Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Ümmet İftarları - Samsun Ümmet İftarları - Samsun Yaşam 14 Temmuz 2013 08:35 '' Ümmet İftarları '' sloganıyla yola çıkan gönüllüler Türkiye'de birçok şehirde, Suriye'de Halep ve Lazkiye'de, Mısır'da Adeviye Meydanı'nda iftarlarda buluştular.
Yeni Delhi Yeni Delhi Dünya 28 Nisan 2016 11:46 New York'u ikiye katlayan nüfusu ve solunamayan havası içilemeyen suyu ile Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi çarpık şehirleşmenin en kötü örneklerinden birini sergilemekte. Çöplerin yakılma işlemi, şehri kuşatan sarı sis. Aşırı kirlenmeden ikinci kutsal Ganj nehri olarak kabul edilen 1376 km uzunluğu ve 57 milyon kişiye içme suyu temin eden Yamuna nehri bile kurtulamamış.
15 Temmuz şehitleri anısına 8 kilo altından tank yaptı. 15 Temmuz şehitleri anısına 8 kilo altından tank yaptı. Yaşam 14 Mayıs 2017 19:29
Peygamber Efendimizin değiştirdiği isimler. Peygamber Efendimizin değiştirdiği isimler. Dünya 09 Ekim 2016 14:02
AK Parti'de kongre heyecanı. AK Parti'de kongre heyecanı. Gündem 22 Mayıs 2016 12:15
Abdest hakkında pek bilinmeyen 10 şaşırtıcı gerçek. Abdest hakkında pek bilinmeyen 10 şaşırtıcı gerçek. Yaşam 03 Mayıs 2016 15:40
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
Doktora Gitmeden Miyop Testi .. Doktora Gitmeden Miyop Testi .. Yaşam 06 Nisan 2015 13:29 Bu birbirinden farklı karelere iki kere bakmalısınız, çünkü ilk baktığınızda çok yanılacaksınız! O karelerin nasıl göründüğü bir miyop tarafından gözlüklü ve gözlüksüz olarak böyle değerlendirildi!
Bebeğe bu aya kadar asla su vermeyin! Bebeğe bu aya kadar asla su vermeyin! Sağlık 13 Mart 2017 21:11
Bu baharatları her gün mutlaka kullanın Bu baharatları her gün mutlaka kullanın Sağlık 17 Ağustos 2016 19:02
Yürürken kolumuzu neden sallarız. Yürürken kolumuzu neden sallarız. Sağlık 12 Temmuz 2016 11:52
Yavru fil annesini timsahtan böyle kurtardı Yavru fil annesini timsahtan böyle kurtardı Belgesel 25 Mayıs 2016 15:57