Hacamat: "Biz Golümüzü Attık"

Hacamat: "Biz Golümüzü Attık"


Son kapağıyla dikkatleri üzerine çeken Hacamat mizah dergisi ekibine haklarında merak edilenleri sorduk. Arkadaşımız Saliha Eren'in gerçekleştirdiği röportajda sorularımızı derginin Genel Yayın Yönetmeni Faruk Günindi ve çizerlerinden Ahmet Altay cevapladı.

Hacamat uzun süredir piyasada var olan Cafcaf ekibinden ortaya çıktı. Fakat uzun süredir anı yakalayamadığı eleştirileri alan Cafcaf'ın durağanlığından etkilenmemiş görünüyorsunuz. Bu enerji nereden geliyor?

Faruk Günindi: İki yıldır konuşulan bir projeydi Hacamat.  Aslında Cafcaf bir mizah dergisi formatında çıksa da, mizahın periyodu aylık veya 3 aylık değil. Düşünün bir olay oluyor ama siz onu bir ay sonra çiziyorsunuz.  Yani periyodumuz uymuyordu. Zaten bizim orda kullandığımız dil aylık bir dergi için fazla haşarıydı. Hacamat’la birlikte bu işi yapabileceğimizi de göstermiş olduk ama aslında daha yeni başlıyoruz.

Ahmet Altay:  Şöyle de diyebiliriz. Bir grup sporcu düşünün. Stadyumda 100 m koşuyor. Daha büyük bir grup da kenarda ısınma hareketleri yapıyordu ve koşmaya başladı. Hacamat işte budur.

Faruk Günindi: Cafcaf da kendi içinde dinamizmini kaybetmiş değil. Orada çok sağlam bir yazar ve çizer ekibi var. Hatta bazen yazarlar çizerlerin önüne geçiyordu işleriyle. Biz onların da ayrı bir dergiye ihtiyacı olduğunu düşündük.  Şimdi rafta iki dergi olacak. Aylık ve daha çok yazı ağırlık Cafcaf ve haftalık çıkan Hacamat.

Faruk bey geleneksel tıbba ilginizi bilsek de sormak istiyorum. Hacamat ismi nerden çıktı?

F.G. Hacamat bizim sevdiğimiz bir kelime ve mizah sevdiğimiz bir iş. Sevdiğimiz bir kelimeyi sevdiğimiz bir sevdiğimiz işe verdik. Hacamat, unutulmuş bir kimliğin bayrağı gibi bizim için. Ve biz bu  kimliğimizden hiç utanmadık ve utanmıyoruz. Bize baktıklarında “müslüman” görmelerinden çekinmiyoruz.

Hacamat’ın Tıbbı Nebevi’deki yerini biliyoruz. Asırlardır dünya kaç kere değişti, tıp kaç kere yeniden devretti kendini ama hacamat hiç değişmedi. Hakikatin işe verdiği etki böyle bir şey. Asırlar geçse de değişmiyor.

A.A. Hacamat bir çok imgeyi  bünyesinde toplayan bir kelime. Biraz da ağzının payını vermek gibi bir mesajı var.

Haberseyret:  Genelde zihinlerde “ bel altına vurmadan mizah yapılamaz” gibi bir algı var. Bir müslüman olarak başka komedyenlere, karikatürlere  gülsek de “ne zaman ne çıkacağını bilememenin” tedirginliği var içimizde. Müslümanlar mizah yapamaz mı? Yada mizahın müslümancası olamaz mı?

A.A.: Aslında İslam’da mizah var. Hatta ilk karikatürü Osmanlı çizmiştir, minyatür çalışmalarıyla.Biz onu geliştirememişiz. Bunun ardında “resim çizmek haram mıdır” tartışmalarından tutun da gündelik yaşam içinde önceliğimiz olmamasına kadar bir çok sebep bulabiliriz.
Akbaba, Cıngar gibi mayası tutan dergiler oldu ama Ustura’dan bu yana 16 senedir bir boşluğun olması böyle bir algının oluşmasına neden oldu. Bence biz biraz kendimize haksızlık ediyoruz. Şahsen örnek vereyim, bundan 16 yıl önce etrafımda namaz kılan çizer arkadaşa rastlayamazdımama şimdi etrafımdaki herkes namaz kılıyor. Bu çok güzel bir şey. Çağ değişiyor, her şey değişiyor.
Artık “müslümanlar mizah yapamaz” önyargısını aşmamız lazım. Hacamat’ın geleceği çok parlak bence.

F.G.: Uzun yıllardır ikinci sınıf insan muamelesi layık görülmüş bir kesim olarak bu kabuğu kırmak çalışırken, sanatı üretmek ve  tüketmek bizim için lükstü. Artık bunu aşıyoruz. Cafcaf bir okul oldu ve 200’e yakın kişiyi yetiştirdi bünyesinde. Uzun yıllardır bize empoze edilen “mizah onların alanı”,”bizim çocuklar yapamaz” algısından sıyrılalım. Bu tamamen onların tanımları üzerinden oluşturulan bir algı.

Güldürmek zor bir iş...Bunun farkına varan sektör, genelde "muzur" mevzuları da kullanmaktan çekinmiyor...Son sayının kapak konusunda "muzur" bir anlatım var....Bunu "muhafazakar temsiliyet" açısından sıkıntılı bir konu olarak görüyor musunuz?

Biz de onu tartışıyorduk arkadaşlarla. Yaptığımız işi anlatacak kelime  kesinlikle “muzur, hınzır veya yaramaz” olmazdı. Onlarda bir şeytanilik var. Bizim kendimizi  veya yaptığımız işi tanımlarken kullanacağımız kelime  “haylaz, haşarı, hayta” olabilir en fazla.

Bu kapaktan dolayı tepki aldınız mı?

F.G.:  Tepki almak ne demek, telefonlarımız kilitlendi.

A.A.:  Bize ahlak dersi vermeye kalkanların bunu yaparken kullandıkları üslup çok enteresandı.



Peki bu kapak gerekli miydi?


F.G. : Valla biz golümüzü attık. Artık tartışılır, tartışılmaz biz onunla çok ilgilenmiyoruz. Bu açık bir gol ve ne söylenirse söylensin maçın sonucu değişmeyecek.

A.A.:  Ben o videoyu izlediğimde insanların yüzündeki nefret ifadesi beni çok rahatsız etti. Arkadaşlara dedim ki "ben küfretmek istemiyorum ama yüreğimin yağlarını eritecek bir kapak lazım", sağolsunlar kırmadılar.

F.G. İç yağı eriten, kekik suyu etkili bir kapak yaptık. Bazen anladıkalrı dilden konuşmak gerekiyor. Bu aslında Türkiye halkına hitap eden bir siyasi partinin kampanya sloganı. Sloganda millet kelimesi geçiyor ama CHP "millet" demez, "ulus" der, "halk" der.  Milleti biz kendimize söyleriz. Çünkü çoğu insan millet derken, islam ümmetini kasteder

Sen başka bir mahalleden geliyorsun ve benim kelimelerimi kullanarak beni hedef alıyorsun. İşte bu yüzden bu kapak bu sloganın arkasındaki zihniyete bir cevaptır.  Düştüğümüz notta da parti demiyoruz, ülkeyi karıştırmak isteyen zihniyet!

Gündem ve siyaset dışında nerden ilham alıyorsunuz?

A.A.: Aslında biz kendi yaşantımızdan besleniyoruz. Sadece kapak ve ilk sayfalar için “gündem” denen dünyaya girip çıkıyoruz.

F.G.:  Bize “neden iktidara çakmıyorsunuz” diye soruyorlar? Bu saçma bir soru. Bizim iktidara veya muhalefete vurmak gibi bir derdimiz yok. Ama çıkınca da çıkıyor, ona engel olmuyoruz.
 

Son günlerin popüler deyimiyle “yandaş” mısınız?

A.A. : “Ben müslümanım” diyen adamı ister istemez ben kendime yakın hissederim. Bir hatasını görürsem de özelden uyarırım. Şu an açık bir tanım konulmasa da adeta bir savaş hali var. Bu durumda ben bana yakın olanı tutarım. Bu kadar net. Bunu şahsi olarak söylüyorum tabi. Ha onun hatası varsa da ben eleştiririm, onlar yapamazlar.

Bize “yandaş” etiketi yapıştıranlara bakın, 52 hafta çıkıyorsa, 52 hafta kapağında Erdoğan var. Biz yeri geldiğinde Tayyip Erdoğan da çizeriz. Kim “yandaş”? 

F.G.: Dünyanın en büyük karikatür ödüllerinin sahibi Aydın Doğan’ın karikatürünü kimse çizemez mesela. Ama Hacamat çizdi. Onu çizdik ama daha önce çizilmemiş, kimse tanımıyor. Tekrar soralım kim yandaş?

Bizim camia “biz neden çizemiyoruz, bizden ne den karikatürist çıkmıyor” diye yakınsa da holding patronlarımız sizin gibi özgün projelere pek fazla sponsor olmuyor…

Büyük işler büyük şirketlerle olacak diyebir kural yok. Küçük girişimlerle de çok güzel sonuçlar alınabiliyor. Mizah dergisi neden çıkmıyor? Çünkü para yok. Paraya kıyınca pekala çok güzel işler çıkıyor.  O kadar aptal değilmişiz yani.  Cafcaf senelerdir birilerinin kendi imkanlarını zorlamasıyla ayakta kaldı. Ve bir çok insanı yetiştirdi. Hacamat gibi 3-4 dergiyi daha çıkaracak ekip var şu anda.

Kendinize bir ömür biçiyor musunuz?

F.G.: Bunu bir mizah geleneği olarak düşünürsek buna ömür biçilemez. Bugün Hacamat olur, 6 ay sonra bir başkası daha çıkar.

A.A.: Bence  bir müslümanın gelecek planı yapması imtihanın özüne aykırı. Ben kendi hayatıma bir ömür biçemiyorum ki dergiye bir ömür biçeyim. Ben yaşadıkça, dergi hayatta oldukça elimden geleni yapacağım. Gayret bizden, takdir Allahtan.

Yusuf Kot: Ahmet abi bahsetmese de kendisi geleceğe yatırım yapıyor zaten. 3 tane evlat yetiştiriyor. Burası da öyle. Biz insan yetiştiriyoruz. Onalr yetişir başka dergi çıkarır böyle devam eder. Cafcaf nasıl Hacamat’ı  doğurduysa, Hacamat da başkalarını doğuracak. Sizin inancınıza farklı perspektiflerden bakan 10 dergi var. Ne kadar güzel olurdu.

 







 

 

 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Habere 13 Yorum Yapılmış

  • suzi dilara

    17 Nisan 2015 06:12

    Cevap Ver

    korler sagirlar birbirini agirlar. gunindi sormus altay cevaplamis. e tabi yanlisa yanlis demezsen, sen de bir gun o ses cikarmadigin muteahhit amcalara benzersin. terbiyesiz kapagi cak, sonra da buraya gelip muslumanca mizah de. eger kendinizi lemanla penguenle karsilastiracaksaniz o zaman musluman dergisi, kufursuz mizah demeyeceksiniz. bence kapaktaki mizah ilkokuldaki cocuklar "AAA bak p*p*" demesi seviyesinde.

    artik su kompleksten kurtulun, bizler iyi onlar kotu, bizler dindar onlar kemalist-dinsiz.

      @suzi dilara, insanlara terbiyesiz demek pek edebe uygun bir davranış değildir. kimlere hangi durumlarda terbiyesiz denir, biraz dikkatli herkes bunu bilir. mizahtan anlamıyorsanız bari susun edebinizle.. varsa tabii

  • Fatma Betül

    16 Nisan 2015 19:32

    Cevap Ver

    Bana kalırsa Hacamat Dergisi'nin son sayısının kapağı tam "Şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söyler..." sözünün karşılığı gibi olmuş.

  • Zoruna mı gitti!

    16 Nisan 2015 19:29

    Cevap Ver

    NOLDU ZORLANDINIZ MI?? İİ ÇAKMIŞ..BRAVO!

  • metin

    16 Nisan 2015 19:28

    Cevap Ver

    Bu kapağı ahlaksız bulanlar komik olmayın, Penguen ve Leman gibi marjinal sol dergilere bakın da kararınızı verin. İki yüzlülük yapmayın, bu kapak onların yanında melaike.

  • hayri ağa

    16 Nisan 2015 19:27

    Cevap Ver

    tahammülsüz insanlar mizahla uğraşamazlar

  • Abbas Gülsevin

    16 Nisan 2015 19:26

    Cevap Ver

    Müslüman karşısındakinin anladığı dilden konuşmalı! Cuk! oturmuş! Ama derginize nasıl abone olabilirm?

  • olmamış diyen arkadaşların eminimki yarısının koltuğunun altında ya leman yada penguen vardır. bu kadar tepkiyi zamanında diğerlerine versektik dinimize imanımıza küfür ederek mizah yapamazlardı.... hacamat dergisine gerek kalmazdı. yolun açık olsun hacamat

  • Y. Başyurt

    16 Nisan 2015 19:24

    Cevap Ver

    Hacamat adında bir derginin varlığından yeni haberdar oldum. Ve benim oy tercihimde etkili oldu. Bu dönem için tercihim; C H P......

  • Hilal taner

    16 Nisan 2015 19:24

    Cevap Ver

    çok güzel cevap olmuş..elinize saglık!

  • Edep yahu!

    16 Nisan 2015 19:22

    Cevap Ver

    şimdi bu islami dergi böyle ayıp bir karikatürle cehepe ye değilde akp ye çaksaydı yine edep nutukları atarmıydınız? sorun vicdanınıza.

Gündem
Teröristbaşı Fetullah Gülen'in 17 Aralık darbe girişimi pişmanlığı
Türkiye
Akdeniz'de deprem meydana geldi!
Dünya
'Stockholm sendromu'nun son örneği: İşgalcisinin adını bebeğine verdi!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu