Çözüm sürecinde kararlığımız sabit

Çözüm sürecinde kararlığımız sabit


Başbakan Davutoğlu, Çözüm sürecinde ne olursa olsun kararlılığımız sabittir. Bu süreç halkımızın sahiplendiği bir süreçtir dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, çözüm süreciyle ilgili, Akil insanlar heyetiyle toplanmamız, birçok temaslarda bulunmamız ki bu temaslara devam edeceğiz. Bu temaslar bu sefer sadece HDP ve belli bir kesimle değil halkın bütünüyle olacak dedi.

AK Parti 23. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı dolayısıyla Afyonkarahisar’da bulunan Davutoğlu, akrabalarının mezarlarını ziyaret ettikten sonra valiliğe geçti.

Tören mangası tarafından karşılanan Davutoğlu, valilik binası yanında bulunan Dumlupınar Ortakolu’na da giderek öğrenci ve öğretmenlerle sohbet etti.

Davutoğlu, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, 23. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı için hafta sonunda Afyon’da olduklarını, dün toplantının bittiğini anımsatarak, bu vesileyle Afyonlu olan yakın akrabalarına da bazı ziyaretlerde bulunduklarını söyledi.

Vali ve Belediye Başkanından, il yetkililerinden, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’ndan Afyon ile ilgili geniş brifing aldığını dile getiren Davutoğlu, şunları söyledi:

Afyon Türkiye’de yer altı ve yer üstü kaynakları itibarıyla en zengin potansiyele sahip şehirlerimizden birisi. Her şeyden önce doğu, batı, İç Anadolu, Ege, kuzey, güney hattında bir kavşak şehir. Tarihimiz itibarıyla da bir zafer şehri. İstiklalimizin başkenti. Ayrıca zengin jeotermal kaynaklarıyla sağlık turizminde büyük potansiyel taşıyan şehir. Çok eskiden beri Afyon ile yakın ilişkileri olmuş birisi olarak Afyon’un bütün mahallelerini gezmiş birisi olarak, Afyon’un şehir kültürünün de Türkiye’de örnek şehir kültürlerinden biri olduğunu biliyorum. Bugün değerlendirmelerimizi de Afyon’a katkıda nasıl bulunabileceğimizi ve Afyon’un ve çevre bölgelerinin en önemli sağlık turizmi haline nasıl dönüşmesinin mümkün olabileceğini tartıştık. Projeler üzerinde durduk.

AK Parti’nin iktidara gelişinin 12. yılı

Başbakan Davutoğlu, 3 Kasım tarihinin de AK Parti’nin iktidara gelişinin 12. yılı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

Türkiye’de 12 yılda kat ettiğimiz mesafe açısından önemli tarih. Bir kez daha bu 12 yıl içinde partimize büyük teveccüh göstermiş bütün vatandaşlarımıza ve özellikle Afyon’da olduğumuz için Afyonlu hemşehrilerimize teşekkürü borç biliyorum. Daha uzun yıllar AK Parti kadroları ülkeye hizmet etmeye devam edecek. Dün istişare toplantımızda da bundan sonraki perspektifimizi paylaştık.

İstanbul’daki tekne kazası

Davutoğlu, İstanbul’daki tekne kazasıyla ilgili olarak, Ayrıca bu güzel anları yaşarken aldığımız tekne kazası haberi hepimizin yüreğini tekrar dağladı. Bununla ilgili çalışmalar sürüyor dedi.

Özellikle kaçak göçmenler konusunun sadece Türkiye’de değil bütün Avrupa’da, Akdeniz kıyısında olan ülkelerde en temel meselelerden birisi olduğunu dile getiren Davutoğlu, Biliyorsunuz İtalya’da benzer olaylar yakın zamanda yaşanmıştı. Birçok ülkede ciddi sıkıntılar bu anlamda söz konusu olabiliyor. Bütün araştırmaları yapacağız. Kurtarma faaliyetleri sürüyor. İnşallah daha fazla kayba şahit olmayız. Bu konuda da çalışmalarımız devam ediyor şeklinde konuştu.

Çözüm sürecinde ne olursa olsun kararlığımız sabittir

Davutoğlu, bir gazetecinin, AK Parti kampında en çok çözüm süreci konuşuldu. Bir taraftan da Sayın Cumhurbaşkanının açıklaması var özellikle HDP’ye yönelik, ‘sabrımızın da bir sınırı var’ diye.  HDP ile hükümet görüşmeleri sona erdi mi yoksa süreç devam ediyor mu? şeklindeki soru üzerine şöyle konuştu:

Yok. Biz her zaman söyledik. Çözüm sürecinde ne olursa olsun kararlığımız sabittir. Ama biz çözüm sürecinde, sürecini de tek bir aktöre, muhatap olarak tek bir aktöre, tek bir çevreye inhisar etmeyiz. Bu süreç her şeyden önce halkımızın sahiplendiği bir süreçtir. Milli birliğimizi ve beraberliğimizi, Türkiye’nin her köşesinde yaşayan vatandaşların aidiyetini güçlendirmeye dönük bir süreçtir. Dolayısıyla Kobani olaylarından sonra ki tamamıyla bir bahanedir, akil insanlar heyetiyle toplanmamız birçok temaslarda bulunmamız ki bu temaslara devam edeceğiz. Bu temaslar bu sefer sadece HDP ve belli bir kesimle değil halkın bütünüyle olacak. Her bir şehrimizde çözüm süreciyle ilgili kanaat önderleriyle özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde temaslarımızı yoğunlaştırarak devam edeceğiz.

 Daha önce HDP’ye yaptığı çağrının açık olduğunu vurgulayan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

HDP provokatif eylemlere yönelik, ülke istikrarını bozan bir grup değil gerçek bir siyasi parti olarak hareket edip, Türkiye’de anayasal ve yasal çerçevede davranmaya başlarsa bütün bu çerçevede muhatap olmaya devam eder ama kamu düzenini bozacak şekilde, kamu düzenini bozan uygulamalara cevaz verecek şekilde bir tutum takınırsa bu sadece çözüm süreci bağlamında değil Türkiye’deki iç siyaset bağlamında da kayba sebebiyet verir. Öncelikle bütün çağrımız, bütün siyasi partilere, çözüm bağlamında da onun ötesinde de demokratik siyasetin parçaları olmaları, şiddetin, terörün, izinsiz eylemlerin ve can mal kaybına yol açan tutumların dışında olmaları, onları dışlamaları, onlara dönük olarak açık tavır almalarıdır.

Çözüm sürecine katkıda bulunacak herkesle konuşuruz

HDP bu tavrı aldığı zaman çözüm sürecine katkıda bulunur diyen Davutoğlu, şöyle dedi:

Muhatap olarak her zaman biz çözüm sürecine katkıda bulunacak herkesle konuşuruz. Ama bunu yapmadığı zaman kim yapmazsa, doğuda, batıda, kuzeyde, güneyde, kim kamu düzenini ihlal ederse devlet kamu düzenini ihdas etmek görevine malik olan tek yetkili mercidir ve kamu düzenini ihdas etmek konusunda tereddüt etmez. Bu sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu için demiyorum, batıda da şehirlerimizde de çok provokatif eylemler söz konusu olabiliyor. Yaptığımız, üzerinde çalıştığımız iç güvenlik reformunda esas olan budur. Herkes toplantı ve gösteri hakkına sahiptir. Nitekim 1 Kasım’da bazı şehirlerde izinli gösteriler oldu, kimse buna müdahale etmedi. İç ve dış olaylarla ilgili buna hiçbir sınır yok ama buradan hareketle hele hele Türkiye’de, Türkiye’nin hiç bir dahlinin olmadığı olaylar bahane edilerek gösteriler, çevre bazı ülkelerde görünen tablolar ortaya çıkarılmaya çalışılırsa buna ne hükümetimiz izin verir ne de halkımız. En çok da bu meselede en olumsuz anlamda etkilenen Doğu ve Güneydoğu’daki Kürt kökenli vatandaşlarımız buna izin vermez. O bakımdan herkesin yasal sınırlar içinde kalmaya özen göstermesi Türkiye’de etnik ve mezhebi ayrımcılık, nefret dilini kullanmaması böyle bir ayrımcılığa temel teşkil edecek tutumlardan uzak durması, siyasi partilerin birinci, öncelikli görevi budur. Bu görevin sürdürülmesi halinde hem o siyasi partiler Türkiye’de kitleye daha doğru mesajlar verir hem de muhatap olunacak aktörler haline halk nezdinde de bizler nezdinde de o hale gelir. Dolayısıyla göreceğiz. Zamanla tutumlarının ne olduğuna göre gelişmeler seyreder.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Asla Yalnız değilsin !!!
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Cerablus'a dönüşler sürüyor

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu