Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
İşte istanbulun altı İşte istanbulun altı Belgesel 19 Kasım 2014 10:33
Enteresan bilgiler. Enteresan bilgiler. Yaşam 16 Haziran 2016 12:46
Dünyanın En Dar Evi..  Böyle Bir Evde Yaşayabilir Misiniz? Dünyanın En Dar Evi.. Böyle Bir Evde Yaşayabilir Misiniz? Medya 18 Nisan 2015 22:44 Jakub Szczesny tarafından yapılan bu ev dünyanın en ince evlerinden. En geniş noktası 152 cm, en dar doktası 92 santim.. Son fotoğrafta evin kapladığı alan net şekilde görülmektedir.
Bal ve sarımısağı karıştırıp yerseniz ... Bal ve sarımısağı karıştırıp yerseniz ... Sağlık 06 Mayıs 2016 12:08
EN KULLANIŞLI BULUŞLAR EN KULLANIŞLI BULUŞLAR Yaşam 31 Ağustos 2016 20:24
Google hakkında bunları biliyor muydunuz? Google hakkında bunları biliyor muydunuz? Yaşam 01 Şubat 2016 15:26
Demlikte kalan çayı çöpe atmayın Demlikte kalan çayı çöpe atmayın Yaşam 11 Ocak 2017 13:16
G20 zirvesinden kareler G20 zirvesinden kareler Politika 05 Eylül 2016 15:57
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
Kurbanlık hayvanı nefesini dinleyerek seçin Kurbanlık hayvanı nefesini dinleyerek seçin Yaşam 07 Eylül 2016 22:18 Bayrama sayılı günler kala kurban pazarları hareketlenirken, Bursa Veteriner Hekimler Odası, kurbanlık alımında dikkat edilmesi gereken hususlar ve etlerin tüketilmesi ve saklanması konusunda vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Oda Başkanı Sinan Sağlam, kurban alımına gidecek vatandaşların en başta sağlıklı ve İslami açıdan aranan koşullara uyulmasını istedi.
Cizre'deki operasyonlardan çarpıcı görüntüler Cizre'deki operasyonlardan çarpıcı görüntüler Yaşam 01 Şubat 2016 11:24
Akıllara zarar tasarımlar!. Akıllara zarar tasarımlar!. Komik 06 Ocak 2017 18:47 İnsanlar ellerindeki imkanları kullanarak öyle 'pratik' tasarımlar yapmışlar ki şaşırmamak elde değil. İşte akıllara zarar çözümler ve tasarımlar....