AB İlerleme Raporu objektif ve dengeli

AB İlerleme Raporu objektif ve dengeli


Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Avrupa Komisyonu 2014 yılı Türkiye İlerleme Raporu'nun yayımlanması dolayısıyla AB Bakanlığında basın toplantısı düzenledi.

Raporun 1998 yılından bu yana Türkiye için hazırlanan ilerleme raporlarının 17’ncisi olduğunu hatırlatan Bozkır, ayrıca Genişleme Strateji Belgesi’nin de yayınlandığını ve bundan sonraki aylarda bu iki belgeyi, üzerinde çalışacakları referans belgesi olarak kullanacaklarını söyledi. 

Volkan Bozkır, İlerleme raporlarının "müzakere eden, aday ve potansiyel aday ülkelerin Kopenhag Kriterlerine uyum konusunda son bir yılda kaydettiği gelişmelerin yer aldığı belgeler" olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

Esasen hepimizin şahit olduğu bölgesel ve küresel sınamalar hem Türkiye için hem AB için katılım sürecimizin değerini daha iyi ortaya koymaktadır. Uluslararası toplum gerçekten kritik bir zaman dilimindedir. Bu nedenle Avrupa Projesi’nin geleceği bugün her zamankinden daha çok, güçlü liderlik, vizyon, pozitif enerji ve insan onurunu temel alan politikalara ihtiyaç duymaktadır.

Nitekim AB’nin Genişleme Strateji Belgesi'nde de genişlemenin AB’ye stratejik faydalarının olacağı açıkça vurgulanıyor. Bu faydaların da genişleme süreci sayesinde Avrupa’nın daha güvenli hale geleceği, halkların hayat kalitesini artıracağı ve daha müreffeh ve güçlü olunacağı şeklinde vurgulamışlardır. Türkiye’nin bu sayılan unsurlara katkılarının önemli olacağı herkesin kabul ettiği bir unsur.

Raporun ortaya çıkması sürecinde Komisyonla gece geç saatlere kadar çeşitli temaslarının olduğunu ve bu belgenin iki tarafın da yararlanacağı bir hal alması için yoğun çaba sarf ettiklerini anlatan Bozkır, Komisyonun beklentilerinin ne olduğunu anlamak ve açık bir alan bırakmamak konusunda yoğun ve yararlı zaman geçirdiklerini vurguladı.

İlerleme raporlarının AB Komisyonu tarafından yayımlandığını ancak Komisyonun belgesi olmadığını ifade eden Bakan Bozkır, şöyle devam etti:

Komisyon bunu yazıp Türkiye’nin önüne 'uygulayın' diye koyma anlayışı içinde olamaz. Zira bu ilerleme raporları Türkiye ve AB’nin ortak belgeleridir ve bu ilişkiye ve sürece fayda sağlaması amacıyla yayımlanmaktadır. Tabiatıyla raporda Türkiye’ye yönelik eleştirilerin olacağını ancak ifade edilmesinde yapıcı ve olumlu bir üslubun kullanılması gerektiğini tüm görüşlerimde dile getirdim ve yayımlanan ilerleme raporunda böyle bir mutabakatın yansımalarını, bu çerçevede raporun hazırlık sürecinde getirdiğimiz birçok önerimizin dikkate alındığını da görüyoruz.

Komisyonun, birlikte paylaştıkları bilgilere dayanarak açıkladığı ilerleme raporunun ortaya çıktığını belirten Bozkır, raporda değer yargısı içeren ifadelerden büyük ölçüde kaçınıldığının görüldüğünü söyledi. 

AB Bakanı Bozkır, ilerleme raporunda işin doğası gereği eleştirilere de yer verildiğinin altını çizerek Raporun objektif ve dengeli olduğunu vurgulamak istiyorum. Her zaman olduğu gibi bu yıl da raporun içinde yer alan haklı ve makul eleştirileri dikkatle not edeceğiz ifadelerini kullandı.

Raporu yaşanabilir bir rapor olarak değerlendirdiklerinin altını çizen Bozkır, katılmadıkları, haklı bulmadıkları eleştiriler olduğunu ve bazı maddi hatalar da bulunduğunu da belirterek bunları da yazılı ve sözlü olarak gerekli yerlerin dikkatine getireceklerini kaydetti.

İtici güç

AB sürecinin, Türkiye'nin reform sürecinin arkasındaki en önemli itici güçlerden biri olduğunu belirten Bozkır, Türkiye için temel hususun,AB sürecinin yarattığı ivme ile her alanda AB standardına ulaşmak, temel hak ve özgürlükleri geliştirmek olduğunu dile getirdi.

Hükümetin farklı alanlarda yürüttüğü kapsamlı reform çalışmalarının rapora olumlu yansındığını aktaran Bozkır, Çözüm Süreci ve Demokratikleşme Paketi başta olmak üzere pek çok reformdan övgüyle bahsedildiğini kaydetti. Bozkır, İlerleme raporlarında yıllarca en önemli eleştiri konusu olan askeri vesayet, işkence ve kötü muamele, Kürt sorunu, Gayri Müslim azınlıkların mülkiyet hakları gibi konular bugün Türkiye'nin övgüyle bahsedildiği alanlar olarak raporda yer almaktadır diye konuştu.

TBMM tarafından 11 Haziran'da kabul edilen Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun başta olmak üzere, Türkiye'nin Çözüm Sürecinde izlediği kararlı politikaların takdirle karşılandığının raporda yer aldığını belirten Bozkır, sürecin tarihi niteliğine vurgu yapıldığını da dile getirdi.

Raporda Demokratikleşme Paketi kapsamında hayata geçirilen düzenlemelerinin de altının çizildiğini bildiren Bozkır, bu çerçevede seçimlerde farklı dil ve lehçelerde propagandanın serbest hale gelmesi, siyasi partilere yönelik devlet yardımlarının genişletilmesi, özel okullarda anadilde eğitimin önünün açılması, alfabede yer almayan harflerin kullanılmasına yönelik cezanın kaldırılması, siyasi partilere eşbaşkanlık sisteminin getirilmesi gibi düzenlemelerin ön plana çıkarıldığını aktardı.

Bakan Bozkır, Türkiye'de son 12 yılda, demokratikleşme ve özgürlük alanlarının genişlemesi, küresel ekonomiye entegre olan ekonomik restorasyon ve sosyo-ekonomik dönüşüm süreci de İlerleme Raporu'na yansıdığı söyledi.

Türkiye'de yıllarca tabu addedilen pek çok hususta açık bir tartışma ortamının oluştuğunu üzerinde duran Bozkır, raporda bu konuya ilişkin somut örneklerin yer aldığını aktardı.

Raporda  insan haklarının kurumsallaşmasının önemine de değinildiğini hatırlatan Bozkır, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı'nın kabul edilmesinin, kritik bir adım olduğunun vurgulandığından bahsetti. Bozkır, Kamu Denetçiliği Kurumu'nun temel demokratik ilkeleri içerecek şekilde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uygun biçimde işlediğinin de yer aldığını kaydetti.

Raporda, 23. fasıl olan Yargı ve Temel Haklar ile 24. fasıl olan Adalet, Özgürlük ve Güvenlik fasıllarının biran önce müzakerelere açılmasının öneminin altı çizildiğini aktaran Bozkır, AB Komisyonu'nun genişleme ve komşuluk politikasından sorumlu üyesi Stefan Füle'nin İlerleme Raporu'nu Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonuna sunduğu sırada bu iki faslın açılmasının önemine vurgu yaptığını belirtti.

Sadece siyasi kriterler alanında değil, Türkiye'nin son on yılda ekonomide ve dış politikada gösterdiği performans da raporda haklı olarak yerini buluyor diyen Bozkır, raporun Ekonomik Kriterlere ilişkin bölümünde, Türkiye'de işleyen piyasa ekonomisinin varlığı teyit ettiği üzerinde durdu. Bozkır, raporda Türkiye ekonomisinin 2011 yılından bu yana göstermiş olduğu büyüme performansından övgüyle bahsedildiğini ifade etti.

AB tarafından takdirle karşılandı

Raporda, ayrıca, Türkiye'nin komşusu olduğu geniş coğrafyada etkin olmaya devam ettiği, önemli bir bölgesel aktör olduğu ifade edilmektedir" diyen Bozkır, şiddetten kaçan 1,5 milyon Suriyeliye verilen destek başta olmak üzere, sığınmacılara sağlanan insani yardımların AB tarafından takdirle karşılandığının belirtildiğini de söyledi.

Son 12 yılda AB'ye uyum amacıyla çıkarılan 2000'in üzerindeki mevzuat sayesinde, AB müktesebatı çerçevesinde gündelik hayatı doğrudan etkileyen pek çok kritik adımın atıldığını ve Türkiye'nin ABstandartlarına yaklaştığını belirten Bozkır, Son bir yıla baktığımız zaman, AB'ye uyum amaçlı yaklaşık 170 adet mevzuat çıkartılmıştır ve bunların, birçok alanda halkımızın yaşam kalitesini yükselten düzenlemeler olduğunu da vurgulamak istiyorum ifadesini kullandı.

İlerleme Raporu'nda da müktesebat uyumuyla ilgili olarak, 33 faslın 30'unda çeşitli seviyelerde ilerleme sağlandığı teyit edildiğine dikkati çeken Bozkır, genel uyum düzeyine bakıldığında da 26 fasılda uyum düzeyinin iyi olduğu vurgulandığını belirtti. Bakan Bozkır şöyle devam etti:

Rapordaki bu tespitler, müzakere sürecinde resmi olarak 14 fasıl açıp, 1 fasıl kapatmış olmamıza rağmen benim çeşitli söylemlerimde ifade ettiğim, gerçekte 27-28 fasıl açıp, 13-14 fasıl da kapattığımız yolundaki iddianın da doğruluğunu gözler önüne sermektedir.  Bu yüksek uyum düzeyi, ülkemizin maruz kaldığı siyasi blokajlara rağmen, Türkiye'nin çalışmalarını kesintisiz sürdürdüğünün en açık kanıtıdır.

Raporda,  AB üyesi ülkelerin farklı siyasi yaklaşımları nedeniyle, katılım müzakerelerinin Türkiye'nin istediği hızda ilerleyemediğine yer verildiğini belirten Bozkır, Raporda da müzakere sürecinin üye devletler arasında mutabakat olmaması nedeniyle kesintiye uğradığı ifadesi yer alıyor. Buna karşın, bizimAB standartlarına ulaşmak konusundaki irademiz güçlü bir biçimde devam etmektedir. Hükümetimiz fasıllar açılsın-açılmasın Türkiye'nin reform sürecini kararlılıkla sürdürmektedir diye konuştu.

Üç sözcüğe çok önem veriyoruz: Reform, Dönüşüm ve İletişim. Bu üç sözcük AB'ye katılım sürecimizin kilit sözcükleridir. Bunu da kararlılıkla uygulayacağız ifadesini kullanan Bozkır, Kasım başından itibaren yeni AB komisyonunun göreve başlayacağını, bu yeni dönemde Türkiye-AB ilişkilerinin güçleneceğini ve katılım sürecinin daha da ileri götürüleceğine inançlarının tam olduğunu vurguladı.

GKRY'nin yanlış kararını kısa zaman içinde değiştirmesini bekliyorum

AB Bakanı Bozkır, toplantının son bölümünde gazetecilerin sorularını cevapladı.

Raporda yer alan bazı eleştirilere katılmadığı yönündeki ifadesinin hatırlatılması ve bunların ne olduğu yönündeki bir soru üzerine, Bozkır şunları söyledi:

Komisyonla başbaşa görüşmelerde paylaşılacak hususları basın yoluyla verilmiş mesajlar olarak hiçbir zaman doğru bulmadım. Aynı şekilde bu tür komisyonun Türkiye ile bazı özel görüşmelerimizde konuşacağı hususlar varsa onların da basın yoluyla mesaj olarak verilmesini doğru bulmuyorum. Ben bütün bunları zamanı geldikçe, komisyonla paylaştıkça ve komisyonla paylaştığımız hususların basınla da paylaşılmasında mutabakat sağladıkça basınla paylaşacağız.

Türkiye'nin kendi ilerleme raporunu yayınlamasını doğru bulmadığını da belirten Bozkır, Bunun sadece komisyonla aramızda olacak bir yazışma veyahut konuşma ile gerçekleşmesini doğru olacağına inanıyorum diye konuştu.

Bozkır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) adada devam eden müzakereleri askıya alma kararını nasıl değerlendirdiği yönündeki bir soruya ise şu cevabı verdi:

Tabiatı itibarıyla olumlu gittiğini düşündüğüm ve kısa zamanda çözüme ulaşacağına şahsen inandığım Kıbrıs müzakereleri maalesef dün Kıbrıs Rum Yönetimi'nin aslında beklediğim, beni şaşırtmayan, daha önceki benzer tavırlarına aykırı düşmeyen bir açıklamasıyla akamete uğruyor. Gerçekten bunu ben talihsizlik olarak niteliyorum ve bunun sürdürülebilir olmadığını düşünüyorum ve bu yanlış kararını da GKRY'nin kısa zaman içinde de değiştirmesini bekliyorum.

Kısaca ifade etmem gerekirse GKRY'nin sözde münhasır ekonomik bölgesindeki hidrokarbon kaynaklarının araştırmasına yönelik çalışmalarını, Kıbrıs Türk tarafının hakça paylaşım için yaptığı somut ve ayrıntılı işbirliği önerilerini hiç dikkate almadan tek taraflı olarak sürdürmesi gerçekten endişe vericidir.

Kıbrıs'taki müzakere sürecinin kendi unsurları olduğunu ve Türkiye'nin Kıbrıs'taki müzakere süreci ile ABsürecini ayrı tutmaya çaba sarf ettiklerini dile getiren Bozkır, çözüme imkan sağlayacak unsurların, ABmüzakere sürecinde kullanılmaması için bu güne kadar kararlı bir tutum izlediklerini açıkladı.

Yaklaşık 14 faslın Kıbrıs'a atfedilecek nedenlerle siyasi blokaja tabi tutulduğunu aktaran Bozkır, Kıbrıs'ın bu baskısı nedeniyle fasıllar açılmayacaksa da açılmaz ama biz bu konuda taviz vermeyeceğiz diye konuştu.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Teröristbaşı Fetullah Gülen'in 17 Aralık darbe girişimi pişmanlığı
Türkiye
Akdeniz'de deprem meydana geldi!
Dünya
'Stockholm sendromu'nun son örneği: İşgalcisinin adını bebeğine verdi!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu