Ebola salgını dünyayı alarma geçirdi

Ebola salgını dünyayı alarma geçirdi


Orta ve Batı Afrika'da 4 bin 500'e yakın kişinin ölümüne neden olan salgın, Avrupa ve ABD'de de vakaların görülmesiyle dünya gündemine oturdu.

Ebola salgınında ilk vakanın geçen sene sonunda Gine'de ortaya çıkmasının ardından bu yılın ikinci yarısında bölgede hızla yayılan, Orta ve Batı Afrika'da 4 bin 500'e yakın kişinin ölümüne neden olan, Avrupa ve ABD'de vakaların görülmesiyle dünya gündemine taşınan virüs uluslararası alanda alarma geçilmesine yol açtı. 

Ebola virüsünün 1976'da keşfedilmesinden bu yana patlak verenlerin en şiddetlisi ve ölümcülü olan bu salgında vaka sayısının geçmiş salgınlarında görülen toplam vaka sayısını aştığı belirtiliyor. 

Araştırmacılar, 6 Aralık 2013 tarihinde Gine'nin Meliandou köyünde ölen iki yaşındaki erkek çocuğu Emile'in bu salgının ilk kurbanı olduğunu söylüyor. Emile'in ölümünden sonra annesi, kız kardeşi ve büyükannesi benzer semptomlar göstererek hayatlarını kaybetti, aileyle temas edenler Ebola virüsünü diğer köylere taşıdı.

Salgın mart ayında patlak verdi

Uzun bir süre sinsince yayılan virüsle ilgili olarak Gine Sağlık Bakanlığı ilk kez 19 Mart'ta yerel bir salgının ortaya çıktığını kabul etti. Mart ayı sonunda Gine'nin komşusu Liberya ve Sierra Leone'de de şüpheli vakalar görüldü. Gine'de 24 Mart'a kadar 86 vakanın 59'u Ebola virüsünün yol açtığı hastalıktan öldü. 

Dünya Sağlık Örgütü, 31 Mart'ta bölgede 112 Ebola vakasının bulunduğunu, bunlardan 70'inin hayatını kaybettiğini açıkladı. Nisan, mayıs ve haziran ayları, Ebola salgının başta Gine olmak üzere Liberya ve Sierra Leone'de vaka sayısını artırarak yayıldığı dönem oldu. 

Haziran sonunda Nijerya'da, ağustos ayı sonunda da Senegal'de ilk Ebola vakaları resmi makamlarca doğrulandı. Dünya Sağlık Örgütü, ağustos ayında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin Boende bölgesinde Ebola salgının patlak verdiğini açıkladı. 

Ebola Avrupa'da

Salgının Avrupa'ya sıçraması yine ağustos ayına denk geldi. Gönüllü olarak Liberya'da çalışan İspanyol Miguel Pajares'in 5 Ağustos'ta Ebola virüsüne yakalandığı doğrulandı. Bir gün sonra İspanya'ya getirilen Pajares 12 Ağustos'ta yaşamını yitirdi. 

Eylülün son yarısında Sierra Leone'de San Juan de Dios hastanesinde çalışan bir diğer İspanyol vatandaşı García Viejo, Ebola tanısıyla İspanya'ya getirildi. Viejo da 25 Eylül'de yaşamını yitirdi.

Her iki vaka Madrid'de 3. Carlos Hastanesi'nde tedavi altına alınmıştı. 3. Carlos Hastanesi'nde bu hastalarla ilgilenen bir hemşirenin 6 Ekim'de Ebola virüsü taşıdığı açıklandı. Hemşire, Afrika dışında Ebola'nın insandan insana geçtiği ilk vaka oldu. İspanya Sağlık Bakanlığı, sonrasında 10 kişinin karantina altında tutulduğunu açıkladı. 12 Ekim'de hemşirenin durumunun iyiye gittiği belirtildi. 

Ebola'ya yakalandıktan sonra karantina altında tedavi edilmek üzere Avrupa'ya getirilen vakalar da oldu. Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü için Liberya'da gönüllü çalışan Fransız sağlık görevlisi, 18 Eylül'de Fransa'ya getirilerek Paris yakınında askeri hastanede tedavi altına alındı ve 4 Ekim'de taburcu edildi. 

Almanya, Hamburg-Eppendorf Tıp Merkezi'nde altı kişilik bir karantina odası oluşturdu. Sierra Leone'de Dünya Sağlık Örgütü için çalışan Senegalli bir epidemiyolojist, 4 Ekim'de buradan taburcu edildi. 

Dünya Sağlık Örgütü, Sierra Leone'de görevli Ugandalı bir doktorun Almanya'da tedavi edilmesini istedi. Almanya'nın bu talebi kabul etmesi üzerine doktor 3 Ekim'de ülkeye getirildi ve Frankfurt'ta tedavi altına alındı. 

Liberya'da BM çalışanı olarak görev yapan Sudanlı bir kişi, 14 Ekim'de Leipzig'de St. Georg Hastanesi'de Ebola'dan öldü ve Almanya topraklarında hastalıktan hayatını kaybeden ilk kişi oldu. 

Ebola vakalarına ayrıca diğer Avrupa ülkeleri Norveç, İsviçre ve İngiltere'de rastlandı. 

ABD'de Ebola vakaları

ABD'de ilk Ebola vakası 20 Eylül'de Liberya'dan Dallas'a gelen Thomas Eric Duncan oldu. Duncan, 26 Eylül'de rahatsızlanarak hastaneye gitti ancak doktorlara Batı Afrika'dan geldiğini söylemesine rağmen antibiyotik verilerek eve gönderildi. Duncan, 28 Eylül'de aynı hastaneye ambulansla getirildi ve karantinaya alındı. 

Duncan, 8 Ekim'de yaşamını yitirdi. Sonrasında ilk vakayla ilgilenen iki sağlık görevlisinin daha Ebola'ya yakalandığı açıklandı. 

Dünya Sağlık Örgütü, son salgında Ebola olduğu saptanan salgın nedeniyle ölenlerin sayısının son alarak 4 bin 447'ye ulaştığını, coğrafi olarak yayılmaya devam eden salgında bugüne kadar 8 bin 914 vakanın teşhis edildiğini, vaka sayısının bu hafta 9 bine çıkabileceğini açıkladı. 

Seyahat kısıtlamaları ve karantinalar

Gine, Liberya ve Sierra Leone üçgeninde salgında bilinen vakaların yüzde 70'inin görüldüğü bölge 8 Ağustos'ta izole edilerek giriş çıkışlara kapatıldı. Sınırların kapatılması eylül ayına kadar bu ülkelerin ekonomilerini yıkıcı biçimde etkiledi.

Dünya Sağlık Örgütü Genel Sekreteri Margaret Chan, 2 Eylül'de seyahat kısıtlamalarını doğru bulmadığını ve kısıtlamaların sağlık görevlilerinin salgından etkilenen bölgelere girişini engelleyeceğini söyledi.

ABD Başkanı Barack Obama ise Ebola virüsüyle mücadelede çok daha agresif bir yol izleyeceklerini söyledi ve ülkesinde görülen Ebola vakalarıyla mücadelenin başına yönetimin çalışmalarını yürütecek bir kişi atayabileceğini açıkladı.

Ebola virüsünün Fransa'ya yayılmasını önlemek amacıyla cumartesi günü Paris’in Charles de Gaulle havaalanında sağlık taraması başlatılacağı açıklandı. 

Jamaika, Kolombiya, Guyana ve Trinidad&Tobago, Ebola virüsünün etkili olduğu Batı Afrika ülkelerinden gelenleri ülkelerine almayacaklarını açıkladı. 

İspanya Sağlık Bakanlığı, dün bir yolcuda Ebola virüsü olabileceği şüphesiyle Madrid Adolfo Suarez-Barajas havaalanında acil sağlık protokolünü devreye soktu.

Ebola ile mücadelede uluslararası yardım

Genel Sekreter Ban Ki-mun, Batı Afrika'daki Ebola virüsü için 1 milyar dolar toplaması konusunda çağrıda bulunarak, virüsün vurduğu ülkelerdeki halkın önemli bir direnç gösterdiğini ve ancak yardıma ihtiyaçları olduğunu söyledi.

Kanada, Ebola krizi ile mücadele eden kuruluşlara destek olmak üzere 30 milyon dolar bağışladığını açıkladı. Sosyal paylaşım sitesi Facebook'un kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg ve eşi Priscilla Chan'in Ebola salgınıyla mücadele için ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Vakfı'na 25 milyon dolar bağışta bulunacağı bildirildi.

Türkiye de önlem alıyor

Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürü Hüsem Hatipoğlu, Batı Afrika'dan gelen vatandaşların 21 gün süreyle gözetim altında tutulduğunu belirtti.

Hatipoğlu, Ülkemiz adına Sağlık Bakanlığı ve müdürlüğümüzce ciddi önlemler alıyoruz. Batı Afrika bölgesinden gelen vatandaşlarımızın aile hekimlerimizce 21 gün süreyle takibi yapılmaktadır dedi.

Ebola sporu da vurdu

Ebola'nın Afrika'da yayılması spor müsabakalarını da etkiledi. Afrika Bisiklet Yarışları Konfederasyonu, ilk etabı Fas’ta yapılması planlanan Afrika Bisiklet Yarışları Şampiyonası’nı erteledi. Fas Kraliyet Bisiklet Yarışları Federasyonu Başkanı Muhammed Belmahi, Afrika’daki Ebola salgının yayılması endişesiyle şampiyonanın ülkede yapılacak ilk etabının ertelenmesine ilişkin taleplerinin konfederasyon tarafından kabul edildiğini belirtti. Yarışın yapılacağı tarih daha sonra belirlenecek.

Gelecek yıl 17 Ocak-8 Şubat'ta düzenlenmesi planlanan Afrika Uluslar Kupası'nın ev sahibi Fas, Ebola virüsünün yaygınlaşması nedeniyle organizasyonun ertelenmesi yönünde talep Afrika Futbol Federasyonu'na talepte bulundu. Federasyon bu talebin değerlendirmeye alındığı açıkladı.

Ebola nedir

Sudan'da ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde 1976 yılında patlak veren ve adını Kongo'da ortaya çıktığı köyün yakınındaki Ebola nehrinden alan virüsün yol açtığı ilk salgınlar, Orta Afrika'daki tropikal yağmur ormanlarının ücra köylerinde ortaya çıkmıştı. 

Yarasaların Ebola virüsünün doğal taşıyıcıları olduğu, virüsün insanlara şempanze, goril, meyve yarasası, maymun, orman antilobu ve kirpi gibi hayvanların kan, salya ve diğer vücut sıvılarına veya organlarına temas yoluyla geçtiği düşünülüyor.  

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), yarasalara dokunulması ya da etlerinin tüketilmesinin Afrika’da Ebola virüsünün yayılmasında en önemli etken olduğunu bildirmiş, "virüsün vahşi hayvanlardan insanlara geçip, daha sonra insanlar arasında yayıldığını açıklamıştı. 

Ebola, insandan insana sudan veya havadan geçmiyor. Kan, salya ve diğer vücut sıvılarına veya organlara, bu sıvıların bulaştığı yüzey ve materyallere doğrudan temas yoluyla virüs insanlara bulaşıyor. Erkeklerin hastalıktan kurtulduktan sonra yedi haftaya kadar hastalığı cinsel ilişki yoluyla bulaştırabileceği belirtiliyor.

Hasta insanla doğrudan ve yakın temasta bulunmuş herkesin durumunun üç hafta boyunca izlenmesi gerektiğine işaret eden uzmanlara göre, hastalığın kuluçka dönemi 2 ila 21 gün arasında değişiyor.

Bazı hükümetler salgının yayılmasını önlemek amacıyla Ebola virüsü nedeniyle ölenlerin yakılmasını istemişti. Virüs, bugüne kadar daha çok hastayla temasta bulunan yakınlarına ve hastalara müdahale ederken yeterli önlem almayan sağlık personeline bulaştı.

Hastalığın belirtileri

Hastalığın ilk belirtileri yüksek ateş, halsizlik ve kas, baş ve boğaz ağrıları olarak ortaya çıkıyor. Bunları, kusma, ishal, kurdeşen, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma, bazı vakalarda iç ve dış kanamalar, diş etinde kanamalar, kanamalı ishal takip ediyor. 

Laboratuvar bulguları, akyuvar ve trombosit seviyesinde düşüş ve karaciğer enzimlerinin yükselmesi de hastalığın belirtileri olarak kaydediliyor.

Ebola salgınını sıtma, tifo ve menenjit gibi diğer salgın ateşli hastalıklardan ayırt etmek güç olabiliyor. Hastaların Ebola virüsü taşıyıp taşımadığı birçok tıbbi testle anlaşılıyor. Öte yandan, laboratuvarda incelenen örnekler biyolojik tehlike anlamına da geliyor. Bu nedenle örnekler üzerinde gerçekleştirilen testlerin koruma altında yapılması gerekiyor.

Tedavisi ve aşı

Destekleyici tedavi ve su kaybını gidermek için ağız yoluyla veya serumla yapılan tedavi hastalıktan kurtulma şansını artırıyor. Ancak şu an için Ebola hastalığına karşı kanıtlanmış bir tedavi yöntemi henüz yok. Yine de şu anda kan ürünleri, bağışıklık artırıcı ürünler ve ilaç tedavisi gibi bir dizi potansiyel tedavi yöntemi değerlendiriliyor.

Dünya Sağlık Örgütü, Ebola'ya karşı daha önce hastalığı atlatan kişilerin antikor taşıdığı düşünülen kanlarından tedavilerde yararlanılabileceğini duyurmuştu. ABD'de Ebola tedavisi gören bir doktora daha önce hastalığı atlatan başka bir doktorun kanı nakledilmişti.

Ebola için henüz patentli bir aşı bulunmuyor. İki potansiyel aşı insanlar üzerinde deneniyor.

Toplumun Ebola ile mücadelede yer alması ve bilinçlendirilmesi salgının başarıyla kontrol altına alınmasında önemli bir faktör olarak görülüyor.

 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu