi ve nihai koruyucusu olarak gören ve bu nedenle kendisi dışındaki herkese ve her şeye ayar veren bir yargı anlayışı kabul edilemez. Demokratik toplumlarda yargıya düşen görev, topluma ve siyasete nizam vermek değil, hukuk kurallarını adalet süzgecinden geçirerek uygulamak, bu suretle uyuşmazlıkları çözmektir. Ancak bu durumda yargı ve yargıç temel hak ve özgürlüklerin teminatı olabilir. İkincisi, yargı kendisi üzerinde kurulacak her türlü vesayete de kararlılıkla karşı durmalıdır. Başka bir ifadeyle kurumsal ve kişisel düzeyde yargı bağımsızlığının tam manasıyla sağlanması hayati derece önemlidir. Sonuç olarak yargıyı bir vesayet kurumu veya vesayet altında bir kurum olarak konumlandırmak, ona yapılabilecek en büyük kötülüktür” şeklinde konuştu.

YARGI TARİHİNİN EN HASSAS DÖNEMLERİNDEN BİRİNİ YAŞIYOR

AYM Başkanı Arslan, “İnsanlığa örnek bir medeniyetin inşası ve idamesi ancak adaletle mümkün olacaktır. Türkiye’de yargı belki de tarihinin en önemli ve hassas dönemlerinden birini yaşıyor. Adaletin tesisi gibi son derece ağır bir yükü taşıyan yargının bu yükün altından hakkıyla kalkabilmesinin ve kendisinden beklenen işlevi yerine getirebilmesinin yolu ‘vesayet’ kavramıyla yüzleşmesinden geçmektedir. Bu konuda yargının sadece kendisiyle yüzleşmesi ve öz eleştiri yapması yetmez, aynı zamanda siyasal ve hukuksal sistemin tüm unsurlarının da bir muhasebe yapması gerekmektedir” dedi.

YARGININ SİYASALLAŞMASI HUKUK DEVLETİNİN SONU OLUR

Yargı ve siyaset ilişkisinin de sakıncalı iki yönünden bahsedilebileceğini dile getiren Arslan, “Yargının kurumsal anlamda siyasal organların etkisi altında kalması ve siyasi mülahazalar ekseninde ayrışması büyük bir tehlikedir. Bu anlamda yargının siyasallaşması hukuk devletinin sonu olur. Diğer yandan; yargının bir vesayet organı gibi davranarak siyaseten alınması gereken kararları alması da siyasetin yargısallaşması tehlikesini doğurur. Siyasetin yargısallaşması ise demokrasinin sonu olur. Dolayısıyla yargının siyasallaşması ve siyasetin yargısallaşması demokratik hukuk devleti için aynı ölçüde tehlikelidir” şeklinde konuştu.

YENİ ANAYASA VURGUSU

Yeni Anayasa ile ilgili görüşlerini dile getiren Zühtü Arslan şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizin ulaştığı ekonomik ve siyasal gelişmişlikte Yeni Anayasa zorunluluk olmuştur. Anayasa yapımı için birikime ihtiyaç vardır. Bu birikim için söylem ve eylemlerde diyalog ve anlaşmayı, yıkıcı değil yapıcı olan bir yapı gerektirir. Yeni anayasa için elverişli iklimi hazırlamak herkesin ortak sorumluluğudur. Bu sürece herkesin katılması ve herkesin bu belgeye sahip çıkması ancak ortak sorumluluğun yerine getirilmesi ile mümkündür. Herkesin kendisini eşit ve özgür olarak gördüğü bir düzen olarak görmek gerekir. Yeni anayasa bugüne has bir konu değildir. Bu ülke 150 yıldır anayasasını arıyor. Mithat Paşa yazdığı makalede anayasayı hastalıklarımızın yegâne ilacı olarak görmüştü. Kopyala yapıştır anayasa yapılması ne kadar yanlışsa, hukukun üstünlüğü ve demokratik anayasaların olmazsa olmazları dikkate alınmadan bir anayasa yapmak yanlış olur. Bunları dikkate alarak demokratik özgürlükçü bir anayasa yapılması mümkündür. Yeni anayasa sihirli bir değnek değildir. Hiçbir anayasa sorunları çözemez. Toplumsal, siyasal, ekonomik sorunları çözmek için gerekli zeminleri hazırlamak gerekir. İçini nasıl doldurursanız doldurun sonuç olarak Türkiye’nin yeni anayasa hakkında arayışları devam edecektir. Çoğulcu ve özgürlükçü bir anayasaya kavuşmayı istiyoruz.”

İHLAL KARARLARI VE BİREYSEL BAŞVURU

“Mahkememizin ihlal kararları bireysel başvuruların artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle bireysel başvurunun başladığı 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren 22 bin başvuru sonuçlandırılmıştır” diyen Arslan, “Mahkeme olarak iş yükünü azaltmaya ait tedbirleri almaktayız. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin daha etkin hale getirilmesi tek başına sorunu çözmüyor. Esasen hak ihlallerinin öncelikle mahkemelerde giderilmesi ile olacaktır. Bireysel başvuru ülkemizin hak ve özgürlüklerin yükseltilmesinde anayasal mahkemesinin çalışmasında önemli bir işlev göstermektedir” dedi.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Siirt'te bir işçinin daha cenazesine ulaşıldı
Türkiye
Buz tutan göl üzerinde çay ve kızak keyfi
Dünya
İsviçre 2 bin Suriyeliyi kabul edecek

Hava Durumu

11°
Detaylı Hava Raporu