Eğitim gönüllüsü maskesiyle nüfuz etmeye çalışıyorlar

Eğitim gönüllüsü maskesiyle nüfuz etmeye çalışıyorlar


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bazı Afrika ülkeleriyle Türkiye arasına, sivil toplum örgütü ya da eğitim gönüllüsü maskesiyle çeşitli tehlikeli yapılanmaların nüfuz etmeye çalıştıklarını, bunu dikkatle izlediklerini belirterek, "Faaliyet gösterdikleri hemen her ülkede gizli yapılanma içine giren ve ajanlık faaliyetleri artık daha da somutlaşan bu örgütlere karşı devlet ve hükümet başkanı dostlarımızın daha hassas olacaklarını umuyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ekvator Ginesi’nin başkenti Malabo’da düzenlenen "2. Türkiye – Afrika Ortalık Zirvesi"nin ikinci gününde gerçekleştirilen liderler oturumunda, zirveye katılan devlet ve hükümet başkanları ile delegasyon üyelerine hitap etti.

Zirveye ev sahipliği yapan Ekvator Ginesi Cumhurbaşkanı Teodoro Obiang Nguema Mbasogo ve Afrika Birliği dönem başkanlığını yapan Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Veled Abdulaziz'e teşekkür eden Erdoğan, zirvenin ilkinin 2008 yılında İstanbul’da yapıldığını anımsatarak, orada Afrika’yı geleceğin önemli cazibe merkezlerinden biri olarak gördüklerini açıkladığını ve yaşanan 6 yılda bunun haklı olduğunu görmekten memnuniyet duyduğunu belirtti.

Afrika’nın bugün sosyal, ekonomik ve siyasi alanlarda kaydettiği dikkat çekici ilerlemeyle dünyanın ilgi odağı haline geldiğini, kıtanın yaşadığı büyük dönüşümden Türkiye olarak çok büyük mutluluk hissettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afrika, Türkiye için her zaman dostlarının ve kardeşlerinin toprağı olmuştur. Binlerce yıllık tarihi olan, en az 2 bin yıllık devlet geleneğine sahip olan, insanlığın ortak birikimine de eşsiz katkılar sağlamış olan Türkiye, Afrika kıtasına her zaman hürmet nazarıyla bakmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son bin yıl içinde Büyük Selçuklu Devleti ve Osmanlı Devleti gibi iki büyük devlete sahip olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:

“Selçuklu Devleti, Asya kıtası üzerinde geniş bir coğrafyaya hükmetmişti. Osmanlı Devleti ise Asya, Avrupa ve Afrika olmak üzere 3 kıtada hüküm sürmüştü. Atalarımız, selefimiz olan iki büyük devlet de ne bölgelerindeki ülkelere ne de Afrika’ya asla asla ırkçı, köleleştirici ya da sömürgeci nazarla bakmadı. Biz, Afrika halklarını her zaman gönüldaşlarımız, kader arkadaşlarımız olarak gördük. Dinlerimiz, değerlerimiz, etnik kökenlerimiz ve harici görünümlerimiz farklı da olsa biz kendimizi Afrika ile aynı geminin yolcuları olarak hissettik. Afrika kıtasının kadim medeniyetine her zaman takdirle baktık. Afrika’nın yaşadığı acılara politik, stratejik, çıkar odaklı bakanlardan olmadık, her zaman insani, vicdani nazarla yaklaştık. Aynı şekilde Afrika’nın sevincini, başarılarını da hep kendi sevincimiz, başarımız olarak gördük ve bununla da iftihar ettik.

Tıpkı Selçuklu ve Osmanlı devletleri gibi 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti de Afrika’ya hep bu nazarla bakmıştır. Afrika ülkelerinin bağımsız, özgür, barış ve emniyet içinde olabilmeleri, kendi istikametlerini tayin hakkına sahip olabilmeleri Türkiye’nin dış politikasının merkezinde yer almıştır.”

-Afrika Açılım Politikası

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlık görevinde bulunduğu 2002-2014 yılları arasında Afrika ile ilişkilere büyük önem atfettiklerini, kıta ile ilişkileri yoğunlaştırmanın gayreti içinde olduklarını anlatarak, 2005 yılını Türkiye’de “Afrika Yılı” ilan ettiklerinde yürütülen politikayı “Afrika açılım politikası” olarak tanımladıklarını söyledi. 2009 yılında Türkiye’nin kıtada 12, Afrika ülkelerinin ise Ankara’da 10 büyükelçiliği bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, bugün itibariyle Türkiye’nin Afrika’da 39 büyükelçilik ve 4 başkonsoloslukla temsil edildiğini, Afrika ülkelerinin Ankara’daki diplomatik temsilcilik sayısının da 32’ye yükseldiğini söyledi.

Kalkınma ortaklığından siyasi diyalog mekanizmalarına, eğitim kültür faaliyetlerinden ekonomik işbirliğine, ticaret hacminden yatırımlara, müteahhitlik hizmetlerinden ulaştırma alt yapılarına kadar Türkiye ve Afrika ülkelerinin birlikte büyük ilerlemeler sağladığını ifade eden Erdoğan, “Karşılıklı olarak ‘açılım sürecini’ tamamlamış olduk. Artık eşit ortaklığa dayalı yeni ve daha ileri bir aşamaya geçmemizin gerekli olduğunu gördük. Şimdi ortaklığımızın sağlam temeller üzerinde ilerletilme zamanıdır. Bu anlayışla bugün zirvede kabul edeceğimiz bildiri ve uygulama planının bu ortaklığın köşe taşlarını temsil edeceğine, gelecek dönemdeki hedeflerimize yön vereceğine inanıyorum” diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye’nin, Afrika ülkeleriyle tarım, enerji, sağlık, eğitim, küçük ve ortak ölçekli işletmeler, istihdam, yatırımların teşviki, enerji ve ulaşım gibi konularda dayanışma ve daha derin, verimli işbirliğine hazır olduğunu belirterek, “Kalkınma ve bütünleşme yolunda yeni bir ortaklık modeli hedefinde birlikte ve kararlılıkla yürüyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Afrika’da çok yönlü, çok boyutlu bir politika izlediğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Sahra altı Afrika ülkeleriyle ticaret hacmimiz son 10 yılda 10 kat artış kaydetti. Afrika’daki yatırımlarımızın toplamı 6 milyar dolara ulaştı. Türk Hava Yolları, bugün itibariyle Afrika kıtasında 40 farklı şehre tarifeli sefer yapıyor. Bu seferlerin ve sürekli genişleyen uçuş ağının da katkısıyla her yıl Türkiye ve Afrika arasında turizm, kültür, iş ve ticaret amacıyla karşılıklı olarak seyahat edenlerin sayısı yılda 200 bini aşan rakamlara ulaştı. Bu sayının her geçen gün artmakta olduğunu belirtmekte fayda görüyorum. 1991-2013 döneminde Afrika ülkelerine lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde toplam 3 bin 254 burs kontenjanı açtık. Son 2 yılda ise Afrikalı genç kardeşlerimize Türkiye’deki üniversitelerde binin üzerinde yeni burs tahsis ettik, bu sayıyı daha da artıracağız. Zira bu gençlerin Türkiye’de alacakları kaliteli eğitim ve edinecekleri yüksek becerileri buralara geri dönüp, ülkelerinin ve içinden çıktıkları toplumların hizmetine sunacaklarına güveniyoruz.  

Sağlık sektörünün Afrika ülkeleriyle işbirliğimizde önemli bir alan olarak belirgin hale geldiğini görüyoruz, bundan büyük memnuniyet duyuyoruz. Sudan’da açılan 150 yataklı hastanenin, Somali’de de 200 yataklı tam teşekküllü bir hastanenin açılışına hazırlanıyoruz. Kendi kendine yetebilir şekilde Türk ve yerel sağlık personeli tarafından ortak işletilen ve sunduğu sağlık hizmetleri bakımından örnek uygulamalar arasına giren benzeri projeleri gerçekleştirmeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ebola salgını nedeniyle zor bir dönemin yaşanmakta olduğu bugünlerde sağlık alanındaki işbirliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüklerini belirterek, “Bu vesileyle Türkiye’nin Ebola salgını ile mücadele için Afrikalı dostlarımıza şimdiye kadar yaptıklarımıza ek olarak 5 milyon dolarlık ilave bir kaynak ayırdığını açıklamak istiyorum” diye konuştu. Erdoğan, bu konuda yuvarlak masa toplantısı sırasında zirve katılımcılarına daha ayrıntılı bilgi sunacağını söyledi.

Türkiye’nin somut işbirliği teklifi olarak 5 yıl içinde bin uzmanın Türkiye’ye meslek öğretmek için 3 ve 6 aylık periyotlarla götürülebileceğini ve 5 yıl içinde 10 ülkede birer model olmak üzere tarım-hayvancılık projesi geliştirebileceklerini belirten Erdoğan, bu konudaki ileri derecede bulunan deneyimlerini paylaşabileceklerini söyledi.

-"Afrika'nın artık küresel alandaki ağırlığı giderek artıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika'nın artık küresel alandaki ağırlığı giderek artan, siyasi ve ekonomik bir kıta olarak geleceği gördüğünü söyledi.

Dünyanın yüz ölçümü bakımından en büyük ikinci kıtası Afrika'nın, gelecek yıllarda zengin doğal kaynakları ve insan kapasitesiyle uluslararası sistem içerisinde giderek daha etkin rol oynayacağını dile getiren Erdoğan, Afrika'da ekonomik ve sosyal kalkınma, çatışmaların önlenmesi, demokrasi, insan hakları ile sorunların barışçıl çözümü alanlarında önemli başarılar kaydedildiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kazanımların korunarak daha ileri noktalara ulaştırılmasını önemsediklerini ifade ederek, Afrika Birliği'nin ve bölgesel örgütlerin, belirlenen ortak hedefler doğrultusunda, siyasal ve ekonomik bütünleşmesinin sağlanmasında, öncü rol oynamaya devam edeceklerine olan inancını dile getirdi.

Afrika Birliği'nin, temsil gücünün ötesinde, siyasi ağırlığının günden güne artmasını ve üye ülkelerde ortaya çıkan sorunların çözümünde oynadığı etkin rolü not ettiklerini ve memnuniyetle karşıladıklarını belirten Erdoğan, "Afrika Birliği bütçesine son 5 yıldır yapmakta olduğumuz nakdi bütçe katkısını önümüzdeki yıllarda da devam ettireceğimizi belirtmek isterim" dedi.

-Çeşitli tehlikeli yapılanmalar

Terörizm, organize suçlar ve uyuşturucuyla mücadelenin yanı sıra, yoksulluk, eğitimsizlik ve salgın hastalıklara karşı yürütülen çalışmalarda, Afrika ülkeleriyle sonuç odaklı ve projelere dayalı güçlü bir işbirliğine hazır olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti.

"Burada bir hususa da özellikle dikkatlerinizi çekmek isterim: Bazı Afrika ülkeleriyle Türkiye arasına, sivil toplum örgütü ya da eğitim gönüllüsü maskesiyle çeşitli tehlikeli yapılanmaların nüfuz etmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bunu da dikkatle izliyoruz. Faaliyet gösterdikleri hemen her ülkede gizli yapılanma içine giren ve ajanlık faaliyetleri artık daha da somutlaşan bu örgütlere karşı devlet ve hükümet başkanı dostlarımızın daha hassas olacaklarını umuyoruz. Eğitim ve insani yardım görüntüsü altında, Türkiye dahil olmak üzere faaliyet gösterdikleri her ülkede ciddi tehdit teşkil eden bu örgüt veya örgütlere karşı her türlü bilgi paylaşımına ve ortak mücadeleye hazır olduğumuzu da burada özellikle vurgulamak isterim."

Bu ikinci zirvenin Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında yeni bir dönüm noktası teşkil edeceğini, üçüncü zirve için "İstanbul 2019"un hazır olduğunu, burada ev sahipliği yapmak için sabırsızlandıklarını belirten Erdoğan, zirvenin başarılı geçmesi temennisinde bulundu.  

-Aile fotoğrafı

Zirve, liderler oturumunun ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer devlet ve hükümet başkanları 2. Türkiye - Afrika Ortaklık Zirvesi aile fotoğrafını çektirdi. Erdoğan, fotoğraf çekiminin ardından "Türkiye - Afrika Ortaklığı" konulu fotoğraf sergisini gezdi. Erdoğan'ın sergi alanına Nijer Devlet Başkanı Mahamadou Issoufou ile el ele tutuşarak gitmesi dikkati çekti. Serginin ardından Erdoğan ve Issoufou, bir süre baş başa görüştü.  

Hazırlayan : Enes Eren

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Soylu'dan Dünya İnsan Hakları Günü mesajı
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
İsviçre 2 bin Suriyeliyi kabul edecek

Hava Durumu

12°
Detaylı Hava Raporu