Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Sincap Yuvası Sincap Yuvası Tabiat 19 Mart 2015 16:08 Geert Weggen bir fotoğrafçı! Hayvan fotoğrafları çekmeyi çok seven sanatçı, evine sincaplar için bir bölüm yapmış. Bu bölümde de onlar için minik eşyalar tasarlamış. Sonra da fotoğraflarını çekmeye başlamış. İşte Weggen'in objektifine yansıyanlar...
2. Yıldönümünde Gezi Parkı Yalanları 2. Yıldönümünde Gezi Parkı Yalanları Gündem 01 Haziran 2015 13:39 Aradan 2 yıl geçti.. Bir çevre eylemi olarak başladığı iddia edilen ama muhalefet yoksunluğundan muzdarip kitlelerin amaçsızca bir araya geldikleri bir tiyatroya dönüşen bir olaydı Gezi Parkı Kalkışması. İnsanları provoke etmek ve galeyana getirmek için türlü yalanlar söylendi ve sosyal medya da sorumsuzca dolaşıma sokuldu. Birçok insanı etkileyen bu sazan avı çok uzun ömürlü olmadı. Hala bazı kesimlerin ciddiyetle sahip çıktıkları bu yalanları sizler için derledik.. GÜLÜMSEYEREK AMA DİKKATLE İNCELEYİNİZ..
Ustaca hazırlanmış kartvizitler Ustaca hazırlanmış kartvizitler Bilim ve Teknoloji 29 Ekim 2014 15:50 Bu kartvizitler öyle bildiğiniz cinsten değil. Ustaca hazırlanmış kartvizitler görenleri hayran bırakıyor.
2016 yılının en iyi gezi fotoğrafları 2016 yılının en iyi gezi fotoğrafları Belgesel 12 Mayıs 2016 06:29 Dünya çapından alanlarının en iyisi fotoğrafçıların katıldığı National Geographic Traveler Photo Contest, her yıl gezegenin farklı noktalarından nefes kesen kareleri sanat severlerle buluşturuyor.
Norveç obeziteye karşı kazandı Norveç obeziteye karşı kazandı Sağlık 12 Temmuz 2016 12:47
Eski Sarıyer Eski Sarıyer Tarih 30 Nisan 2016 10:55 Eski Sarıyer'i merak edenler için 15 fotoğraf
100 yıl yaşayan "bebek ejderhalar" yumurtadan çıktı!. 100 yıl yaşayan "bebek ejderhalar" yumurtadan çıktı!. Belgesel 11 Haziran 2016 13:42
Yüksek Fiyatlara Bile Evlerini Satmamakta Israrcı Olan Keçi İnatlı 10 Ev Sahibi ve Evleri Yüksek Fiyatlara Bile Evlerini Satmamakta Israrcı Olan Keçi İnatlı 10 Ev Sahibi ve Evleri Dünya 02 Mayıs 2015 22:13 Bu evlerin sahipleri sizi çok şaşırtacak
Hangi peyniri nasıl saklamalıyız? Hangi peyniri nasıl saklamalıyız? Sağlık 10 Mayıs 2016 18:52
Hangi kuru meyvenin ne faydası var Hangi kuru meyvenin ne faydası var Sağlık 22 Haziran 2016 18:26
Fotoğraflarla dünyada Ramazan. Fotoğraflarla dünyada Ramazan. Yaşam 28 Haziran 2016 17:05
Dünyanın en ünlü hackerları Dünyanın en ünlü hackerları Bilim ve Teknoloji 10 Mayıs 2016 18:32

80'lerde 90'larda çocuk olmak


Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..