Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
2000 yıllık meteoroloji istasyonu ziyarete açıldı 2000 yıllık meteoroloji istasyonu ziyarete açıldı Dünya 28 Ağustos 2016 18:36
Dünyada ortalama yaşam süresi 5 yıl uzadı Dünyada ortalama yaşam süresi 5 yıl uzadı Sağlık 20 Haziran 2016 12:16
"Zeytin sütü" raflarda: Litresi 30 lira. "Zeytin sütü" raflarda: Litresi 30 lira. Sağlık 19 Kasım 2016 15:09
Guinness Rekorları Kitabı 2017'nin en ilginç rekorları Guinness Rekorları Kitabı 2017'nin en ilginç rekorları Dünya 17 Eylül 2016 12:03 Bu sene 62'nci basımı piyasaya sürülen 2017 Guinness Rekorlar Kitabı'nda birbirinden ilginç 4 bini aşkın yeni rekor bulunuyor. İşte o rekorlardan en ilginçleri..
Naneli sakız kilo verdiriyor Naneli sakız kilo verdiriyor Sağlık 03 Mayıs 2016 09:45
Kansere davetiye çıkaran 10 besin. Kansere davetiye çıkaran 10 besin. Sağlık 21 Haziran 2016 19:10
PKK'da son durum PKK'da son durum Gündem 02 Haziran 2016 12:43
Logolardaki Bu Gizli Mesajları Daha Önce Farketmişmiydiniz? Logolardaki Bu Gizli Mesajları Daha Önce Farketmişmiydiniz? Medya 26 Nisan 2015 20:15 Logolarda gizlenen bu anlamlı mesajları daha önce farketmemiş olabilirsiniz.
Mutfakta hayatınızı kolaylaştıracak aletler Mutfakta hayatınızı kolaylaştıracak aletler Yaşam 01 Haziran 2016 13:15
Şişen karnından çıkanlar şaşırttı!. Şişen karnından çıkanlar şaşırttı!. Yaşam 06 Kasım 2016 16:47
Mavi gözlü kedi Mavi gözlü kedi Belgesel 05 Mayıs 2016 12:24 Pek çok sevimli kedi gördük, hatta sevimsizliği ile ünlü de pek çok kedi gördük fakat ya masmavi gözleri olan bir kedi?
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..