Siyaset ve İslam

Siyaset ve İslam


Müslümanların çoğu ya siyaseti kötüler veya siyasetten uzak olmayı İslamın emirlerinden addederler...

Siyaset kısaca tarif edersek yönlendirme sanatıdır, en iyi ve kapsamlı olan tariflerinden birini yazdım. Peki neyi yönlendiriyor bu siyaset ? Tabii ki insanlardan oluşan toplulukları yönlendirir. Bazılarına göre ise insanları yönlendiren sistemi kurmaktır siyaset , ama birinci tarif daha yaygındır. Peki İslam ne gibi katkılarda bulunur insan topluluğunun yönlendirilmesine?

Aslında siyaset ( yönlendirme) ta İslamın kendisidir. İslam demek Allah'ın emrettiği kurallara uyarak O’nun  yolunda uymaktır, aynı zamanda muhalif olmaktır , neye muhalif olacağız peki? Hiç şüphesiz Allah'ın istek ve emirlerine uygun olmayan sistem ve kurallara. Bana göre Said Nursî hazretleri siyasetten Allah'a sığınarken kastettiği siyaset emperyalizm düzenin kurduğu Ilahi değerlerden yoksun olan içi boş ve ruhsuz siyasettir, ama çoğu kişi idrak edemiyor.

Aslında o muhalif olarak İslami siyaset sergiliyordu. Ebu Hanife hazretleri dövülerek öldürüldü hapishanede , dövüldüğü zaman o da bir siyaset yapıyordu. Nasıl mı? Adaletsiz ve insanların hakkını yiyen bir düzende çalışmaya karşı çıkarak siyaset yapıyordu. İslam tarihine baktığımızda en radikal ve mutasavvıf alimlerin siyasetle iç içe olduğunu görüyoruz.

Tasavvufun önderlerinden olan Imam Gazali hazretleri siyasetle dini “ikiz kardeş” adlandırmıştır. Selefi akımın öncülerinden olan İbn Teymiyye de yıllarca Moğollara karşı bizatihi savaşmıştır. Ayet ve hadisler de bir sistemin ve düzenin kurulmasına her zaman teşvik etmiştir.  Örnekler çoktur..

Siyasetin aslına bakarsak hep kökleri dini temele dayanıyor. Bu semavi veya semavi olmayan dinler olabilir. Günümüzdeki dünyanın sistemi ve düzeni 1648 yılındaki Vestfalya antlaşmasında alınan kararlar ve kurallar üzerine kurulmuştur. Bu antlaşma “30 yıl” ve “80 yıl” savaşlarından sonra bir barış anlaşması olarak tarihe yazılmıştır ki bu savaşlar da Protestan-Katolik mücadelesiyle başlamıştır. Yakın geçmişte de Ortadoğu , Güney Asya  ve diğer İslam ülkelerinde olan  mücadelelerde veya İslam ülkelerine karşı tuzaklarda da hep din ön planda gelmektedir. Müslümanları uyandırmamak için hala siyaset yapmak Müslümanların işi değildir” algısına çalışan örgütler var.

Hristiyanlar dinlerini öldürdüler ve kiliseye gömdüler,  her pazar ziyaret ediyorlar. Acaba biz de öyle mi olacağız? Bizde de insanların alnı Cuma günü secdeye gidiyor ya. Acaba Peygamberimizin dediği zaman geldimi " zaman gelecek ehli kitabı adım adım takip edeceksiniz.."

Allah'ın emirlerine ve kurallarına uymadık , yönetime geçmedik , idareciliği üstlenmedik de ne oldu? Batı’nın ürettiği siyasetin şemsiyesi altına girdik, Batılılar “üretken akıl”  ve “kullanıcı akıl” olarak ikiye ayırdı akılları. Müslümanlar hep kullanıcı oldular, üretemediler.  hep bayının eline baktık , elimizde İslam gibi bir değer olmasına rağmen, aslında bir azda hak etmiş gibi

Pervin Kasımov

 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Habere 1 Yorum Yapılmış

  • Bilal

    22 Nisan 2015 06:23

    Cevap Ver

    'Hristiyanlar dinlerini öldürdüler ve kiliseye gömdüler, her pazar ziyaret ediyorlar.
    Acaba biz de öyle mi olacağız ?' Bu Hristiyanlar için kötü birşey değil. Bu noktayı kaçırmamak lazım, Hristiyanlar batıl olan dinlerini kiliseye gömdükleri için refaha ulaştılar. Müslümanlarsa 'Hak' olan dinlerinden uzaklaştıkları için.. Biz ne oranda yakınlaşır, yaşar ve usûlüne uygun davranırsak o derece kültür ve medeniyetimizle yükseleceğiz inşAllah..

Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu