Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yerlere ınanamayacaksınız Bu yerlere ınanamayacaksınız Dünya 08 Kasım 2014 12:47
Suyu neden oturarak içiyoruz? Suyu neden oturarak içiyoruz? Sağlık 13 Haziran 2016 16:59
"Yenikapı mitingi" Pensilvanya'da canlı yayınlandı. "Yenikapı mitingi" Pensilvanya'da canlı yayınlandı. Gündem 10 Ağustos 2016 20:18
Şekeri bırakmanın yolları Şekeri bırakmanın yolları Sağlık 01 Temmuz 2016 20:01
Apple’ın iOS 10 hakkında bize anlatmadığı 10 şey Apple’ın iOS 10 hakkında bize anlatmadığı 10 şey Bilim ve Teknoloji 09 Temmuz 2016 21:52
Tam zamanında çekilmiş 22 fotoğraf Tam zamanında çekilmiş 22 fotoğraf Yaşam 27 Mart 2015 12:24
80'lerin sonunda 90'ların başında çocuk olmak 80'lerin sonunda 90'ların başında çocuk olmak Medya 14 Ağustos 2015 02:34
Çocuğun gelişiminde babanın önemi Çocuğun gelişiminde babanın önemi Sağlık 17 Ağustos 2016 18:54
Ormanda bulunan silahlar darbecilerin mi. Ormanda bulunan silahlar darbecilerin mi. Gündem 22 Temmuz 2016 17:37
Melisa/ Oğul otunun faydaları saymakla bitmiyor Melisa/ Oğul otunun faydaları saymakla bitmiyor Sağlık 09 Mayıs 2016 13:49
Süper Kupa öncesinde ele geçirilen malzemeler sergilendi Süper Kupa öncesinde ele geçirilen malzemeler sergilendi Gündem 13 Ağustos 2013 10:24 Kayseri’de Süper Kupa öncesinde polis ekiplerinin 6 ayrı arama noktasında gerçekleştirdiği aramalarda ele geçirilen malzemeler sergilendi.
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..