Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
ABD Kunduz'da sivilleri vurdu 30 ölü ABD Kunduz'da sivilleri vurdu 30 ölü Dünya 06 Kasım 2016 18:57
Cesedi Türk sahillerine vurmuş Suriyeli mülteci minikle ilgili yapılmış iç burkan çalışmalar.. Cesedi Türk sahillerine vurmuş Suriyeli mülteci minikle ilgili yapılmış iç burkan çalışmalar.. Dünya 04 Eylül 2015 00:45 Duyarlı göründüklerine bakmayın CHP ve sol medyanın çoğu daha düne kadar "Suriyeliler defolsun" şeklinde paylaşımlar yapıyordu. Umarız benzer olaylar bir daha yaşanmaz.
Mısır'da Katliam Devam Ediyor ! Mısır'da Katliam Devam Ediyor ! Dünya 14 Ağustos 2013 11:53 Mısır Ordusu demokrasi taraftarlarına saldırmaya ve katletmeye devam ediyor. Adeviye Meydanındaki katliamın ardından diğer şehirlerdeki halk da Mısır Ordusuna karşı ayaklandı.
Fotoğraflarla Kuzey Kore ve Güney Kore karşılaştırması.. Fotoğraflarla Kuzey Kore ve Güney Kore karşılaştırması.. Medya 07 Eylül 2015 16:19 Dünya medyasının en fazla merak ettiği ülkelerden biri Kuzey Kore'nin Guney Kore ile karşılaştırılması..
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kazakistan'da doktora ünvanı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kazakistan'da doktora ünvanı Gündem 17 Nisan 2015 12:38
Komando adaylarının zorlu eğitimi Komando adaylarının zorlu eğitimi Yaşam 06 Mart 2017 18:35
Çin'in Toprak Askerleri ABD'de. Çin'in Toprak Askerleri ABD'de. Dünya 02 Ağustos 2016 19:42
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
İşte acı biberin vücudumuza etkisi İşte acı biberin vücudumuza etkisi Sağlık 12 Haziran 2016 18:59
Çoğumuza hayaldi, onlar gerçekleştirdi ! Çoğumuza hayaldi, onlar gerçekleştirdi ! Bilim ve Teknoloji 29 Mart 2013 19:38 Geç kaldınız. Trafik sıkışık. Tampon tampona gidiyorsunuz ve hiçbir kaçış yok. Bir çok kez bu durumda iken oradan arabayla uçup gitmenin hayalini kurmuşuzdur. Ama bazıları için bu sadece hayal olarak kalmadı. İşte 1930’lardan itibaren uçak ve araba teknolojisinin fazla gelişmemesine rağmen yapılan çeşitli uçan araba denemeleri. Bugün tüm bu mucitlerin hayallerine rağmen bu araçların hiç biri seri üretime geçemedi. Ama hayal her zaman ayakta duruyor. Bu gün bir çok şirket karada ve havada gidebilen araç geliştirmeye çalışıyor. Kim bilir belki bir gün trafik sorunu diye bir şey kalmayacak.
Kavunun bilinmeyen faydaları Kavunun bilinmeyen faydaları Sağlık 20 Haziran 2016 13:01
Çeviri yapmanın  bir sanat olduğunu gösteren 15 çeviri Çeviri yapmanın bir sanat olduğunu gösteren 15 çeviri Dünya 14 Temmuz 2015 22:14 Çeviri işi bir sanattır; hatta ince bir sanat olduğu söylenebilir. Nasıl ressamlar tablo yapıyorlarsa, tercümanlar da yaptıkları her işi birer eser gibi değerlendirmelidirler. Tercüme sadece kelimeleri sözlükten bulup yerine koymak değil, çeviri karşı dili hissetmektir, onun inceliklerini esere yansıtmaktır.

astropay