Avrupa PKK'yı meşrulaştırma gayreti içinde

Avrupa PKK'yı meşrulaştırma gayreti içinde


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15. MÜSİAD Uluslararası Fuarı'nın açılış töreni ve 18. Uluslararası İş Forumu (IBF) Kongresi'nin kapanış oturumunda yaptığı konuşmaya, MÜSİAD'ın düzenlediği uluslararası fuara ve iş forumuna başarılar dileyerek başladı.

Organizasyonu bu seviyelere taşıyan MÜSİAD'ı özellikle tebrik eden Erdoğan, şunları kaydetti:

5 gün sürecek etkinliklere katılmak üzere 80 vilayetimizden ve çok sayıda dost, kardeş ülkeden gelen misafirlerimize de Türkiye'ye, güzel İstanbulumuza hoşgeldiniz' diyorum. Bugün başlayan forum ve fuarın gerek katılımcılar, gerek toplantılar, gerek ele alınacak konular itibarıyla son derece kapsamlı olduğunu görüyoruz. Fuarın ve forumun, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi, kısa adıyla İSEDAK 30. toplantısıyla eş zamanlı yapılıyor olması da inanıyorum ki önemini ve etkinliğini daha da artıracaktır.

Erdoğan, burada kurulan işbirliklerinin, irtibatların, burada ele alınan konular ve çözüm önerilerinin başta bölge olmak üzere tüm dünya için hayırlara, barışa, refaha vesile olmasını da Allah'tan temenni ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

Buraya gelmeden önce başkent Ankara'da çok sayıda esnaf ve sanatkarın katılımıyla düzenlenen şuraya iştirak ettik. Esnaf, sanatkar kardeşlerimize hitap ettik. Hemen ardından İstanbul'da Osmanlı cihan devletinin bu kadim başkentinde Türkiye'den ve dünyadan siyasetçi, bürokrat, akademisyen, iş insanı çok sayıda misafirimize hitap ediyor olmak bizim için ayrı bir heyecan, ayrı bir iftihar vesilesidir. Gerek Ankara'daki esnaf ve sanatkar şurası gerek İstanbul'daki bu muhteşem organizasyon aslında Türkiye ekonomisinin ne kadar canlı olduğunu, ne kadar ümit vadettiğini hepimize bir kez daha göstermiş oldu.

Bugün başlayan MÜSİAD uluslararası fuarında özel sektörün ürettiği radar sisteminin, insansız hava araçlarının, milli piyade tüfeğinin, roket sistemlerinin, iletişim ve bilişim projelerinin ilk kez sergileneceğini büyük memnuniyetle öğrendiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

Bu projelerin bir kısmını başbakanlık yaptığım esnada bizzat başlatmıştım. Devam eden projeleri de her aşamada teşvik etmiştim. Küresel kriz ortamına rağmen gerek bu projelerin gerek daha birçok projenin hiç hız kesmeden, hiç kesintiye uğramadan devam etmesini temin ettik, teşvik ettik. Türkiye ekonomisi çok ciddi bir değişim sürecinden geçti, geçmeye de devam ediyor. Küresel krizlere aldırmadan, bölgemizdeki ve dünyadaki krizlere takılmadan hatta içeriden ve dışarıdan yapılan taarruzlara da boyun eğmeden Türkiye ekonomisi, istikrarla büyümesini sürdürüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 12 yıl içinde ekonominin yıllık ortalama yüzde 5 büyüdüğünü, milli gelirin 12 yıl içinde 3 kattan fazla arttığını özellikle vurgulamak istediğini anlatarak, şunları söyledi:

Türkiye'nin ihracatı, küresel ticaretteki o daralmaya rağmen 12 yıl içinde yaklaşık 5 kat büyümüş, 36 milyar dolardan bugün yaklaşık 160 milyar dolara yaklaşmıştır. Küresel kriz sürecinde Türkiye, Uluslararası Para Fonu'na olan borcunu tamamen kapatmıştır. G 20 üyesi olan Türkiye, 2015 yılında G 20 dönem başkanlığını da 1 yıl süreyle üstlenmiştir. Küresel ekonomiye yön verme noktasında çok önemli bir sorumluluğu omuzlarına almıştır.

Geçen hafta içinde kardeş ülke Cezayir'e resmi ziyarette bulunduğunu ve oradan da Ekvator Ginesi'ne geçerek Türkiye-Afrika ikinci ortak zirvesini gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, şöyle dedi:

Ziyaret ettiğimiz hemen her ülkede olduğu gibi Cezayir ve Ekvator Ginesi'nde Türkiye iş adamlarının yatırımlarını ve müteahhitlik hizmetlerini gördük, ziyaret ettik. Afrika ülkelerinden dostlarımızın hayranlıklarını bir kez daha müşahede ettik. 2012 yılında dünyanın en büyük 250 müteahhidi arasında 38 Türkiyeli firma var. Bu sayı 42'ye yükselmiş durumda. Firma sayısıyla Çin'in ardından dünyada ikinci olan Türkiye, pazar payı itibarıyla da müteahhitlik sektöründe yüzde 4 oranına ulaşmış durumda. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2023 için başta dış ticaret olmak üzere son derece iddialı ama ulaşılabilir hedeflerimiz olduğunu burada özellikle ifade etmek istiyorum.

Hedeflere ulaşma noktasında kararlıyız

Erdoğan, hedeflere ulaşma noktasında kararlı olduklarına dikkati çekerek, Ekonominin tüm unsurlarının bu hedefleri yakalamak için büyük bir heyecan içinde olduğunu özellikle belirtmek isterim. Sağlam finansal yapısıyla, disiplinli mali yapısıyla, siyasi olarak tam bir istikrar ve güven ortamıyla Türkiye, yatırım yapmak, ticaret yapmak, işbirliği yapmak için eşsiz bir ülkedir, eşsiz bir fırsattır

Beş gün boyunca fuara ve foruma katılan değerli misafirlerin Türkiye'nin gücünü, potansiyelini özellikle keşfetmelerini umduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak, Türkiye ile yapılacak ticaretin, karşılıklı yatırımların ve işbirliğinin taraflara kazanç sağlayacağını vurguluyor, iş dünyasının tam bir güvenle arkasında olduğumuzu sizlere de hatırlatmak istiyorum. Kuzey Afrika ülkelerinde başlayan ve ardından Ortadoğu'ya yayılan toplumsal hareketler hem bölgemizi hem de küresel siyaset ve ekonomiyi derinden etkileyen bir boyuta ulaştı. Irak, Suriye ve Libya'da hemen her gün masum insanların hayatlarını kaybettiklerine şahit oluyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır'ın demokrasi yolunda çok önemli bir safhaya geçmişken maalesef kanlı bir darbeyle, arkasında binlerce cinayet bırakan müdahaleyle çıkmaz bir sokağa girdiğini ifade ederek, sözlerini şöyle devam ettirdi:

Filistin meselesi bölgesel ve küresel bir mesele olma özelliğini sürdürüyor. Filistinlilerin yaşam hakları son derece keyfi biçimde ellerinden alınıyor, toprakları, hakları, umutları her gün gasbediliyor. Filistin meselesinin çözümüne yönelik umut verici adımların atıldığı bir dönemin ardından tüm Müslümanların en kutsal ikinci mekanı olan Mescid-i Aksa'ya yönelik barbarca saldırı ne yazık ki barış umutlarına çok ağır bir darbe vurmuştur. Şunu burada altını çizerek ifade etmek isterim, bölgede yaşanan acılardan daha da kötüsü ne yazık ki dünyanın, özellikle de Batılı ülkelerin yaşanan acıya kayıtsız kalmaları olmuştur.

BM, bölgedeki insani trajediyi sadece seyrediyor

BM'nin, bölgedeki insani trajediyi sadece seyrettiğini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, bölgede yaşanan insanlık dışı manzarayı sona erdirmek için hiçbir adım atmamaktadır. AB, yanı başında her gün insanlar ölürken, insanlık ölürken, cinayetler, katliamlar, darbeler ve ihlaller karşısında suskun kalmayı tercih etmektedir. Burada şu yalın gerçeği de sizlerle paylaşmak isterim; Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da yaşanan hadiselere paralel olarak Türkiye de bazı saldırılara maruz kalmış, Türkiye de kaos senaryolarının zemini haline getirilmek istenmiştir. 2013 yılı haziran ayındaki sokak olayları, aralık ayındaki darbe girişimi bu yıl ekim ayında meydana gelen olaylar asla ve asla yerel dinamiklerle açıklanamayacak olaylardır. Bu olaylarla eş zamanlı olarak Türkiye ekonomisi hedef alınmış, ekonomiye karşı algı operasyonları yapılmış, Türkiye'nin imajına karşı son derece kasıtlı saldırılar başlatılmıştır.

Türkiye'de sokak şiddeti ve vandallık yapılırken polisin müdahalesini kıyasıya eleştirenlerin şu anda başka ülkelerdeki toplumsal hareketleri hiç ama hiç gündeme getirmediklerine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

Türkiye'de terörle mücadeleyi dahi eleştirenler, şu anda bazı ülkelerdeki orantısız şiddeti görmezden geliyorlar. Türkiye'de polis öldüren, asker, bekçi öldüren katilleri gazeteci diye tüm dünyaya lanse edenler var. Peki Batı'da yapılanlar karşısında niye susuyorsunuz? Batı'da polisin savunmasız insanları öldürmesi karşısında, çocuklar, gençleri öldürmesi karşısında niye susuyorsunuz? DEAŞ (IŞİD) terörüne son derece haklı biçimde karşı çıkanlar, PKK terörüne sempatiyle bakabiliyorlar. DEAŞ'a saldıranlar ki saldırmanız lazım, peki PKK'yı meşrulaştırmak için bu gayretiniz niye? Şu anda Avrupa ülkelerinde bu gayretleri görüyoruz, bu çalışmaları görüyoruz.

Erdoğan, önceki gün İstanbul'da Kadın ve Adalet" başlıklı zirvede yaptığı konuşmayı hatırlattı. 

Burada, Kadın ve erkeği eşit konuma getiremezsiniz. Kadınların ihtiyacı olan eşitlikten ziyade eş değer olabilmektir dediğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

Söylediğim bu. Kadın ve erkek arasında eşitlik değil, eş değerlik olması gerektiğini yani adalet olması gerektiğini vurguladım. Dün gerek bazı ulusal gazeteler, gerek bazı uluslararası medya kuruluşları, son derece açık olan, manası son derece belli olan bu ifademin sadece bir kısmını aldılar. Çok farklı, çok yanlış şekilde yansıttılar. Kimse böyle ahlak zafiyeti içinde bir yere varamaz. Bunlarda yalan var, bunlarda takiye var, bunlarda iftira var, bunlarda hakaret var, bunlarda olmayan tek şey dürüstlük. Şahsen, 40 yılı aşkın siyasi mücadelemde kadın haklarını ve kadın hareketlerini nasıl savunduğum, nasıl tefrik ettiğim ortadayken hiç kimse bu konuda bana ve arkadaşlarıma çamur atamaz. Başında bulunduğum siyasi parti içerisinde kadın hareketini nasıl güçlendirdiğim ortadayken kalkıp bana bu noktada bu iftiraları atanlar önce aynaya baksınlar, aynada kendilerini izlesinler, mensubu olduğu zihniyetin ne durumda olduğunu görsünler. Bu çifte standardı ibretle, bir o kadar da istihza ile izliyoruz.

Erdoğan, uluslararası medyada Türkiye hakkında çıkan haber ve yorumların, özellikle Türkiye'yi teröre destek veren ülke, Türkiye ekonomisini de kırılgan gösteren yorumların tamamen gerçek dışı, art niyetli ve hasmane olduğunu kaydederek, Tekrar etmeliyim ki bölgemizde yaşanan tüm hadiselere rağmen, Türkiye'ye yönelik tüm algı operasyonlarına rağmen ülkemiz istikrarla geleceğe yürümekte, ekonomimiz sağlam bir zeminde büyümekte, demokrasimiz de her geçen gün daha ileri standartlara ulaşmaktadır ifadelerini kullandı.

Mücadelemize destek vermelerini istiyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'yi bölgesinin ve küresel ekonominin parlayan yıldızı şeklinde tanımlayarak, Türkiye, aynı zamanda küresel vicdana seslenen bir ülke olmaktan da taviz vermeyecektir. Biz, zulüm ve adaletsizlik üzerine hiçbir şekilde medeniyet inşa edilemeyeceğine inanan bir toplumuz. Tarih, bunun sayısız örnekleriyle doludur dedi.

Lüks araçların yakıt depolarına benzin doldurmak adına Ortadoğu'da her gün insanlar katlediliyorsa, orada medeniyetten söz edilemeyeceğini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Enerji kaynakları adına insanlar öldürülüyorsa, çatışmalar körükleniyorsa, zalime göz yumuluyorsa orada refahtan söz edilemez. Sınırsızca tüketim alışkanlığını muhafaza etmek adına yoksul ülkelerin yeraltı kaynaklarını, petrolü, elması, altını gasbediliyorsa, orada adil bir medeniyetten, bir hukuk medeniyetinden söz edilemez. Şu anda Batı, acaba Afrika'da niye bu kadar yoğun? Veyahut da 10-11-12 bin kilometre uzaklıktan acaba Ortadoğu'ya gelenler niye gelirler? Bunların üzerinde durmak lazım. Dünya eğer istese, Irak'taki sorunların çözümünü temin edebilir. Dünya eğer isterse Suriye'de her gün çocukların ölmesinin önüne geçebilir. Dünya eğer isterse, Filistin'de çocukların annelerini, annelerin yavrularını kaybetmesini önleyebilir. Bir varil petrol, bir avuç elmas adına susanlar, insanlığın ölümüne karşı duyarsız kalanlar, ne yazık ki en başta yaşadıkları topluma, en başta üzerinde bulundukları şu toprağa karşı büyük haksızlık içindedirler.

Erdoğan, farklı bir dünyanın mümkün olduğuna yürekten inandıklarını ifade ederek, Zulmün değil, adaletin abad ettiği bir dünyanın herkes için yaşanabilir olacağına inanıyoruz. Suriye, Libya, Irak, Filistin, Mısır, Yemen, tüm buralar için sesimizi yükseltirken, ilkeli bir tavır ortaya koyarken, bunu çıkar adına değil, hak adına, adalet adına, insanlık adına yapıyoruz. Bizim özelliğimiz bu. Yeryüzündeki tüm dost ve kardeşlerimizden de bu mücadelemize destek vermelerini istiyor, bu samimi mücadelede yanımızda olmalarını bekliyoruz. Irak'ın, Suriye'nin, Filistin'in barış ve refahı, sadece bu ülkeler için değil, dünyadaki her ülke için barış ve refah demektir" diye konuştu.

Haksızlıklar karşısında durmaya, hakkı savunmaya devam edeceklerini belirten Erdoğan, Dış politikamız işte bu ilke üzerine tesis edilmiştir. Ekonomi politikalarımız önce insan diyerek, insanlar arasındaki her türlü ayrımı reddederek inşa edilmiştir. Her ne pahasına olursa olsun büyümekten değil, birlikte büyümekten, paylaşarak büyümekten, yoksulların, mazlumların elinden tutarak büyümekten yanayız dedi.

Erdoğan, fuarın ve forumun alternatif bir dünyanın var olduğunu, paylaşarak, bölüşerek, daha fazla dayanışma ve işbirliği yaparak kalkınmanın mümkün olduğunu tüm katılımcılara ve dünyaya göstereceğine inandığını söyledi ve MÜSİAD'a, bu tür bir organizasyonu kararlılıkla sürdürdüğü için teşekkür etti.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak ile 15. MÜSİAD Uluslararası Fuarı'nın açılışını gerçekleştirdi.

Stantları gezerken karşılaştığı Guinness Rekorlar Kitabı'na göre yeryüzünün yaşayan en uzun insanı olan Sultan Kösen'le bir süre sohbet eden Erdoğan, TÜMOSAN standında bir traktörü, BMC standında Kirpi adı verilen aracı inceleyerek, bu araçlara bindi.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu