Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Deklanşörün gör dediği Deklanşörün gör dediği Sosyal Medya 09 Mayıs 2016 13:46 Sosyal medya'da dolaşan fotoğrafçıların yakaladığı birbirinden ilginç kareler büyük ilgi görüyor
Ümmet İftarları - Şanlıurfa Ümmet İftarları - Şanlıurfa Yaşam 13 Temmuz 2013 22:02 '' Ümmet İftarları '' sloganıyla yola çıkan gönüllüler Türkiye'de birçok şehirde, Suriye'de Halep ve Lazkiye'de, Mısır'da Adeviye Meydanı'nda iftarlarda buluştular.
Rugby takımı THY’nin 242 tonluk dev uçağını itti. Rugby takımı THY’nin 242 tonluk dev uçağını itti. Yaşam 14 Mayıs 2017 19:23
Balık tüketmemiz için 12 önemli neden! . Balık tüketmemiz için 12 önemli neden! . Sağlık 31 Ocak 2017 16:45
Dünyanın en hafif maddesi Dünyanın en hafif maddesi Yaşam 15 Nisan 2013 11:06 Çin'in Jeciang Üniversitesi'nden bilim insanları, 'karbon aerojel' adında aşırı hafif bir madde üretti. Bunun bugüne kadar üretilen en hafif madde olduğu iddia ediliyor.
İstanbul’dan kar manzaraları İstanbul’dan kar manzaraları Yaşam 11 Ocak 2017 12:50
Böyle Güzellikler De Varmış.. Avrupa'nın En Güzel 20 Yeri Böyle Güzellikler De Varmış.. Avrupa'nın En Güzel 20 Yeri Yaşam 07 Mayıs 2015 18:24 Avrupanın değişik ülkelerinden en güzel tarihi ve tatil yerleri. Ölmeden önce ziyaret edilmesi gereken yerlerden..
Sokak Sanatların Çağ Atlayan Eserler Sokak Sanatların Çağ Atlayan Eserler Yaşam 25 Nisan 2015 14:42
Şeker mi daha çok kilo aldırır yoksa yağ mı? Şeker mi daha çok kilo aldırır yoksa yağ mı? Yaşam 28 Kasım 2016 15:25
Kabak Çekirdeğinin Faydaları Kabak Çekirdeğinin Faydaları Sağlık 03 Eylül 2016 17:50
Ümmet İftarları - Muş Ümmet İftarları - Muş Yaşam 14 Temmuz 2013 08:04 '' Ümmet İftarları '' sloganıyla yola çıkan gönüllüler Türkiye'de birçok şehirde, Suriye'de Halep ve Lazkiye'de, Mısır'da Adeviye Meydanı'nda iftarlarda buluştular.
Türkiye'nin beyaza bürünen illeri Türkiye'nin beyaza bürünen illeri Tabiat 24 Nisan 2015 08:36

80'lerde 90'larda çocuk olmak


Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..