Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
sosyal medyanın güldüren capsleri sosyal medyanın güldüren capsleri Komik 03 Mayıs 2016 11:11
Darbeci rütbelilerin tutuklanma anı. Darbeci rütbelilerin tutuklanma anı. Gündem 22 Temmuz 2016 15:25
Muhalifler her imkanı kullanıyor Muhalifler her imkanı kullanıyor Gündem 28 Nisan 2014 12:35 Esad'a karşı özgürlük mücadelesi veren muhalifler tüm yetersizliklere rağmen kendi imal ettikleri silahlarla savaşıyor. Uluslararası basın ise muhalifleri Sarin imal etmekle itham ediyor. Sizce arada bir kopukluk yok mu?
15 Temmuz şehitleri anısına 8 kilo altından tank yaptı. 15 Temmuz şehitleri anısına 8 kilo altından tank yaptı. Yaşam 14 Mayıs 2017 19:29
Balıkçı Bunu Beklemiyordu, İşte Balık Ağına Takılan O şey Balıkçı Bunu Beklemiyordu, İşte Balık Ağına Takılan O şey Belgesel 13 Mayıs 2015 21:04 Tonlarca balık tutan balıkçının ağına takılan bu şey balıkçıyı bile şaşırttı..
İşte bir bir gerçekleşen kıyamet alametleri. İşte bir bir gerçekleşen kıyamet alametleri. Dünya 06 Kasım 2016 15:17
Türk Esnafının Gereğinden Fazla Dürüst Olduğunu Gösteren yazılar Türk Esnafının Gereğinden Fazla Dürüst Olduğunu Gösteren yazılar Komik 28 Mayıs 2016 14:51
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
Şehitler son yolculuğa uğurlandı Şehitler son yolculuğa uğurlandı Gündem 19 Temmuz 2016 19:27
Öğrenme kapasitesini arttıran bitki Öğrenme kapasitesini arttıran bitki Sağlık 17 Ağustos 2016 19:46
Sydney üzerinde nefes kesen "Bulut Tsunami" Sydney üzerinde nefes kesen "Bulut Tsunami" Dünya 11 Kasım 2015 17:21 Bir "bulut tsunami" geçen cuma günü New South Wales (Avustralya) sakinleri ürküttü..İşte o dehşet görüntüler haberseyret.com
Doğu Türkistan Gerçekleri Doğu Türkistan Gerçekleri Liste 14 Temmuz 2015 00:43