Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Anız Yakmaya Sosyal Medya'dan Sert Tepki.. Anız Yakmaya Sosyal Medya'dan Sert Tepki.. Gündem 05 Temmuz 2015 16:26 Oldukça zararlı ve tehlikeli olan anız yakma işlemi, bu sene de pek çok hayvanın ölmesine neden oldu. Sosyal medyâ da konuya duyarsız kalmayan kullanıcılar tepkilerini böyle dile getirdi..
Bu meyveleri pazarlarda görmeniz imkansız! Bu meyveleri pazarlarda görmeniz imkansız! Yaşam 30 Mayıs 2017 15:42 İşte ülkemizin marketlerinde ve pazarlarında karşılaşılması zor meyveler.
Seyyar Kapakçı'dan efsane kapaklar! Seyyar Kapakçı'dan efsane kapaklar! Sosyal Medya 05 Mayıs 2015 11:47
Bir tabur askeri öldüren kuş Bir tabur askeri öldüren kuş Belgesel 03 Mayıs 2016 10:33
Evinizdeki atıklarla harikalar yaratın Evinizdeki atıklarla harikalar yaratın Yaşam 15 Ağustos 2016 21:48
Üç ayları nasıl değerlendirebiliriz? Üç ayları nasıl değerlendirebiliriz? Yaşam 20 Nisan 2015 11:51 3 aylarda yapılan ibadet Allah (c.c) katında diğer iabdetlerden kat kat üstündür. 3 aylar, mahzun gönüllere neşe ve sevinç kaynağı olmak, yıkık kalpleri mamur eylemek, insanı insan yapan, değerine değer katan bütün güzelliklerle bu feyizli anlardan nasiplenmek mevsimidir.
Yumurtaları buzdolabı kapağına koyanlar dikkat! Yumurtaları buzdolabı kapağına koyanlar dikkat! Yaşam 14 Mayıs 2017 19:54
Bilim ve İş Adamları Capsleri Bilim ve İş Adamları Capsleri Medya 21 Ekim 2014 17:56 Bilim ve iş adamlarının alanları ve felsefesine göre yapılan ustaca capsler
Milyonlar Değerindeki En Basit 8 Patent Milyonlar Değerindeki En Basit 8 Patent Dünya 15 Temmuz 2015 21:53 Bu ürünler bu listemizde sizler için kendisini icat eden ve aldığı patent ile milyonlarca Dolar kazanan mucitlerin aslında çok büyük dehalar olmadığını kanıtlıyoruz.
Yurdum İnsanından 12 İlginç Mekan İsmi Yurdum İnsanından 12 İlginç Mekan İsmi Yaşam 12 Mayıs 2015 15:02 Yurdum İnsanından 12 İlginç Mekan İsmi
Dünyanın Dört Bir Yanından En İnanılmaz Heykeller Dünyanın Dört Bir Yanından En İnanılmaz Heykeller Dünya 17 Ekim 2014 13:55 Heykeldeyip Geçmeyin
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..