Akdoğan : Hasta adam koşmaya başladı

Akdoğan : Hasta adam koşmaya başladı


Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Ağrı'daki olaylara ilişkin, "İllegaliteye, o tür buluşmalara izin veremeyiz, seçim güvenliğini sıkıntıya sokacak bir şekilde silahın gölgesinde propaganda izlenimi uyandıracak hiçbir etkinliğe de izin vermeyiz" dedi.

Akdoğan, TBMM'nin açılışının 95. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Çözüm Süreci'ne ilişkin bir soru üzerine Akdoğan, sürecin ve çalışmaların devam ettiğini söyledi.

HDP heyetiyle ilgili görüşmeler hakkındaki soruya Akdoğan, "Bizim onlarla görüşmemiz bir hadise değil, sürekli görüşüyoruz. Bugün Meclis'te mesela Genel Kurul'da birlikteydik. Bütün partilerden milletvekili arkadaşlarımızla beraber. Yani şimdi biz onlarla oturup çay içsek büyük bir hadiseye dönüşüyor. Sürekli rutin olarak, zaten arkadaş olarak da görüşüyoruz. İlişkilerin kesilmesi gibi bir şey söz konusu değil" yanıtını verdi.

Ağrı'daki çatışmayla ilgili HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın bazı açıklamalarının hatırlatıldığı Akdoğan, şöyle konuştu:

"Yani oraya birtakım aileleri falan bilerek götürmüyorlar mı onlarla buluşturmak için? Onlarla  buluşma etkinliği aslında gayet iyi de biliyorlar orada kimlerin olduğunu. Yani şunu diyorlarsa 'bugüne kadar böyle yapıyorduk ses çıkmıyordu.' Bundan sonra çıkacak, illegaliteye, o tür buluşmalara izin veremeyiz, seçim güvenliğini sıkıntıya sokacak bir  şekilde silahın gölgesinde propaganda izlenimi uyandıracak hiçbir etkinliğe de izin vermeyiz. Orada provokasyon devletin güvenlik tedbiri alması değildir, o adamların orada dolanmasıdır, onlardan uzak durmamalarıdır. Asıl sorun odur ve bunu kimse kanıksatamaz, normal bir şeymiş gibi gösteremez.

Onlar gayet iyi bilirler, onların istihbarat paylaşımına ihtiyaçları yok. Kimlerle nasıl buluşuyorlar, buluşturuyorlar gayet iyi bilirler."

- "Türkiye dünyada yalnız değil"

Akdoğan, 1915 olaylarıyla ilgili Avusturya ve Rusya'nın açıklamalarına ilişkin soruyu yanıtlarken bunların pratik bir değerinin bulunmadığını, kıymeti harbiyesinin bulunmadığını söyledi. Bu ülkelerle ikili ilişkilerin yoğun olduğuna dikkati çeken Akdoğan, şöyle devam etti:

"Elbette üzer ama pratik bir karşılığı olmaz. Ona bakarsanız bugün, yarın İstanbul'a 25'e yakın devlet, hükümet başkanı geliyor. Onlar da Türkiye'ye desteklerini ifade ediyorlar. Bu yüzden Türkiye dünyada yalnız değil, Türkiye'nin dostları da belli. Bunlardan kimse bir şey çıkaramaz. Bunların bu soruna bir faydası olmaz. Yani bu sorunun çözümüne ne faydası var. Biz hep dostluk elini uzatıyoruz, havada kalıyor. Ermenistan ile ilişkilerin normalleşmesinden tutun da ortak komisyon kurulmasına, birtakım çalışmalar yapılmasına, hiçbirinde somut bir karşılık bulduk mu? Hep biz adım attık, hep onlar geri adım attılar, köprüleri havaya uçurdular. İyi niyetli olarak birlikte geleceği dostluk üzerine kuralım diye çaba gösteren biziz. Onların bu tür kararlar alması sadece kin ve nefreti biraz daha derinleştirir. Kin ve nefret üzerine biz geleceği inşa edemeyiz. Onun için nasıl biz bu işbirliğini, dostluğu geliştirebiliriz, ne yaparsak buna katkıda bulunuruz. Böyle bakarak hareket ederlerse daha sorumlu davranmış olurlar."

Bunun, Türkiye ile Rusya ilişkilerine yansımasının ne olacağı yönündeki soruya Akdoğan, "Bizim çok boyutlu ilişkilerimiz var. Bunlar bizi üzen davranışlardır ama bu ilişkiler yani Türkiye-Amerika ilişkileri, Türkiye-Rusya ilişkileri bu tür tali konulara endekslenecek, kurban edilecek ilişkiler değildir" karşılığını verdi.

"Avusturya Büyükelçisi geri çekildi. Rusya'da soykırım ifadesi kullanılmışken hükümet böyle bir adım atmayı düşünüyor mu?" sorusu üzerine Akdoğan, "Bunu Dışişleri Bakanlığı ile konuşmak lazım, böyle bir değerlendirme yapıldı mı? Ama bu ülkelerin çoğu bunları yeni söylüyor değil. Daha önce de bu ülkelerin benzer kararlar aldığını, açıklamalar yaptığını biliyoruz. Bunun bugüne kadar hiçbir pratik karşılığı da olmadı, bir değeri de olmadı. Bunları çok ciddiye de almamak lazım. Kendi kendimize bunları büyütmemiz sadece bu sorunun devamına hizmet eder" şeklinde konuştu.

-"Şu anda örgüt partisi görüntüsü var"

Seçimlere ilişkin soruları da yanıtlayan Akdoğan, muhalefetin ortaya bir proje koymadığını, popülist vaatler sunduğunu belirterek, "Bu, siyasetsizlik halini popülistlikle aşma çabasıdır. Bundan bir şey çıkmaz. Vatandaş, 'Sen bir aydır ne diyorsun?' diye bakarak oy vermez; '10 yılda sen ne yaptın? Kritik durumlarda hangi tavrı sergiledin?' buna bakar. 'Geçmişte ne yaptın' buna bakar, ona göre hareket eder. Yoksa biri bir fazla veriyor, diğeri üç fazlasını veriyor... Vatandaş bunlara bakarak hareket etmez" ifadelerini kullandı.

Seçimlere katılımın yüzde 90'lara yakın olacağını düşündüğünü kaydeden Akdoğan, herkesin sandığa gitmesi ve iradesini kullanması gerektiğini söyledi. 

HDP'nin barajı aşıp aşmayacağına ilişkin tartışmalara da değinen Akdoğan,  "Onlar zaten doğudaki oyları ile barajı geçmeye çalışmıyorlar. Büyük şehirlerdeki ve yurt dışındaki oylarla barajı geçmeye çalışıyorlar. Ama bu gerçek yüzleri ortaya çıktıkça, makyaj döküldükçe, oralardan ilave oy almaları da mümkün değil. İşte gördük beyannameyi. Sekiz defa 'Kürt' geçiyor, dokuz defa 'lezbiyen, gay bilmem ne' geçiyor. Yani Türkiye gerçekliğinden bu kadar uzaklar" diye konuştu.

Akdoğan, 'Türkiye partisi' sloganıyla Türkiye partisi olunamayacağını vurgulayarak, "Sen Türkiye partisi misin örgüt partisi misin? Şu anda örgüt partisi görüntüsü var" dedi.

HDP'nin seçim beyannamesine eleştiri

Öte yandan Başbakan Yardımcısı Akdoğan, Elmadağ Halk Eğitim Merkezi'nde düzenlenen, AK Parti İlçe Danışma Meclisi Toplantısında da HDP'yi eleştirdi.

HDP'yi "kuzu postuna bürünmüş kurt" olarak nitelendiren Akdoğan, HDP'nin seçim beyannamesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akdoğan, şunları söyledi:

"HDP, seçim beyannamesinde, 'Din dersini kaldıracağım, Diyanet'i kaldıracağım, şunu kaldıracağım, bunu kaldıracağım' diyor. Bunu CHP diyordu yıllardır. Kürtlerin CHP'si. Ermeni soykırımını tanıyacakmış. Sen nasıl Türkiye partisi olacaksın? Türkiye toplumunun hassasiyetlerini gözardı ederek nasıl olacaksın? 8 defa Kürt geçiyor beyannamelerinde 9 defa da lezbiyenler falan geçiyor. Türkiye toplumu bu mudur? Tutturmuşlar 'demokratik özerklik'. Bunu duyunca sanmayın 'yerel yönetimleri güçlendirelim, demokrasiyi getirelim' falan değil. O demokratik lafı kandırmaca. Özerklik dedikleri, 'Burayı verin biz yönetelim' işte Suriye'de kantonlar yaptılar, Irak'ta yapmaya çalıştılar Barzani ile birbirlerine girdiler. Bu anlayışın görünmesi lazım. Bu anlayış Türkiye partisi olamaz."

"Hasta adam koşmaya başladı"

AK Parti'nin kurulduğundan bu yana girdiği bütün seçimlerden galip çıktığını ve 7 Haziran'daki genel seçimlerin çok önemli olduğunu dile getiren Akdoğan, yeni Türkiye'nin inşa sürecinin başına gelindiğini ifade etti.

Akdoğan, AK Parti'nin iktidara geldiğinde Türkiye'nin sıkıntılı bir dönemden geçtiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:

"AK Parti iktidarıyla, milletin yönetime el koymasıyla eski Türkiye defteri kapandı, yeni Türkiye'nin inşası başladı ve yoğun bakımdan hastayı çıkardık. Şimdi o hasta adam koşmaya başladı, koşar adım gidiyoruz. Bütün dünya küçülüyor, ülkeler ekonomik olarak geriye gidiyor, Türkiye büyüyor. Çok önemli mesafeler aldık, büyük kazanımlar elde ettik. Dün hayal gibi görünen ne varsa bugün gerçek oldu ama yetmiyor Türkiye'nin şaha kalkması gerekiyor, uçuşa geçmesi gerekiyor. İşte bu seçim yeni Türkiye'nin inşasında çok önemli kilometre taşı."  

"Demokratik kazanımların kök salması gerekiyor"

En büyük projelerinin yeni Türkiye olduğunu kaydeden Akdoğan, "Bu projeyi hep birlikte kuracağız. Demokratik kazanımların kök salması gerekiyor. 28 Şubat sürecini hepimiz yaşadık, ne tür sıkıntılar olduğunu gördük. Silindir gibi Türkiye'nin üzerinden geçtiler. Ondan sonra iki ekonomik kriz, cebimizde ne varsa gitti. İşte onun üzerine AK Parti geldi, çok önemli mesafeler kat ettik ama bunların kalıcılaşması gerekiyor. Daha köklü daha kalıcı dönüşümlerin gerçekleşmesi ve hep birlikte yeni Türkiye'yi inşa etmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.

Akdoğan, genel seçimlerin AK Parti kadar vesayet odakları için de önemli olduğunu belirterek, "Vesayet odakları, 'AK Parti kazanırsa bize hayat hakkı yok yeni Türkiye'de' diyorlar. Darbeci anlayış, vesayetçi anlayışlar, paralelci anlayışlar, KCK'sı, kopyacısı ne varsa tüm karanlık odaklar, yeni Türkiye'de size yer yok. Onun için can havliyle saldırıyorlar ve işbirlikçilerin hepsi bir araya geldi; iş dünyası, medyası, dış odaklı lobiler, hiç yan yana gelemeyecek partiler, birbirini düşman gibi gören partiler yan yana, kol kola hareket ediyor. Nedir? AK Parti'yi nasıl devirebiliriz, eski Türkiye'ye nasıl döneriz. Bunun için bu çok hayati bir seçim. Bütün kazanımları kaybederiz" dedi. 

IMF'ye olan borcun ödendikten bir ay sonra Türkiye'de olaylar yaşanmaya başladığını ifade eden Akdoğan, Gezi olayları, 17 Aralık ve şer cephesinin borç ödendikten sonra ortaya çıktığını söyledi.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Soylu'dan Dünya İnsan Hakları Günü mesajı
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
İsviçre 2 bin Suriyeliyi kabul edecek

Hava Durumu

12°
Detaylı Hava Raporu