Obama'nın Mısır politikası 'çıkarlara' dayalı

Obama'nın Mısır politikası 'çıkarlara' dayalı


ABD'nin, askıya aldığı Mısır'a askeri yardımlara, hiçbir gelişme olmadan yeniden başlaması ABD'nin Mısır politikasının "ilkelerden" çok "çıkarlara" dayalı olduğunu gösteriyor.

ABD'nin, insan haklarını gerekçe göstererek askıya aldığı Mısır'a askeri yardımlara, ülkede bu konuda hiçbir gelişme olmadan yeniden başlaması ve gerekçe olarak bölgesel güvenlik sorunlarını göstermesi, ABD'nin Mısır politikasının "ilkelerden" çok "çıkarlara" dayalı olduğunu gösterdi.

ABD yönetimi, Mısır'da ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin 3 Temmuz 2013'te darbeyle indirilmesinin ardından "özgür ve adil seçimler yoluyla demokratik yollardan seçilmiş, kapsayıcı sivil hükümete doğru güvenilir ilerleme olana kadar, Mısır'a yönelik büyük çaptaki askeri sistemlerin teslimatını ve hükümete yönelik nakit yardımını duracaklarını" açıklamıştı. Böylece Mısır'a yönelik 1,3 milyar dolarlık askeri yardımlarını askıya aldığını duyuran ABD, yardımların durdurulmasının aslında iki ülke ilişkilerinde "çok küçük bir mesele" olduğunu ortaya koyarken bir yandan da Kahire yönetimiyle çalışma kararlılığında olduğunu vurgulamıştı.

ABD Başkanı Barack Obama, Eylül 2013'te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Mısır'a yönelik desteklerinin ülkenin daha demokratik bir yol çizmesindeki ilerlemesine bağlı olacağının altını çizmişti.

Ancak Beyaz Saray, önce geçen yılın nisan ayında bu yardımların 650 milyon dolarlık kısmını tekrar serbest bırakma kararı aldı, daha sonra Sina yarımadasında terörle mücadelesini desteklemek için Mısır'a 10 Apaçi helikopterini göndermeye karar verdi. Obama yönetimin bu konulardaki gerekçesi ise Mısır'ın ABD ile stratejik ilişkisini sürdürmesi ve Mısır-İsrail Barış Anlaşması çerçevesindeki yükümlülüklerine devam etmesi oldu.

Yönetim, bu süre zarfında bir yandan Mısır'ın insan hakları ve demokrasi konusundaki ihlallerine vurgu yapmayı sürdürürken, diğer yandan da Mısır'ın İsrail ile anlaşmasına sadık kalması ve terörle mücadelede ABD ile işbirliği yapması nedeniyle yardımlardan Mısır'ı tamamen mahrum bırakmadı.

DAİŞ ve Yemen askeri yardımların önünü açtırdı

Son dönemde terör örgütü DAİŞ'in varlığı, Sina yarımadasındaki durum ve terörle mücadele, Süveyş kanalının kritik önemi, Yemen'deki gelişmeler, Obama yönetiminin insan haklarındaki gelişmeleri beklemeden Mısır'a askeri yardımlarının önünü tamamen açmasına neden oldu.

Obama, geçen ay sonunda Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, Mısırlı lideri Ekim 2013'te yürürlüğe konulan ve Mısır'a F-16 uçakları, Harpoon füzeleri ve M1A1 tank teçhizatı gönderilmesini durduran başkanlık emrini kaldırdığı söyledi. Obama, bütçede Mısır'a yıllık 1,3 milyar dolar askeri yardımlara devam edilmesini de talep edeceğini aktardı.

ABD'nin bu adımı tepkileri beraberinde getirse de yönetim, güvenlik meselelerinin bu adımları atmasına neden olduğunu belirtiyor. Beyaz Saray, yardımların serbest bırakılmasıyla "istikrarsız bir bölgede iki ülkenin uzun süredir var olan stratejik ortaklığıyla uyumlu şekilde, ABD ve Mısır'ın çıkarlarına yönelik ortak zorluklar daha iyi ele alınabilir" açıklamasını yaptı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf, yardımların önünün açılmasının insan hakları konularında bir ilerleme sağlanıp sağlanmadığından ziyade Mısır'ın güvenliğine tehdidin son aylarda artmasından kaynaklandığı dile getirdi ve "Mısır'a askeri yardımlara ilişkin kararımız ne Mısır'ın insan haklarında gelişme gösterdiğini öne sürüyor ne de Mısır'ın ülkedeki muhaliflere yaklaşımlarını onaylama niteliği taşıyor. Mısır'ın güvenliğine tehditler son aylarda arttı. Kararımız da buna dayanıyor" dedi.

"Mısır ABD'nin bölge politikasının önemli unsuru"

ABD'deki düşünce kuruluşu Hudson Enstitüsü bünyesindeki Dini Özgürlükler Merkezi uzmanlarından Samuel Tadros, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, Mısır'ın jeopolitik konumunun bu ülkeyi ABD için önemli kıldığını anlattı.

Mısır'ın ABD'nin bölge politikasının önemli bir unsuru ve bölgede güvenlik konusunda önemli partneri olduğuna işaret eden Tadros, Mısır'ın insan hakları ve demokrasi konusunda son iki yıl içindeki karnesinin iyi olmadığının herkes tarafından bilinmesine rağmen, son dönemdeki güvenlik endişelerinin, askeri yardımların serbest bırakılmasını sağladığını kaydetti.

Tadros, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kendimizi kandırmayalım, Mısır'da yapılmış olan iki seçim (referandum ve cumhurbaşkanlığı) herkesi kapsayan adil süreçler değildi. Bunun yanında ülkede insan hakları konusunda ilerlemenin de sağlandığı söylenemez. Ülkede gördüğümüz toplu yargılamalar, 200'den fazla kişiye verilmiş idam cezaları ve işkenceler devam ediyor. Başkan Obama'nın yardımların önünü açmasındaki kararı insan hakları konusuyla ilgili değil. Obama'nın bu kararı almasında, demokrasi ve insan hakları konusunun ABD-Mısır ilişkilerinin temelini oluşturmadığının farkına varması etkili olmuştur."

Tadros, askeri yardımların durdurulmasının veya serbest bırakılmasının Mısır'ın iç işleriyle ilgili olmadığına dikkati çekerek, "Obama yönetiminin bu farkına varması, bölgedeki güvenlik endişelerinden kaynaklanıyor" ifadesini kullandı.

"Mısır'ın demokrasi karnesi kararda pay sahibi değil"

Shawnee Üniversitesi öğretim üyelerinden Amr Al Azm da Suriye ve Irak'ta terör örgütü DAİŞ'in ortaya çıkışının ardından Yemen'de yaşananlarla birlikte ABD yönetiminin bölgedeki güvenlik konularına daha fazla odaklandığını söyledi.

Obama'nın attığı yeni adımda da bu yaklaşımın etkili olduğunu düşündüğü belirten Azm, "Mısır'ın demokrasi karnesinin düzelmesinin veya kötüleşmesinin" kararda pay sahibi olmadığını dile getirdi.

Azm, yönetimin kararını "Bu karar, Obama yönetimindeki, ABD ne yaparsa yapsın Mısır'da bir demokrasi olmayacağı veya Mısır'ın insan haklarına öncelik tanımayacağına dair bir farkındalıktır" şeklinde yorumladı.

"Sisi'nin silahlara ihtiyacı yoktu"

ABD'nin askeri yardımlarının yeniden başlayacağı Amerikan medyasında da eleştirilere neden oldu.

Ülkenin saygın gazetelerinden Washington Post'ta deneyimli uzmanlardan Robert Kagan ve Michele Dunne tarafından kaleme alınan makalede, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi'nin dini kullanan aşırılık yanlısı gruplarla mücadelede etkili bir müttefik olacağı düşünülerek yardımların yapılmasının yanlış olduğuna dikkat çekildi.

Sisi'nin göreve gelmesinden itibaren ülkede terör olaylarının artığı, 22 aylık süre zarfında 700'den fazla saldırının meydana geldiği bilgisi verilen yazıda, şu ifadeler kullanıldı:

"İlginç olan şu ki Sisi'nin silahlara ihtiyacı yoktu. Mısır'ın geniş silah stokları var ve ABD her ne olursa olsun bu ülkeye kritik terörle mücadele konularında yardımı sunuyor. Sisi'nin istediği ve ihtiyacı olan, ABD'nin kendisinin meşruiyetini bir işaretle tam anlamıyla desteklemesiydi. Obama yönetimi de şimdi tam zamanında bu hediyeyi sundu."

 

Kaynak : TRT Haber

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu