Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yakından Çekilmiş Bazı Hayvanların Gözleri Yakından Çekilmiş Bazı Hayvanların Gözleri Belgesel 27 Kasım 2013 17:20
Türki Bin Abdullah'ın Altın Kaplamalı Lüks Arabaları Türki Bin Abdullah'ın Altın Kaplamalı Lüks Arabaları Otomobil 03 Mayıs 2016 03:28 Londra'da yaşayan ve altın kaplama otomobilleriyle manşetlere taşınan esrarengiz Suudi milyarder Turki Bin Abdullah'ın araçları
Minik Japon balığı nehirde canavara dönüştü Minik Japon balığı nehirde canavara dönüştü Dünya 07 Eylül 2016 10:45
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
Onları hep yüzlerindeki çizgilerle tanıdık.. Onları hep yüzlerindeki çizgilerle tanıdık.. Medya 19 Ağustos 2015 14:12
Çeviri yapmanın  bir sanat olduğunu gösteren 15 çeviri Çeviri yapmanın bir sanat olduğunu gösteren 15 çeviri Dünya 14 Temmuz 2015 22:14 Çeviri işi bir sanattır; hatta ince bir sanat olduğu söylenebilir. Nasıl ressamlar tablo yapıyorlarsa, tercümanlar da yaptıkları her işi birer eser gibi değerlendirmelidirler. Tercüme sadece kelimeleri sözlükten bulup yerine koymak değil, çeviri karşı dili hissetmektir, onun inceliklerini esere yansıtmaktır.
Sarı karpuz görenleri şaşırtıyor Sarı karpuz görenleri şaşırtıyor Dünya 01 Eylül 2016 19:41 Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de bir pazarda satılan sarı karpuz görenleri şaşırtıyor. Aliabbas Haşimov isimli çiftçinin Saatlı ilinde yetiştirdiği sarı karpuzlar, Bakü'de vatandaşlardan büyük ilgi görüyor.
İçimizdeki hainler bu sefer de Rusya’dan yana oldu İçimizdeki hainler bu sefer de Rusya’dan yana oldu Gündem 24 Kasım 2015 17:37 Suriye'nin Bayırbucak bölgesinde, Türkiye sınırı yakınında Su 24 tipi Rus savaş uçağı, Türk hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle angajman kuralları çerçevesinde vurularak düşürüldü. Uçağın düşürülmesinin ardından sosyal medyada Türkiye düşmanları kendini gösterdi.
Hangi peyniri nasıl saklamalıyız? Hangi peyniri nasıl saklamalıyız? Sağlık 10 Mayıs 2016 18:52
İnternetin efsane olmuş tespitleri. İnternetin efsane olmuş tespitleri. Komik 06 Kasım 2016 18:04
Teknoloji devleri ilk başta ne iş yapıyorlardı Teknoloji devleri ilk başta ne iş yapıyorlardı Dünya 30 Ağustos 2016 16:28
AY’daki olay görüntü! Ufo inşası deniyor NASA saklıyor AY’daki olay görüntü! Ufo inşası deniyor NASA saklıyor Bilim ve Teknoloji 07 Eylül 2016 09:17