Türkiye IŞİD'e karşı kalıcı çözümden yana

Türkiye IŞİD'e karşı kalıcı çözümden yana


IŞİD'in Suriye ve Irak'taki ilerleyişini önlemek amacıyla ABD öncülüğünde oluşturulan koalisyona, Türkiye'nin vereceği desteğin şartları konusunda henüz tam bir anlaşmaya varılabilmiş değil.

Türkiye, Suriye'de IŞİD'e karşı yürütülecek mücadelede kendi şartlarının kabul edilmesi konusunda kararlılığını ve ısrarını sürdürüyor. 

Türkiye-ABD arasında Suriye'deki ılımlı muhalefetin eğitilmesi ve desteklenmesi konusunda mutabakata varılırken, İncirlik Üssü'nün kullanımı konusunda henüz verilmiş bir karar bulunmuyor.  

Ankara'nın şartları 

Ankara, müttefiklerine sürekli IŞİD'in bir sebep değil bir sonuç olduğunu vurgulayarak, Suriye'deki asıl problemin Esed rejiminden kaynaklandığını ve IŞİD tehdidi bertaraf edilse bile Esed rejimi kaldığı sürece yeni radikal örgütlerin ortaya çıkabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle de Türkiye, Suriye'de IŞİD'e karşı geçici değil, kalıcı çözümden yana olduğunu her fırsatta dile getiriyor.

Bu kapsamda Türkiye ilk olarak Suriye'de uçuşa yasak bölgenin ilan edilerek, Esed rejiminin Suriye muhalefetine yönelik saldırılarının engellenmesini istiyor. İkinci olarak Suriye'de güvenli bölgeler oluşturulmasında ısrarcı olan Ankara, böylece hem yeni mülteci akınlarını önlemek, hem de mevcut mültecilerin zaman içinde Suriye sınırları içinde ihtiyaçlarının karşılanmasını planlıyor.

ABD ile Suriye'deki ılımlı muhalefetin eğit-donat stratejisiyle desteklenmesinde anlaşan Türkiye, koalisyonun asıl hedefinin Esed rejimi olması konusundaki kararlılığını da sürdürüyor.

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Şahin de Türkiye'nin Suriye'deki asıl bataklığı kurutmak istediğini ve bu nedenle de kısa süreli çözümlerden yana olmadığını belirtti.

ABD'nin IŞİD'e karşı bölgede Türkiye'nin desteğine yoğun ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Şahin, Türkiye'nin ise bu işe haklı olarak tek başına bulaşmak istemediğini kaydetti. 

Ilımlı muhalefete yardım 

Türkiye-ABD arasında yürütülen görüşmelerde, Suriye'deki ılımlı muhalefetin eğit-donat strateji ile desteklenmesi yönünde mutabakata varılırken, bu stratejinin nasıl gerçekleştirileceğinin ayrıntıları ise henüz netleşmiş değil.

Şahin, muhalefetin Türkiye toprakları içinde eğitilmesinde sakıncalar olabileceğine işaret ederek, oluşturulacak güvenli bölgelerde bu eğitimin verilebileceğini söyledi.

Şahin'e göre, Türkiye muhalifleri eğitecek, ABD ise silah ve teçhizat konusunda yardımda bulunarak strateji hayata geçirilecek Böylelikle IŞİD tehdidi bertaraf edildiğinde, IŞİD'den boşalacak noktalara rejim güçlerinin değil, muhaliflerin yerleştirilmesinin amaçlandığı belirtiliyor. 

İncirlik Üssü'nün kullanımı 

IŞİD'le mücadele kapsamında İncirlik Üssü'nün kullanılıp kullanılmayacağı konusunda henüz bir netlik yok.

Bazı yabancı haber ajansları tarafından, Türkiye'nin, ABD önderliğindeki koalisyonun İncirlik Üssünü kullanmasına izin verdiği yönünde öne sürülen iddialar, hem Başbakanlık kaynakları hem de New York'ta temaslarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından yalanlandı.

Çavuşoğlu, şu an itibarıyla eğit ve donat projesi kapsamında, Türkiye'nin ABD ile bir mutabakatı olduğunu söylerken, İncirlik üssü konusunda ise İncirlik veya başka bir konuyla ilgili şu anda verilmiş bir karar yok ifadelerini kullandı.

ABD'nin bölgedeki Körfez ülkelerinde de askeri üsleri bulunması ve hatta uçak gemileri bulunmasına rağmen, İncirlik konusunda ısrarcı olmasının nedeni olarak ise operasyonun maliyeti gösteriliyor.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETAV) Uzmanı Can Acun, İncirlik Üssü'nün Suriye'nin kuzeyine çok yakın olması sebebiyle, kullanıma açılması halinde hem ABD'nin hava saldırılarının maliyetinin düşeceği hem de lojistik imkanların çok daha hızlı ve kolay temin edilebeileceği değerlendirmesini yaptı.

Rusya ve İran'ın tavrı 

Suriye'deki iç savaşın başladığı andan itibaren Esed rejimini destekleyen Rusya ve İran da son gelişmeler karşısında pozisyon almaya başladı.

Suriye'ye yönelik herhangi bir kara harekatına karşı çıkan İran, IŞİD'e karşı atılacak adımlarda dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Rusya ise Suriye'de bir güvenli bölge oluşturulması için Esed'in iznine ve BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararına ihtiyaç olduğunu savunuyor. 

Bu noktada Şahin, Rusya'nın Ukrayna müdahalesini hatırlatarak, Rusya, Ukrayna topraklarını işgal edip, Kırım'ı alırken BMGK kararı aradı mı sorusunu yöneltiyor. Suriye'de oluşturulacak güvenli bölgenin BM'nin 51. maddesi, yani meşru müdafaa kapsamında uygulanabileceğini kaydeden Şahin, Rusya'nın tavrının Esed'i korumaya devam etmek yönünde olduğunu belirtiyor.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Halep’te süresiz ateşkes zaruridir
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
Irak ordusu DEAŞ'a karşı halktan yardım istedi

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu