Çocuklarınızı sokaklardan çekin

Çocuklarınızı sokaklardan çekin


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 3 - 5 sokak serserisine boyun eğecek bir devlet değildir dedi.

Bayburt Vilayet Meydanı'nda toplu açılış töreninde yaptığı konuşmasında, Bayburt'u bölgenin parlayan yıldızı yapacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bayburtlu işadamlarımıza sesleniyorum. Kazandıklarınızın belli bir kısmını sadaka-i cariyeniz olarak gelin Bayburt'a yatırın. Bayburt'un ihtiyaçlarında eserleriniz olsun. Öldükten sonra o eserlerle hayırla yad edilin. Bayburtlu işadamı kardeşlerimden özellikle bu ricada bulunuyorum. Bayburt, inşallah hak ettiği yere yükselecek değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de son günlerde yaşanan olaylar karşısında Bayburt'un özellikle üzüldüğünü çok iyi bildiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

Tarih boyunca Bayburt, vatanseverlik destanları yazdı, kahramanlık destanları yazdı. Sokakları ateşe veren, yakan, yıkan, yağmalayan vandalların 81 vilayetimiz içinde Bayburt'umuzu da özellikle rahatsız ettiğini biliyorum. Hiç endişeniz olmasın Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 3 - 5 sokak serserisine boyun eğecek bir devlet değildir. Onlar yakarlar ama bedelini ağır öderler, biz daha güzelini yaparız. Şunu unutmayın, biz hangi ecdadın torunuyuz? Kesilen sakal daha gür biter' diyen ecdadın torunuyuz, ama Kesilen kol yerine gelmez' diyen ecdadın torunuyuz. Bunu iyi bilsinler. Daha iyisini yaparken, daha sağlamını inşa ederken bu vandallara, bu yağmacılara da yaptıkları şımarıklığın hesabını da sorarız.

Irak ve Suriye'de son derece hassas gelişmeler yaşanırken içeride huzuru bozacak tahriklere kesinlikle müsaade etmeyeceklerini belirten Erdoğan, gereken cevabın verildiğini söyledi.

Demokrasiden taviz vermeden, geri adım atmadan terörle mücadele edilirken hukukun dışına çıkılmasına asla göz yumulmayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları belirtti:

İnsan haklarına aykırı muamele yapılmasına da müsamaha göstermeyiz. Ancak bunları yaparken huzurun bozulmasına, güvenliğin zafiyete uğratılmasına, yakmaya, yıkmaya, vandallığa da geçit vermeyiz. Güvenlik ve özgürlük dengesini en hassas şekilde muhafaza ederken şımarıklığa boyun eğmeyiz. İşte onun için Bayburt müsterih olsun, 77 milyon her bir kardeşim rahat olsun. Devletimiz, güvenlik ve istihbarat birimlerimiz son derece fedakar bir biçimde, suçluyla masumu birbirinden ayırırken bu serserilere hesap soruyor ve sormaya da devam edecek.

Kürtler okumasın, cahil kalsın diye yapıyorlar

Bu alçakların, bu teröristlerin, bu hainlerin nerelere saldırdıklarına özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Kürt kardeşlerimize saldırıyorlar, inançlı kesime yani başörtülü, sakallı Kürt kardeşlerimize saldırıyorlar. Doğu ve Güneydoğu'da alın teriyle ekmeğini kazanmaya çalışan esnafa saldırıyorlar diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Başka nerelere saldırıyorlar? Dikkat edin okullara saldırıyorlar, bitmedi müzelere, kütüphanelere, kitaplara saldırıyorlar. Diyarbakır'da bir müzeye bu yağmacılar giriyor, 20 kitabı çalıyor, çok sayıda kitabı da yakıyorlar. Siirt Halk Kütüphanesine saldırıp kitapları yakıyorlar. Bunu daha önce kim yaptı? Bunu daha önce barbarlar yaptı. Bağdat'ın kütüphanelerini yaktılar, İsfahan'ın, İskenderiye'nin, Endülüs'ün, Konya'nın, Saraybosna'nın kitaplarını yaktılar. Bunu yapanlar aradan bin yıl da geçse barbar diye anılıyorlar. İşte şu anda okul yakarak, müze, kütüphane, kitap yakarak bunlar da nasıl bir barbar olduklarını tüm dünyaya gösteriyorlar. Bunu çok bilinçli yapıyorlar. Kürtler okumasın, cahil kalsın diye yapıyorlar. Kürt çocukları okula gitmesin, kitapla tanışmasın, kitap okumasın, cahil kalsın diye bunu yapıyorlar. Çünkü Kürt çocukları okursa bunların tuzağına düşmeyecek, bunların istismarına gelemeyecek. Yazıklar olsun diyorum, bu barbar terör örgütüne yazıklar olsun diyorum, bu barbar terör örgütünün gölgesinde siyaset yapanlara da yazıklar olsun diyorum.

İktidarımızdan önce kim derdi ki Şırnak'a, Muş'a, Ağrı'ya, Iğdır'a havalimanı yapılacak ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

Hakkari'ye havalimanı yapıyoruz, düşünebiliyor musunuz, iş makinelerini yakıyorlar, müteahhitleri hala tehdide devam ediyorlar. Biz hizmet götüreceğiz, onlar İstemezük diyorlar. Bunlar hain ya, hain. Ben Hakkarili kardeşlerime sesleniyorum, biz Batıda ne varsa, güneydoğuda, doğuda da o olacak' dedik. Onlar uçarken, onlar uçağa binerken benim Hakkari'deki Kürt kardeşim ne için binmesin, bunun için bunları yapıyoruz. Ona karşı çıkarlar, baraj yaparsın barajlara karşı çıkarlar. Neymiş, Teröristlerin geçmesini engelliyormuş onun için'. Ya baraj niye yapılır? Rabbimin verdiği suyu değerlendirelim diyoruz. Çünkü yıllar yılı bu ülkede, Su akar, Türk bakar' diyorlardı. Biz geldik, Hayır dedik. Su akar, Türk yapar ve yapmaya başladık. Bu dağlardan gelen sular, akıp da denizlere gitmesin, bunları alalım en güzel şekilde değerlendirelim, hem içme hem kullanma hem enerji üretiminde bunlardan istifade edelim dedik.

Sen karanlıkta kal, aydınlanma diyorlar

Hidroelektrik santralleriyle büyük bir açığın kapatıldığını dile getiren Erdoğan, İşte bunlar böyle oldu ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

Kürt vatandaşımdan okulu, kitabı, kütüphaneyi esirgedikleri gibi suyu da enerjiyi de esirgiyorlar ya. Sen karanlıkta kal, aydınlanma diyorlar ya. Yaptıkları bu. Yetmedi, Kürt kardeşimden özgürlüğü de esirgiyorlar ve utanmadan, sıkılmadan meydanlarda Biz barıştan, biz özgürlükten yanayız. Ne barışı, ne özgürlüğü ya? Böyle barış olur mu? Cam, çerçeve, her yeri yakacaksınız, yıkacaksınız ondan sonra gelecek benim güvenlik güçlerime, polisime kurşun sıkacaksın, utanmadan, sıkılmadan bir de barıştan bahsedeceksin. İşte bedelini nasıl Bingöl'de ağır ödediyseler bundan sonra da ağır ödeyecekler. Böyle barbarlık üzerine kurulmuş bir hareketin benim Kürt kardeşlerimi götüreceği hiçbir huzurlu ve ahlaklı liman yoktur. Bunlar sadece zulmü, sadece barbarlığı, sadece diktatörlüğü bilirler. Kürt kardeşlerimizi de bu barbarların elinden inşallah biz kurtaracağız.

Asla kardeşlerinize husumet beslemeyin

Terör örgütünün saldırılarına bakıp da asla ve asla kardeşlerinize husumet beslemeyin diyen Erdoğan, bir mümine, Müslüman'a bunun yakışmayacağını vurguladı.

Masum ile suçlunun birbirinden ayrılması gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

Bu terör örgütü kardeşlerin arasına nifak sokmak istiyor, biz bu oyuna da gelmeyeceğiz. Bu terör örgütü milletin arasına fitne sokmak istiyor, biz bu oyuna da gelmeyeceğiz, bu tuzağa da düşmeyeceğiz. Terörle, teröristle, masum kardeşlerimizi inşallah birbirinden ayıracak, inadına kardeşlik diyeceğiz. Bakın, şu anda doğu ve güneydoğudaki kardeşlerimiz de artık gerçeği çok net görüyorlar. Bu terör örgütünün nasıl İslami değerlere düşman olduğunu görmeye başladılar. Bu terör örgütünün nasıl huzura, kardeşliğe, ilerlemeye, kalkınmaya engel olduğunu görmeye başladılar.

Böyle bir şımarıklık olabilir mi?

Diyarbakır'da annelerin dağa kaçırılan çocukları için cesaretle eylem yaptığını hatırlatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

İnanın bu itirazlar daha da çoğalacak, burada kalmaz. Bu zulme, bu barbarlığa inanın Kürt anne ve babalar daha fazla seslerini yükseltecek. Buna inanıyorum. Bayburt'tan bir kez daha annelere ve o babalara tekrar sesleniyorum, çocuklarınızı sokaklardan çekin. Çocuklarınızın hayatlarını bir hiç uğruna karartmaya çalışıyorlar. Çocuklarınıza sahip çıkın. Bu terör örgütü ve onun siyasi uzantısı sizin çocuklarınızın kanı üzerinden hesap yapıyor. Buna karşı uyanık olun. Allah aşkına şu şımarıklığa bakar mısınız? Neymiş, Türkiye, Kobani'ye yardım etsin'miş. Yahu tezkereye Hayır diyeceksin, zalim Esed'e destek vereceksin, Halep, Hama, Humus, Musul yanarken susacaksın, 250 bin Suriye'deki kardeşimiz öldürülürken o zalim Esed'in bombalarıyla, susacaksın, Kobani'den kaçanlara sahip çıkan Mehmetçiğe taş atacaksın. Ondan sonra da utanmadan, sıkılmadan çıkıp, Türkiye, Kobani'ye yardım etsin diyeceksin. 200 bin Kobani'den gelen Kürdü bağrını açarak evinde misafir eden kim? Türkiye değil mi? Nasıl bunu söylersiniz? Böyle bir şımarıklık olabilir mi, böyle bir bakar körlük olabilir mi? Sizin karşısınızda bakkal dükkanı değil, Türkiye Cumhuriyeti var, Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. Kobani bahanesiyle uluslararası kirli odaklara maşalık yapanlara boyun eğmeyiz. Onlara da bunun hesabını evvelallah sorarız. İşte onun için sağduyulu, itidalli olacağız, bunlara öfkelenerek, sokağa çıkarak asla ve asla istediklerini, arzu ettiklerini inşallah vermeyeceğiz.

Bayburtlular'ın da aklıselimle hareket edeceğine, itidali muhafaza edeceklerine yönelik inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hiç merak etmeyin, biz kahraman Kop şehitlerinin, kahraman Şehit Osman'ın, Genç Osman'ın izinden gidiyoruz, onların aziz hatıralarına asla ve asla halel gelmeyecek dedi. 

Açılışı yapılan hizmet ve yatırımların hayırlı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserlerin yapımında emeği geçenlere şükranlarını iletti.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı İslam

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam da törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son 12 yılda sosyal bir devlet olduğunu ortaya koyduğunu, sadece ekonomik kalkınmayı değil halkın kalkınmasını da hedeflediğini ifade etti. Engellilere, yaşlılara, eşi vefat eden kadınlara, askerde çocuğu olan ailelere çeşitli yardımlar yapıldığını hatırlatan İslam, Bayburt'ta 340 sosyal konutun geçen yıl hak sahiplerine teslim edildiğini söyledi. 

Bayburt halkına hizmetin artarak devam edeceğini dile getiren İslam, Sizden gelen talepleri karşılamak ve bu talepleri hizmete dönüştürerek size iade etmek bizim boynumuzun borcu olsun dedi. 

Notlar

Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek'in de aralarında bulunduğu bazı milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Bayburt Valisi Yusuf Odabaş, Erzincan Valisi Süleyman Kahraman, MGK Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan, Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş katıldı.

Konuşmaların ardından Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, bakanlar ve milletvekilleri sahneye çıkarak Bayburt'ta yapılan eserlerin toplu açılışını temsili kurdele keserek gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, 69 sırt numaralı Recep Tayyip Erdoğan yazılı Bayburtspor forması ve atkısı hediye edildi. 

Tarihi Bayburt Kalesi surlarına asılan Sen nereye biz oraya ve kalenin altına asılan Kale gibisin be reis pankartlarını dikkati çekti. Erdoğan da, konuşmasının sonunda sahnede eşi Emine Erdoğan'a pankartları gösterdi. 

Tören alanının etrafındaki binaların üzerinde de Bayburt Bayburt olalı bele reis görmedi, Bayburt kale gibi arkanda durdu, seni sevmek bizim için onurdu pankartları görüldü.

Bayburtlular, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gelişinden kısa süre önce bastıran sağanak yağış altında, Recep Tayyip Erdoğan tezahüratlarıyla törenin başlamasını bekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan da, alana gelişlerinde protokoldeki yerlerine geçmeden sahneye çıkarak kendilerini bekleyen vatandaşları selamladı. 

 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu