Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
En Sevdiği Besinlerle  Birleştirilerek Resmedilen 14 Hayvan En Sevdiği Besinlerle Birleştirilerek Resmedilen 14 Hayvan Belgesel 28 Mayıs 2016 13:44 Hayvanlar aleminin bir diğer yanı, bazı hayvanların bazılarıyla huzur ve barış içerisinde yaşayamamasıdır. Mesela, bir kutup ayısıyla bir fok asla kardeşçe yaşayamazlar. Sadece canlılar olarak da düşünmemek lazım. Canlıların sevdiği besinler büyük bir değişiklik gösteriyor. İşte bu hayvanlardan 13 tanesi ve en sevdiği besinleri tek bir vücutta birleşirse ne olur sorusuna cevap veren galerimiz!
Nasıl çekilmiş bu fotoğraflar Nasıl çekilmiş bu fotoğraflar Belgesel 22 Nisan 2015 15:12
İstanbul'un divaneleri İstanbul'un divaneleri Yaşam 12 Kasım 2016 15:45 1400’lü yıllardan, 1900’lü yıllara kadar İstanbul'da yaşamış olan divânelerin ilginç hikayeleri
Kahramanlara benzemeye çalışırken bu hale geldiler Kahramanlara benzemeye çalışırken bu hale geldiler Komik 25 Nisan 2015 14:54
Mardin'de Emniyet müdürlüğüne bombalı saldırı Mardin'de Emniyet müdürlüğüne bombalı saldırı Gündem 08 Haziran 2016 15:22 Midyat‬'ta Yapılan Bombalı Saldırıda Çok Sayıda Sivil Yaralandı. Ev Ve işyerleri Büyük Zarar Gördü.
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
Dünyadaki ilginç yapılar Dünyadaki ilginç yapılar Dünya 17 Ekim 2014 11:17 DüNYADAKİ EN İLGİNÇ 3 YAPI
Bilim insanları uyarıyor: Yatağınızı toplamayın! Bilim insanları uyarıyor: Yatağınızı toplamayın! Sağlık 01 Temmuz 2016 19:21
Böbrek hastalarına hurma uyarısı Böbrek hastalarına hurma uyarısı Sağlık 17 Ağustos 2016 18:51
Kötü arkadaş gazabına uğramış,  uykusu ağır olan 15 insan.. Kötü arkadaş gazabına uğramış, uykusu ağır olan 15 insan.. Medya 07 Eylül 2015 03:58 Üniversite kazanan her gencin ilk meselesi yeni bir hayata başlayacağı şehirde başını sokacağı bir ikametgah bulmak oluyor. Eğitim uğruna ailesinden uzaklaşan taze üniversitelilerin kimi ‘Kalabalıktan hoşlanmam.’ deyip birkaç arkadaş birleşip ev tutuyor. Uykusu ağırsa başına gelmeyen kalmayabilir. İşte uykusu ağır olanlara yapılan bazı şakalar..
İşte dünyanın en ölümcül 10 su canlısı İşte dünyanın en ölümcül 10 su canlısı Dünya 24 Ağustos 2016 16:07
Bilim ve İş Adamları Capsleri Bilim ve İş Adamları Capsleri Medya 21 Ekim 2014 17:56 Bilim ve iş adamlarının alanları ve felsefesine göre yapılan ustaca capsler