Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kötü arkadaş gazabına uğramış,  uykusu ağır olan 15 insan.. Kötü arkadaş gazabına uğramış, uykusu ağır olan 15 insan.. Medya 07 Eylül 2015 03:58 Üniversite kazanan her gencin ilk meselesi yeni bir hayata başlayacağı şehirde başını sokacağı bir ikametgah bulmak oluyor. Eğitim uğruna ailesinden uzaklaşan taze üniversitelilerin kimi ‘Kalabalıktan hoşlanmam.’ deyip birkaç arkadaş birleşip ev tutuyor. Uykusu ağırsa başına gelmeyen kalmayabilir. İşte uykusu ağır olanlara yapılan bazı şakalar..
Bunun çölün ortasında ne işi var Bunun çölün ortasında ne işi var Tabiat 22 Nisan 2015 11:32
Mısır'da Katliam Sonrası Görüntüler (3) Mısır'da Katliam Sonrası Görüntüler (3) Dünya 15 Ağustos 2013 09:50
Mutlaka yemeniz gereken süper besinler. Mutlaka yemeniz gereken süper besinler. Yaşam 11 Haziran 2016 13:02
Tam o anda çekilen fotoğraflar Tam o anda çekilen fotoğraflar Yaşam 17 Nisan 2015 14:35
Sarımsağın faydaları saymakla bitmiyor Sarımsağın faydaları saymakla bitmiyor Sağlık 20 Haziran 2016 14:18
Japonya hakkında bilinmeyenler Japonya hakkında bilinmeyenler Dünya 02 Temmuz 2016 14:45
Suyu neden oturarak içiyoruz? Suyu neden oturarak içiyoruz? Sağlık 13 Haziran 2016 16:59
Terk-i Diyar Olmuş Yerlerden Tarih Kokan Fotoğraflar Terk-i Diyar Olmuş Yerlerden Tarih Kokan Fotoğraflar Tarih 15 Kasım 2016 18:43 Yaşanmışlığın dile geldiği, her bir karesinde tarih kokan ve zamanın acımasızlığını yüzümüze vuran terk edilmiş yerlerden şaşırtıcı fotoğraflar.
Daha Önce Hiç Görmediğiniz 20 Fotoğraf İle 1. Dünya Savaşının Teknolojisi Daha Önce Hiç Görmediğiniz 20 Fotoğraf İle 1. Dünya Savaşının Teknolojisi Bilim ve Teknoloji 14 Nisan 2015 07:31
Sınavlarda Puan Alamayan, Ama Puanı Hak eden sıra dışı kağıtlar Sınavlarda Puan Alamayan, Ama Puanı Hak eden sıra dışı kağıtlar Medya 29 Nisan 2015 02:24 Bir çoğu çok güzel cevaplar..
Ölmeden önce öğrenin Ölmeden önce öğrenin Dünya 30 Ekim 2014 10:10 Bu bilgiler şaşırtıyor

80'lerde 90'larda çocuk olmak


Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..