'Politika sokak serserileriyle belirlenmez'

'Politika sokak serserileriyle belirlenmez'


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye iç ve dış politikasını sokak serserileriyle belirleyecek bir ülke değildir" dedi, Kobani eylemleri nedeniyle CHP liderini ve HDP'yi hedef aldı. 14 Ekim'den sonra yeni yasal tedbirler alınacağın söyledi.

Erdoğan'ın Trabzon'daki konuşmasından satır başları şöyle:

Konuşmamın hemen başında dün Bingöl’de haince bir saldırı neticesinde şehit edilen polislerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum, ailelerine milletimize sabırlar diliyorum. Yaralı Emniyet Müdür Yardımcımıza, komiserimize şifa diliyorum. Kendileriyle az önce bir telefon görüşmesi  yaptım. Durumları iyi.

Emniyet birimlerimiz bu hainlerin peşine düştü, ölü olarak ele geçirdi. Diğer sorumluların yakalanması için operasyonlar devam ediyor. Milletimizin ve emniyet teşkilatımızın başı sağolsun diyorum. Bu konulara daha geniş şekilde değineceğim.

Sevgili kardeşlerim, tüm Trabzonlulura tüm kardeşlerime 10 Ağustos’taki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde şahsıma verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ediyorum ve bugün aynı zamanda anlamlı bir gün. Niye, seçimlerin yapıldığı günden sonra 61’inci gün. 10 Ağustos’ta seçimi yaptık, 61’inci günde bu toplu açılış ve teşekkür ziyaretimiz gerçekleşiyor. Trabzon kendisinden bekleneni en güzel şekilde yaptı, Trabzon kendisine yakışanı yaptı. Genel Başkanlık ve Başbakanlık görevini ifa ederken, 12 yıl boyunca 8 seçimde Trabzon bizimle olmuş, bize en güçlü desteği veren illerden olmuştu. Tarihimizde ilk kez halkın oylarıyla doğrudan Cumhurbaşkanı seçilirken de, yani 9.seçimde de Trabzon yine bize çok güçlü destek verdi. Rabbim hepinizden razı olsun. Ahde vefanızdan, desteğinizden, itimadınızdan dolayı tek tek her birinize şükranlarımı sunuyorum. 

Erdoğan Trabzon’a yapılan 53 trilyon liralık yatırımları sıraladı, projeleri tamamlayan kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Trabzon’da  üniversiteler ve STK yöneticileriyle bir araya geleceğini anlatan  Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

Türkiye hamdolsun ekonomisi ile demokrasisi ile huzurlu iç politikası, aktif ve barışçıl dış politikası ile hedeflerine kararlılıkla ilerliyor. 2023’e 9 yıl kaldı. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100.yıldönümünü büyük bir coşku ile idrak edeceğiz. Belirlediğimiz hedeflere adım adım ilerliyoruz. Ekonomide büyüme devam ediyor. Milli gelirimiz şu anda 820 milyar dolar, bunu 2 trilyon dolara kadar yükselteceğiz. Kişi başına milli gelir 3500 dolardan 10 bin 500 dolara çıktı. Daha çok çalışacağız. 2023’te 25 bin dolara hep birlikte yükselteceğiz. 36 milyar dolar olan ihracatımızı bu yıl sonu itibariyle 160 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor.

Bölgemiz son derece hassas bir süreçten geçiyor. Yanıbaşımızda son derece kanlı çatışmalar yaşanıyor. Bu hadiseler karşısında Türkiye’yi güvenli, istikrarlı şekilde güçlendirmeye çalışıyoruz. Bugün buradan Trabzon’a milletime, tüm dünyaya ilan ediyorum. Türkiye bölgemizde yaşanan çatışmaların hiçbirinde taraf değildir. Hiçbir mezhebin, etnik kökenin yanında ya da karşısında değildir. Bütün bu krizler başladığı andan itibaren bizim tarafımız barış, diyalog ve insanların özgürce emniyet içinde yaşamaları oldu. Suriye ve Irak’ta arap, Türkmen, Ezidi, Süryani, Şii, Nusayri, Müslüman gibi ayrımlara prim vermiyoruz. Çünkü biz yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevdiğimizi hep söyledik söylüyoruz. Fakat bizi ne ülkemizin bir kısmı ve dünya ülkeleri anlamadı anlamamakta direnler var. 30 yılı aşkın bir süredir PKK’ya karşı evet çok insanımızı kaybettik, aynı şekilde şimdi de Irak’ta başlayıp şimdi de palazlanan ve terör estiren IŞİD’e karşı da tavrımızı sürdürüyoruz. Bunun dışındaki terör örgütleri de bir tehdittir. Onlara karşı da her tedbiri aldık, alıyoruz alacağız. Çatışmalardan kaçanlara kapılarımızı açtık, imkanlarımızı seferber ettik.

Onları terörist eylemlerin, bombaların, katil esed rejiminin altında bırakamazdık. Onlar bu ülkeye hicret ediyorlarsa biz onlara ensar olmaya mecburduk. Biz bunu yaptık. 4 buçuk milyar dolar harcamamız oldu. Sadece Avrupa’da 130 bin sığınmacı var, Avrupa dert yanıyor. Sadece Türkiye’de 1 buçuk milyon sığınmacı var. Bizim farklılığımız Batı’ya göre bu. Suriye ve Irak’ta etnik köken ve mezhep ayrımı yapmıyoruz. Terör örgütleri arasında bu iyidir, kötüdür diye ayrıma gitmiyoruz. Türkiye’yi ilgilendiren bu hususlar içinde sorumlu, ilkeli, sağduyulu bir tavır sergiliyoruz. Bölgede akan kanın durması, insanların evlerine dönmesi, adil sistemlerin kurulması için elimizden geleni tereddüt etmeden yapıyoruz. 

Çadırları dolaştım, Türkmen ve Arap kardeşlerimizi ziyaret edip dertleştik. Tabi onların hepsi Türkiye’ye, bizlere dua ediyorlar, “Siz bizi Esed’in zulmünden kurtardınız” diyorlardı. Bazı komşu ülkelerin kalkıp Esed rejimini korumaya çalışmaları akla ziyandır. Örgüt olarak teröristler olduğıu gibi devlet terörü estirenler var. Örneği Suriye’nin şu anki rejimidir. Bizim Suriye halkıyla değil devletiyle terör estirdiği için bir sorunumuz var. Biz buna nasıl alkış tutabiliriz. Halkı Müslüman olan bazı ülkeler Esed rejimine sahip çıkıyorlarsa bunun hesabını bu dünyada da öbür dünyada da veremezler. Silah ve mühimmattan bahsedenler bunun hesabını veremezler. Dürüst olmaya mecburuz. Esed rejiminin kimyasal, konvansiyonel silahlarla insanları katletmesinin hiçbir izahı olamaz.

Türkiye’nin dik duruşu hem içerde hem dışarda bazı çevreleri ciddi şekilde rahatsız ediyor. Büyüyen Türkiye ekonomisi hem içerde hem dışarda rahatsızlık veriyor. Demokratikleşme alanında atılan özellikle de çözüm süreci, içerde ve dışarda birilerini rahatsız ediyor. Önce Türkiye teröre destek veriyor dediler, başarılı olamadılar. Türkiye ekonomisine yönelik algı operasyonu yaptılar, kredi derecelendirme kuruluşlarınıdevreye soktular başarılı olamayacaklar.
Somkakları terörize etmek gibi alçakça bir yöntem uygulamaya başladılar. Başarılı olamadılar. Gezi’de başaramadılar, 17-25 Aralık’ta başaramadılar , şimdi de başaramayacaklar.

Son vandallık olaylarında maalesef 31 kişi hayatını kaybetti. Kamu binalarına, bindikleri belediye otobüslerine, işyerlerine, Kızılay’ın kan araçlarına alçakça, Türk bayraklarına haince saldırdılar. Ne yazık ki anamuhalefet  partisi bunlara sahip çıkıyor. Parlamento’da bir parti eylemlerde bunlarla hareket ediyor. Anamuhalefet ve bu parti tezkerede de birlikte hareket ettiler. Tezkereye karşı çıkanlar şimdi Türkiye’nin Kobani’ye asker göndermesini konuşuyorlar. Biz oradan 200 bin insanı içeri aldık, insani yardımlarını ve bakımlarını üstlendik.

Olay sadece Kobani mi? Oradaki Kürt kardeşlerimiz mi, Suriye’deki 250 bin kişi öldürülürken sesi çıkmayan anamuhalefet ve muhalefetin sesi ne oldu da şimdi çıkıyor? Ana muhalefet lideri Esed’i korumak için mi böyle konuşuyor? Sen o aklını kendine sakla. Bu makamda bunları söylemek istemezdim. Türkiye bu şiddete asla boyun eğmez, tarih boyunca eğmedi, bugün de eğmeyecek.

Bunların canı yanmıyor.

O vandallar er ya da geç bulunacak, hesabı sorulacaktır. Türkiye iç ve dış politikasını sokak serserileriyle belirleyecek bir ülke değildir. Hem o maşalar hem de onların iplerini tutan efendileri bilsin ki Türkiye sokak eylemlerinden korkup istikamet değiştirecek bir ülke değildir. Sokaktaki şiddet durduğunda da bu şımarıklığın hesabı mutlaka sorulacak. 

 

Ülkenin huzurunu kaçırmak, nefreti büyütmek Parlamento’da siyasi parti dışındakiler bakıyorsunuz aynen onunla hareket ediyor, diğeri temkinli duruş sergilediğini zannediyoruz o da iktidarla uğraşıyoruz. Şimdi birlik beraberlik, el birliği, güç birliği zamanıdır. Bu tuzağa düşersek kaybeden millet olur. Öfkesine yenilen bunların arzularını yerine getirmiş olur. Bunlar istiyor ki Türk ile Kürt birbirinden nefret etsin, öfke beslesin. Bunu tarihin hiçbir döneminde başaramadılar. Biz de aziz milletimizle sağduyu ve itidalle bu kirli tuzağı bozacağız.


Kobani diyorlar. Allah aşkına Türkiye’den başka yardım eli uzatan, dert edinen ülke var mı? Halep, Musul, Kerkük’ü ne kadar dert edindiysek Kobani’yi de o kadar dert edindik. Sadece birkaç gün içinde 200 bin insan Türkiye’ye sığındı. Türkiye Kobani’ye yardım etmiyor diyerek içerde ve dışarda Türkiye’yi hedef yapmak nankörlüktür.
Hem tezkereye karşı çıkacaksın hem de şımarıkça Kobani’ye destek çağrısı yapacaksın. Şu anda kalkıp iktidar partisine doğru yürüyerek, molotof atarak bombalamalar, nedir o maskeler…? Demek ki sen teröristsin, eğer değilsen çıkar o maskeyi. Ayın 14’ünden sonra gerekli bütün tedbirler alınacak, azami ölçüde yasalarda değişiklikler yapılacaktır.


Bu kervan barış kervanıdır, onu tehdit eden bütün unsurlara karşı hukuki zemin güçlendirilecektir. Bu tür alçakça hareketlere prim vermeyiz.
Çözüm süreci şımarıklığa göz yummak değildir, gayrimeşruluğa, illegaliteye boyun eğmek, tehditlerden korkup geri çekilmek değildir. Birileri çözüm sürecini şımarıklık olarak algılıyorsa yanılgı içindeler. Bir taraftan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çıkıp barıştan, sevgiden,saygıdan bahsedeceksin ondan sonra da sıkılmadan utanmadan mileti sokağa davet edeceksin. Sonra da ben bunu şiddete karışmak suretiyle demedim..E ne dedin? O sokağa davet ettiklerin silahlarla, Molotoflarla askerimizin, polisimizin üzerine saldıkları gibi, kamu binalarını, araçları, hastaneleri, okulları yaktılar yıktılar.

 

Biz sorunların sokakta, dağda, silahla değil konuşarak ve siyaset zemininde çözümünü istedik. Siyaseti değil şiddetüi ve terörü tercih edenler çözüm sürecine hiçbir katkı sağlayamazlar. Silahlı efendilerinden korkup iradelerini ayaklar altına alanrlar, çocukların arkasına saklanıp korkakça siyaset yapanlar çözüm sürecine katkı sağlayamazlar. Elimi, bedenimi, canımı koydum. 75 milyonun kardeşliğini tesis etmek için son nefesime kadar mücadeleye devam edeceğim.

 

Bizimle yol yürümek isteyenlerle yol yürürüz ama korkarak ürkerek, silahlı efendilerine boyun eğerek, her gün farklı bir kılığa girenlerle çözüm olmayacağını iyi biliriz. Öfkesine mağlup olan bu alçakların, bu hainlerin tuzağına düşer. Bu şiddete bu vandallığa karşı dimdik fakat itidalli durmayı sürdüreceğiz.


Şu anda Güneydoğu’da ölenler, öldürenler kim diye baktığınızda orada Kürt vatandaşlarımı göreceksiniz. Araçları yakılanlar kim Kürt vatandaşlarım. Adeta nokta nokta her şeyi tespit etmişler. O mağazalar onların dünya görüşünü paylaşmadığı için yakmakla kalmıyor, yağmalıyorlar. Bunun özgürlükle, barış ortamıyla ne ilgisi var. Polisimiz, askerimiz, istihbarat birimlerimiz fedakarca çalışıyor. Özellikle gençlerimizin, kışkırtmalara, tahriklere dikkatli olmalarını istiyorum. Onların diledikleri öfkenin büyümesi. Onlara istediklerini asla vermeyeceğiz .
 

Allah’ın izniyle hep birlikte çok çalışacak, kardeşlik hukukumuzu ve bunun içinde ekonomiyi, demokrasiyi, özgürlükleri büyüteceğiz. Enerjisini birliğe, kardeşliğe, kalkınmaya sarf eden bir ülke olacağız. Bu duygularla sözlerime son verirken her zaman söylediğimi yine söylüyorum. Tek millet diyorum, tek bayrak diyorum, tek vatan diyorum, tek devlet diyorum. Bizim bu Rabia işaretimizi kaybetmeyeceğiz.


Kardeşlerim bir kez daha bugün açılışını yaptığımız eser ve hizmetlerin Trabzonlu kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum. Başbakanımıza, bakanlarımıza teşekkür ediyorum. Trabzonlulara şahsıma verdikleri destekten dolayı tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Hiç durmayacağız, duraksamayacağız. Bugüne kadar olduğu için bundan sonra da Trabzon için eser üretmeye devam edeceğiz. Trabzonun hayır duası olduğu sürece bize durmak duraklamak yok. Yolumuz bahtımız açık olsun diyorum. 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu